Okunması şart makaleler:

Tasavvuf ve Tarikatlardan Yeni Dünya Dinine: Bölüm 1 ve Bölüm 2
Komünizm, Kızıl Devrim, Sovyetler Birliği ve Şirketler
İnsan, Din ve Kuran
Bu da amme hizmeti: Okunması Gereken Kitaplar Listesi

Bir Başka Din: Tasavvuf kitabı çıktı; internet'ten sipariş etmek için kitapyurdu link'i.

YENİ: Youtube'daki hodor hodor konuşmalarım için buradan alalım.

17 Şubat 2013 Pazar

Sübliminal Mesajlar, Çizgi Filmler ve Bilinçdışı - Volume I

Selam kaynatasızlar.

Yazılarda yine birçok video ve makale link'i olacak, onlara bakmak zorunda değilsiniz. Zira video'ları hareketli resim halinde, makaleleri ise özet halinde ekledim yazıya. O kaynakları sadece referans olsun deyu belirttim.

Biliyorum "Aha Sünger Bob'un götünde sex yazısı buldum, süblümünal mesaj bu." diye birtakım saçma tespitlerde bulunan ve sonra bu saçma olduğu zaten alenen ortada olan tespitleri alaycı bir ifadeyle eleştirirerek, lafı sübliminal mesaj diye bir şeyin var olmadığına veya var olsa bile öyle sanıldığı kadar etkili olmadığına getiren iki tip denyo kitle var piyasada.

Onlar benim götümü yiyedursun, bu öyle eğlence mezesi haline getirilecek safsata bir konu değildir. Sebeplerini de göreceksiniz zaten.

Eğer X adında bir film dönüyorsa piyasada, bu durumda X'in nasıl bir film olduğuna karar verebilmek için X'in kendisi incelenmelidir, X'i seyreden izleyici kitlesi değil. "Bu filmi şöyle şöyle insanlar seyrediyor, demek ki kötü bir film" mantığıyla hareket ediyorsan, ki muhtemelen ediyorsundur amına koduğumun beğenilme kaygılı götvereni, sen daha çok küfür yiyeceksin benden onu bir söyleyeyim.

Biz de burada konunun kendisini, yani X'i inceleyeceğiz zaten. Fakat uyarıyorum, ağır ve uzun bir yazı olacak.

Bu yazıda yalnızca sübliminal mesaj konusunu derinlemesine incelemekle kalmayacağız, aynı zamanda medyanın uyguladığı telkin ve dayatma yöntemlerine, bilinçaltının güçlerine de değineceğiz (nasıl iğrenç bir cümle kurdum ben böyle ya). Tabi ki size bol bol delil sunacağım yazının ilerleyen kısımlarında. Bunu da gerçek televizyon, sinema, çizgi film ve reklam kayıtlarını göstererek yapacağım. Her şey olabildiğince net ve açık seçik önünüzde olacak. Karagümrük çocuğuyum, sözüm senettir, o sebeple sonuna kadar sabırla okuyun bu yazıyı ve devamını. Kendini önyargılarıyla şartlamış, iki çift laf dinlemeden ahkâm kesen sümük kıvamındaki denyo kitleye ise benim yapabileceğim bir şey yok.

Yazıya başlamadan önce ufak bir bilgilendirmede bulunayım, sıkıcı ama bunu yapmam lazım kaynatasız. "Bilinçaltı" kavramı ününü Freud ile kazandıysa da Freud'dan önce de bilinçaltı hakkında çalışmalar yapan bilim insanları vardı elbette. Bilinçaltı kavramı yakın tarihe kadar bilim dünyasında "abartılan bir balon" muamelesi görüyordu, fakat yavaş yavaş da olsa, Freud'un bu konuda 100+ yıl önce farkında olduklarının sahiden de doğruluk payı içerdiğini kabul edebildi bilim camiası. Yani sahiden de bilinçaltımız, verdiğimiz kararlar üzerinde çok büyük bir etki sahibi olan, gizemli bir dünyaydı. Ardından işler ciddiye binince günümüz tıp literatüründe Freud'un "bilinçaltı"sı kullanılırlığını kaybetti ve "bilinçdışı" adı altında incelenmeye başlandı. Evet bilinçaltı ve bilinçdışı aynı şeyler değildir, fakat bilinçdışının önemini kazanmasında da Freud'un bilinçaltı üzerine yaptığı çalışmaların payı büyüktür. Bu yazıda ben genellikle "bilinçaltı" ifadesini kullanacağım. Sonuçta anlaşabilmemiz önemli değil mi, "bilinçaltı" ifadesinin de "bilinçdışı"ndan daha anlaşılır olduğunu düşündüğümden, aralarındaki farkı önemsemeden "bilinçaltı" diye bahsedeceğim çoğu zaman. Bu yasal uyarıyı da yapayım, baştan anlaşalım istedim. Gel bi makas ver ordan ehehe.

İsterseniz önce "sübliminal mesaj" ve "supraliminal mesaj" nedir ona bir değinelim. Bu terimlerin sözlük tanımlarını yapmayacağım, bitirme tezi yazmıyorum burada amına koyim, bu tür sıkıcı ve sikimsonik bilgilere Ana Britannica'dan veya internet'teki çeşitli kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Fakat işlerin nasıl yürüdüğü hakkında bilgi edinmemiz de lazım.

Sübliminal mesajlar; ses dalgalarıyla, frekanslarla, görüntülerle, kişiye çaktırmadan ona telkinde bulunma, düşüncelerini manipüle etme amacı taşır. Peki bir insana çaktırmadan bir şeyler dayatmak nasıl mümkün olabilir? Veya böyle bir şey mümkün müdür? Öncelikle şunu unutmayın, sübliminal mesajlar sizi köstekli saat sallayan psikolog gibi hipnoz edip maymuna çeviremez, fakat "karar verme mekanizmanızı" etkiler. Bu konuyu birazdan açacağım. Ayrıca "hipnoz" deyince de zihninizde eski bir saati sallayan bir psikolog ve koltuğa sırt üstü uzanmış, ellerini göbeği üstünde birleştirmiş, gözlerini kapamış bir hasta canlanıyorsa, siz çoktan medyanın hipnozu altındasınızdır demektir. Zira zihin kontrolü denilen şey bu kadar filmvari bir olay değil, her gün içinde bulunduğumuz bir realitedir.

İnsan zihni bir sünger gibidir. Gördüğünüz ve duyduğunuz -daha doğrusu beş duyunuzla algıladığınız- çoğu şeyi, siz fark etmeseniz de bilinçaltınız emer ve kaydeder. Bilinciniz ise depoladığınız bilgilerin çok ufak bir kısmını hatırlayabilir. Fakat siz hatırlamıyor, hatta gördüğünüzü ve işittiğinizi o an fark etmiyor bile olsanız, geri döndürülemez bir gerçek vardır: O da yaşamakta olduğunuz neredeyse her anın, her sahnenin, her karenin, bilinçaltınızın tozlu raflarındaki yerini almış olduğu gerçeğidir. Bana inanmıyorsan, bu durumu en basitinden gördüğün rüyalara veya kabuslara sor, vahiyle mi indiğini zannediyorsun sana o gördüğün rüyaların ehehe.

Ben insanların John Locke'un ileri sürdüğü gibi "boş levha" olarak doğduğunu düşünmüyorum. Zaten günümüzde de bu tabula rasa teoremi gittikçe geçerliliğini yitiriyor. Doğuştan gelen "içgüdü"lerimiz kesinlikle vardır ve birçoğumuz aslında rasyonel olarak düşünmeden, sadece içgüdülerimize uyarak yaşarız. Bir insan en iyi kendisini tanır di mi, mesela ben direkt içgüdülerimle ve hislerimle yaşayan bir denyoyum. Gün içerisinde hatta hayatımı etkileyecek özel kararlarımda bile çok fazla rasyonel olduğumu söyleyemem.

Fakat son zamanlarda bir şeyi fark ettim ki, aslında benim "içgüdü" zannettiğim birçok şey, benim tecrübelerime, yaşadığım eski olaylara, anılara dayanan bilinçaltımdan ibaretti. Doğuştan gelen gerçek içgüdüler yok demiyorum, o kesinlikle var, fakat bizler genellikle eskide yaşadığımız olayların etkisinde kalarak verdiğimiz kararları "içgüdü" zannederiz.

Bilhassa çocukluk ve gençlik çağında yaşadıklarımız, bizim yetişkinlik çağında verdiğimiz kararları ve düşünme mekanizmamızı birebir etkilemektedir.

Örneğin kendi çocukluğunda "şişko, ayı" gibi lakaplara maruz kalmış bir kişinin, "şişko" diye dalga geçilen bir çocuk gördüğünde aşırı tepki vermesi, daha duyarlı davranması gibi. Veya "Ben çektim, çocuğum bunu çekmesin" diyen bir yetişkin gibi. Gençliğinde parasızlık ve yoksulluk çekmiş bir baba, çocuğunun bunları yaşamaması için ekstradan bir çaba gösterebilir, hatta onun için en önemli şey, çocuğuna parasızlık çektirmemek olabilir. Oysaki hayatta parasızlıktan daha büyük acılar ve kayıplar da olabilir, fakat o bunlara birinci dereceden önem vermez, onun değer yargısı kendi deneyimlerine göre şekillenmiştir. Bu saydıklarım elbetteki tüm insanlarda sabit olarak geçerli olan şeyler değildir, bu anlattıklarımda genelleme yapıyorum.

İşte bu noktada devreye bilinçaltı girer, zira bizler ancak birisi bize söylediği zaman hatırladığımız olayların veya birisi söylese bile hatırlayamayacağımız fakat bilinçaltımızda yer edinmiş, kaydedilmiş tecrübelerimizin getirdiği olgunluklarla karar veririz.

Fakat unutulmaması gereken nokta şu ki, bilinçaltımız sadece bizim farkında olarak yaşadıklarımızı değil, duyularımızla algıladığımız "her şeyi" kaydeder. En azından bu potansiyele sahiptir.

Otobüste karşınızda oturan güzel kızı kesiyorsunuzdur, bu esnada kızla çok fazla göz göze gelmemeye ve ona baktığınızı belli etmemeye çalışıyorsunuzdur, tamamen kıza ve kıza karşı nasıl davranacağınıza odaklanmış durumdasınızdır. Acaba bacak bacak üstüne atsam beni daha rahat biri zanneder mi? Hassiktir, göz göze geldik, ayı gibi baktığımı belli ettim kıza... Acaba bir kere daha göz göze gelirsek bu sefer bakışlarımı hemen ondan kaçırmalı mıyım? Yoksa etraftaki diğer insanlara da bakarak "ben zaten herkese bakıyorum, bir amacım yok" imajı mı oluşturmalıyım? Şu elinde poşet olan amcayı seyrediyormuş rolü mü yapsam bir süreliğine? Biraz zaman geçsin, ondan sonra tekrar bakarım kıza.

Siz bu hesapları yaparken, bu sırada beyniniz çoktan...

...Hatunun civarındaki reklam ve afişleri yalayıp yutmuştur bile..

Bu tabi ki bir sübliminal mesaj örneği değildir, onlara geleceğiz. Bu örneği vermemin tek sebebi, bilinçaltınızın gün içerisinde sürekli bilgi, reklam, fikir ve propagandalar tarafından bombardımana uğradığını anlatmaya çalışmak istememdir.

Bizim karar verme mekanizmamızı bilinçaltımızdaki veriler etkiliyorsa eğer, bu durumda algıladığımız her şey potansiyel bir bilinçaltı mesajı mıdır? Evet. Peki kasıtlı olarak bizlere bilinçaltı mesajı veren kuruluşlar, reklam ajansları, hükümetler veya birtakım karanlık yapılanmalar var mıdır? Evet. Sübliminal mesajlar "resmi" olarak denenmiş midir, halka açıklanan bir deney var mıdır? E ona da evet amına koyim. Evet vardır fakat bu tür konulardaki "resmi" kaynaklar genellikle çok kısıtlı ve doğruluğu şüpheli olan vitrin hikâyeleridir. Her ne kadar bu sözüm ona "resmi" bilgilere tamah etmesem de, o konuda da sizleri bilgilendireyim.

1957 yılında ABD'li doktor James Vicary, "Vicary Deneyi" şeklinde kayıtlara geçen şu meşhur deneyi yapar. Picnic isimli sinema filminde Tyler Durden'lık yapan bu abimiz, her 5 saniyede bir, saniyenin 3000'de 1'i kadar ekranda kalacak şekilde "Hungry? Eat Popcorn", "Drink Coca Cola" (Aç mısın? Patlamış mısır ye. Coca Cola iç) yazıları serpiştirir filme. Tabi ki izleyiciler bunları okuduklarını hatta gördüklerini bile fark etmezler fakat Dr. Vicary'nin aldığı notlar çok ilginçtir. Vicary, o seansta patlamış mısır satışlarının %57, Coca Cola satışlarının ise %18 arttığını not alır. Bu istatistikler Vicary'nin kendi iddialarıdır ve daha sonradan "tabi ki" yalanlanmıştır (deney değil, istatistikler yalanlanıyor). Fakat bunun yalanlanmış olması benim için hiçbir şey ifade etmemektedir zira sübliminal mesajlar bu deneyden hem önce, hem sonra sıklıkla kullanılmıştır ve günümüzde de gittikçe artan bir hızla kullanılmaktadır. Örneklerini de göreceğiz, relax.

Az önce dediğim gibi hem sübliminal mesaj, hem de kitle manipülasyonu ve propaganda dediğimiz olaylar 1957'den de eskilere dayanmaktadır. Hitler Almanyası'nın Propaganda Bakanı olan Joseph Goebbels, kitle manipülasyonunda çığır açmış kişilerden birisidir. Kendisinden biraz daha eskiye gidecek olursak, ABD'nin vahşi bir tüketim toplumuna dönüşmesini sağlayan kişi, Sigmund Freud'un yeğeni olan Edward Bernays'tir. Bernays, halkla ilişkiler biliminin babası olarak kabul edilir, çünkü halkla ilişkilerin anasını sikmiştir. Şöyle ki:

Bernays başlı başına propagandanın ve medyanın insanları ne kadar büyük ölçüde etkileyebileceğinin kanlı canlı örneğidir. Kendisinin uzmanlık alanı "halkla ilişkiler" adı ile yumuşatılmaya çalışılsa da, yaptığı şey alenen kitlesel zihin manipülasyonudur. Zira en basitinden sigarayı erkeklere hitap eden bir ürün olmaktan çıkarıp, 1920'li yıllarda kadınların da sigara kullanmaya başlamasını başaran kişi Bernays'tir. 1900'lü yılların başından bahsediyorum, o zamanın değer yargılarına göre sigara içmek, tıpkı at yarışı oynamak gibi bir erkek işiydi, fakat bu tabuyu kıran kişi Bernays oldu.

Doğrusuyla yanlışıyla Freud'u önemli kılan, bilinçaltının önemini daha o yıllarda fark etmesi ve ilk defa sistematik olarak bu konuyu ele alan kişi olmasıdır. Az evvel ismini zikrettiğim Edward Bernays'in, yani halkla ilişkiler biliminin kurucusunun, tutup da Freud'un yeğeni olması tabi ki bir tesadüf değildir. Zira Bernays, dayısı Freud'un bilinçaltı üzerine teorilerinden faydalanmıştır. (Ulan benim dayım Freud olsa dünyayı ele geçirirdim, bizimki daha geçen seneye kadar benden kız msn'i istiyordu, böyle dayı mı olur amına koyim?)

Yani senin anlayacağın kaynatasız, Freud'un teorik alanda ortaya koyduklarını, pratik olarak uygulayan ve insanların bilinçaltına hitap eden propagandalarla ABD'nin vahşi bir tüketim toplumuna dönüşmesini sağlayarak bu işin bir nevi kaymağını yiyen kişi Edward Bernays olmuştur.

Evet, konuyla ilgili sikindirik resmi bilgilerin özeti bunlardı. Şimdi sıkıcı sosyoloji hocası önlüğümü çıkarıp, Karagümrük çocuğu oluyorum.

Bilinçaltının önemini ve kudretini kısaca özetlemeye çalıştım, daha sonra tekrardan da değineceğiz zaten, şimdi gelelim hikâyenin alengirli kısmına...

Sübliminal mesajlar "amaç" bakımından benim nazarımda ikiye ayrılır. Bunlardan ilki, "ticari kaygı" barındıran kurnaz uygulamalardır, bunların amacı bir ürünün daha fazla tüketilmesini sağlamaktır. Etik olarak doğruluğu tartışılsa da, bana kalırsa bu uygulamaların bir kısmı cidden "zekice"dir. İkinci grup sübliminal mesajlar ise "ticari" veya "maddi kaygı" taşımaktan ziyade, yazının ilerleyen kısımlarında örneklerini görünce "yok artık, bu da gerçek olamaz" diyeceğiniz türden olanlarıdır. Yani insanları ve bilhassa çocukları "kodlama" amacı taşıyan sübliminal mesajlardır.

Sübliminal mesajların gerçekten etkili olup olmadığı tartışma konusudur. Fakat elde edilen bulgular, sübliminal mesajların insanların "karar verme" mekanizmaları üzerinde etkili olduğu yönündedir. Açıkçası ben bunun da kararını sizlere bırakacağım, şimdilik girizgahı yapalım konuya.

Öncelikle, şu ticari kaygı ile yapılan, kurnaz sübliminal mesaj örneklerinden bahsedelim ki konuya fransız olanlar anlasınlar mevzunun ne olduğunu.






Bu, Fedex adlı kargo firmasının logosudur.

Eğer dikkatli gözlerle bakarsanız göreceksiniz ki, bu logoda bir ok işareti bulunmaktadır.


Peki neden bir ok işareti vardır? Elbetteki zihninizde ileriyi ve çabukluğu canlandırması için. Bir kargo firması için oldukça başarılı bir logo.

Eğer bu okun tesadüfen orada bulunduğunu ileri sürüyorsanız, "E ve x harfleri yanyana gelmiş, ne var ki bunda?" diye düşünüyorsanız, o halde size Fedex'in Arap versiyonunu göstermek isterim. Resmi sayfaları da şudur: http://www.fedex.com/ae_arabic/



Şekil A'da gördüğünüz üzere ok yine orada.

Fakat bu sefer ok sola doğrudur, uluslararası versiyonunda ise sağa doğruydu.

Bunun sebebi malumunuz Arapça'nın sağdan sola okunuyor olmasıdır. Şu an internet browser'ınızda "ileri" gitmek isteyecek olursanız, sağa doğru olan ok işaretine tıklamanız gerekir çünkü bu yazmakta olduklarımı soldan başlayarak sağa doğru okuyorsunuzdur, o yüzden size hitap eden Fedex logosundaki ok işareti de sağa doğrudur. Fakat Arapça sağdan sola okunan bir dil olduğu için, bu logodaki ok da sola doğrudur.

Örneğin Amazon.com'un logosu da gerçekten bir reklamcılık başarısıdır, şöyle ki:


Bu logoda a'dan z'ye uzanan ok, "A'dan Z'ye her şeyi bizde bulabilirsiniz" anlamına gelmektedir. Ve öte yandan resme genel olarak şöyle bir baktığınızda, bu ok, logoda sanki gülen bir surat varmış izlenimi yaratmaktadır. Oldukça zekice tasarlanmış bir logo (ironi yapmıyorum yani, cidden zekice).

Veya Downy adlı yumuşatıcının şu ambalajına bakalım:

Bu ambalaja baktığınızda da kendinizi daha iyi hissetmeniz ve bu ürüne yönelmeniz için gizlenen gülen bir kalp vardır.

Bunun gibi mesela.

Bunlara aslında sübliminal mesaj demekten ziyade, başarılı reklamcılık uygulamaları demek daha uygun olur.

Şimdi gelelim işin sübliminal mesaj kısmına, yine bu "ticari" amaçlarla yapılmış sübliminal mesaj örneklerinden başlayacağız.

Aria, Avustralya'da her sene düzenlenen müzik ödülleri törenidir. 2007'deki Aria Müzik Ödülleri'ne Toyota, Bigpond, Chupa Chups, KFC gibi ünlü markalar sponsor oluyor ve televizyon yayını esnasında da doğal olarak reklamları yapılıyor. Fakat işin ilginci, bu markaların aynı zamanda izleyicilerin algılayamayacağı düzeyde, sübliminal reklamları da yapılıyor. Şöyle ki:

Aşağıda 2007 Aria Müzik Ödülleri'nin televizyon yayınına ait olan 5 saniyelik kısmı izleyin ve izlerken "Album of the year" yazısının olduğu kısma iyice bakın:
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/1.swf?attredirects=0&d=1
Araya 0.1 saniye kadar giren anlık flaş patlamasını gördünüz mü? Buyrun ağır çekimde bakalım:
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/2.swf?attredirects=0&d=1
Ekranı kaplayan o anlık görüntü aslında kocaman bir Toyota Yaris reklamıydı.

Eşek kadar Toyota Yaris reklamı tüm ekranı kaplasa bile siz seyir halinde bunu "bilinçli" olarak fark edemiyorsunuz. "Haa bilinçaltıma Toyota Yaris logosu verdiler, gidip hemen Toyota almalıyım ehoeheoeho" şeklinde bu durumla dalga geçen sümük kıvamında gerizekalılar da vardır, fakat dediğim gibi sübliminal olsun olmasın hiçbir reklam, sizi hipnotize etmişçesine maymuna çeviremez. Lakin karar verme mekanizmalarınızı ve davranışlarınızı etkiler. Bunun izahını yazının ilerleyen kısımlarında yapacağım sevgili kaynatasızlar, şimdilik örneklerden devam edeceğim.

Yine aynı müzik ödülleri töreninin televizyon yayınında tüm sponsor markalar için uygulanıyor bu çalışma. Şöyle ki:
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/3.swf?attredirects=0&d=1
Ağır çekimde bakalım şimdi, göreceksiniz ki ekrana bir flaş patlaması şeklinde kocaman Bigpond reklamı veriliyor, Bigpond da Avustralyalı bir internet sağlayıcısı firması:
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/4.swf?attredirects=0&d=1
Yani ekranı 0.1 saniye kadar kaplayan kocaman kare şundan ibaretti:


Veya buna bakın şimdi de. "Breakthrough artist album" yazısının olduğu kısma iyice odaklanın:
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/5.swf?attredirects=0&d=1
Sizi uyarmış olduğum için muhtemelen bir flaş patlaması olduğunu, araya çok kısa süreliğine bir görüntü girdiğini fark ettiniz fakat büyük olasılıkla o görüntünün ne olduğunu "bilinçli" olarak fark edemediniz. Siz bilinçli olarak görememenize rağmen, bilinçaltınız çoktan şu kareyi depoladı bile:
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/6.swf?attredirects=0&d=1
Chupa Chups şeker reklamı.

Bu müzik töreninde uygulanan sübliminal mesajları şu video'da cevval bir abla dile getiriyor zaten, isteyen girer bakar.

Başka kimler bu yöntemden yararlanmakta bir bakalım şimdi. Food Network kanalında Iron Chef adında bir yemek programı var. Fakat bu program esnasında da yine bir flaş patlaması şeklinde, anlık bir McDonalds görüntüsü ekrana giriyor.
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/7.swf?attredirects=0&d=1
Bir de ağır çekimde oynatalım:
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/8.swf?attredirects=0&d=1
Eğer inanmıyorsanız alın bu olayın bir televizyon kanalında haber yapıldığı şu video'yu seyredin. Malum, televizyon söylemedikçe hiçbir şey doğru değildir insanlar için. Biz anlatınca hikâye ama Hz. Televizyon anlatınca gerçek.

Zaten size verdiğim haberde de ayrı bir puştluk örneği vardır. Bu haberi şöyle yapıyorlar; bir Amerikan vatandaşının bu durumu fark edip kaydettiğini söylüyorlar. Ardından sözüm ona uzman bir karı çıkıyor ve "Bu sübliminal mesaj değil canım" diyor. Ardından bu olayın gerçekleştiği Food Network kanalı "O teknik bir arızaydı, sübliminal mesaj değildi" diyor, onun ardından bir de McDonalds'ın açıklamasına yer veriyorlar. McDonalds da tabi ki "Biz sübliminal reklamcılık yapmıyoruz" diyor.

Siz ha benim sikimi taşağımı yiyin lan.

Sanki dünya üzerindeki tek sübliminal mesaj vakası buymuş gibi "işte bir vatandaş böyle bir şey fark etmiş, ama bu teknik bir hataydı, uzmanlar da zaten öyle bir şey yok diyor heh heh" tribiyle haber yapıyorlar. Ulan sizin uzmanlarınızı dinleyeceksek GDO da zararlı bir şey değil zaten. Kulağına ayak başparmağımı soktuğumun satılmış plaza gavatları sizi.

Şimdi de şu meşhur KFC'nin bir reklamına göz atalım, video'su da burada.


Dikkatinizi çeken bir şey oldu mu? Zoom yapalım o zaman birazcık.


Gördüğünüz üzere marulların arasına gizlenmiş 1 dolar vardır. Peki neden bir para koyarlar ki? Zİra reklamın esas vurguladığı şey zaten bu snacker'ın 99 cent, yani çok ucuz olduğudur. Snacker'ın içindeki 1 dolar da bilinçaltınıza bu üründen satın almanın "kârlı" bir iş olacağı mesajını verir.

Buraya kadar gösterdiğim sübliminal mesajlar tamamen "ticari" amaçla yapılmış işlerdi. Her ne kadar sübliminal mesajlar hukuken yasak olsa da, gördüğünüz ve göreceğiniz üzere bu yalnızca "kağıt üzerinde" bir yasaktır ve sıklıkla ihlal edilir. Şimdi göstereceğim sübliminal mesajlar yine reklam amaçlıdır ve bunları da "ticari amaçla yapılmış" işler olarak değerlendirebilirsiniz, fakat bu sefer işin rengi biraz değişmekte. Şöyle ki:

Şu "meşhur" Coca-Cola reklamından başlayalım:


Her şey normalmiş gibi gözükse de,


Buz küplerinin birinde oral seks yapan bir kadın figürü vardır.

Bu da Swensens adlı uluslararası dondurma markasının reklamından bir kesit. Şu aşağıdaki 10 saniyeyi bir seyret hele:
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/12.swf?attredirects=0&d=1
Elbette deminden beri söylediğim her şeyi özel bir dikkatle incelediğin ve yazının konusu da sübliminal mesajlar olduğu için, algıda seçicilik gereği bunu da kolaylıkla fark etmiş olmalısın:


O dondurma kepçesinin dondurma üzerinde bıraktığı iz buydu: Meme uçlarına kadar özenle çizilmiş çıplak bir kadın vücudu.

Bu da cinsel imalarda bulunan bir Burger King reklamı:


Kadının ağzı, hamburgerin şekli ve afişteki kocaman "BLOW" yazısı ile bilinçaltınızda blow-job kompozisyonu oluşturan başarılı bir sübliminal mesaj. Nimetle şaka olmaz lan.

Schneider bira reklamı. Bira bardağını kapmak üzere olan bir elden, bir göğüsü avuçlamak üzere olan bir el kompozisyonu oluşturulmuş, gayet başarılı.
Bu Gucci reklamında da sanırım neyin ima edildiğini açıklamama gerek yok.

Bunlar da SFX adlı bilim-kurgu dergisinin kapakları:

Kapağın başlığında yazan sözcük SEX' gibi durmaktadır. Zira "F" harfi kapak fotoğrafı tarafından öyle bir kesilmiştir ki, zihninizde sanki devamı olan fakat gözükmeyen bir "E" harfi gibi algılanmaktadır. Hatta F harfinin orta yerine bir bombe bile verilmiştir zihninizde "E" harfini canlandırması için. Bu bir tesadüf değildir, zira SFX dergisi bunu hep yapar. Bana inanmıyor musun?

:(

Gibi... Google görsellerde "sfx" diye aratın, adamların neredeyse her 2 kapağından 1'i bu şekilde.

Bu Calvin Klein reklamı ilk bakışta gayet sıradan gözükse de...

Çekici bir kadınla birlikte geçen "Fuck"emri, bilinçaltınızda anlamlı bir  kompozisyon oluşturmak için yeterlidir.

Bu reklamda kadının el ve dudaklarının aldığı şekil, açıkça bir oral seks göndermesi içermekte. Eğer inatçıysan ve bu kadar örneğe rağmen öyle düşünmüyorsan da, şunu bil ki bilinçaltın seninle aynı fikirde değil. Ayrıca bu reklamı dizayn edenler de seninle aynı fikirde değil. Urfa sana küsmüş orospu evladı.
Görmekte olduğunuz afiş, Kuzuların Sessizliği filminin afişidir. Kelebeğe biraz zoom yapalım şimdi.

Kelebeğin ortasındaki kuru kafayı andıran imge...
Aslında çıplak kadınlardan oluşmuş bir Dali portresidir.
Skittles şeker ambalajı. Alttaki yazıya bakın: "SEX"plosion. EXplosion kelimesinde büyük harfle yazılan harfler sadece EX ve başındaki S'dir.
Bu Palmolive reklamında ise duş alan kadının vücudu ile eli arasında tuhaf bir dengesizlik var. Abla ya şantiye işçisi ve böyle nasırlı damarlı elleri var, ya da aynı reklam kampanyasından bir başka örneğe bakarak daha net göreceğiniz üzere:
Kendisi duşta yalnız değildir, bir başka erkek eli vücudunda gezmektedir. Kadının kollarının ve vücuduna uzanan kolların konumları ve renkleri arasındaki farklılıklardan anlayacağınız üzere. 

Gilbeys içki reklamı, sağdaki bardaktaki buz küplerinde bir sübliminal mesaj bulunmakta ki fark etmesi pek de güç değil.


Pizza Hut reklamında bir penis.

- Arif  neyin var ya? Kabak yer misin?
- Kavun var yımışacık.
- Abi tutmayın onları öyle gözünüzü seveyim.
Bir yer fıstığı ambalajı, açıklamıyorum bunu artık.
Bunu da.
Lynx Jet deodorant reklamı. Bilinçli bir şekilde kalkık bir penise arzu duyan kadın kompozisyonu oluşturulmuş.  Aynı firmanın diğer reklamları:


Kalkmış bir penis şeklinde bisiklet selesi.

Hayır, bu görüntü bir porno filmden alınma facial cumshot sahnesi değil, Belçikalı telekomünikasyon firması Proximus'un bir billboard reklamı.
Club 18-30 adlı tatil firmasının 1995 yılındaki reklamlarını göstereceğim şimdi. Burada işin epey boku çıkmış, şöyle ki:

Yine aynı firma.

Yine...
İşte bunlar hep seks.

G-string'li bir kadın vücudu değil, topuklu ayakkabı giymiş bir çift ayak bunlar.
Yine de şahlanıyor aman. Volvo reklamı bu da.

NBC'de çıkan bu donut reklamında ise eğer resmi büyüterek bakarsanız göreceksiniz ki "So good, you'll suck dick" (o kadar iyi ki, sik yalayacaksınız) yazmaktadır. Bunun fark edilmesi üzerine NBC özür diler ve mazeret olarak "Resmi Google'dan bulmuştuk, yanlışlıkla olmuş" der. He amına koyim oldu. Suratına top çarpınca ağlayıp "ya ora benim ameliyat yerimdi ama" diyen çocuk mu yönetiyor bu NBC'yi nedir amına koyim?
Crabbies Ginger adlı bira reklamı. Adamın elinin gölgesi bahanesiyle kadına meme ucu eklenmiş.
Alman şeker markası Maoam'ın bir ambalajı.
Bir ekmek reklamı. Oha. Bu ekmek yere düşse öpüp başıma koyamam lan ben ehehe.
Bu göstereceklerim ise Spirit Airlines adlı havayolu şirketinin reklam kampanyalarından bazıları. MILF sözcüğü  "Mother I'd like to fuck" sözcüğünün kısaltmasıdır ve porno yayınlarda da genellikle olgun kadınlara MILF denir. Spirit Havayolu firması ise "Many Islands Low Fares" (Çok ada, düşük ücret) şeklinde bir kampanya düzeler.

Yine aynı havayolu firmasının bir reklamı. Yukarıdan aşağı LAID sözcüğünü görüyorsunuz, "get laid" ise birini yatağa atmak anlamındadır.

Yine aynı hava yollarının bir reklamı. "Barely legal +18", porno yayınlarda kullanılan bir uyarıdır. Spirit Airlines firması bu reklamlarından dolayı baya tepki toplamıştı.
Bizim Atlas Jet de, Spirit Airlines'a özenmiş sanırım.

Atlas Jet reklamı.

Bu da.
Bu da 50 Seyşel Rupisi'dir. Sağ taraftaki palmiyelerde "sex" yazmakta.
Hyundai ix35 reklamı. Fakat bilinçaltınız bunu şöyle de algılayabilir, buyrun görüntüyü ters çevirelim:
Sex!
Bu da Benson & Hedges adlı sigara markasının reklamı. Adamın ayakkabısında "Cancer" (kanser)  yazmaktadır, bilinçaltınızda sigaranın kanseri alt ettiği, ona karşı iyi geldiği mesajı oluşturması içindir bu. Zira eskiden sigaranın faydaları olduğuna inanılmaktaydı, paralı doktorlar bu tür açıklamalarda bulunurdu. 
Benson and Hedges firması sübliminal mesajlardan sık sık faydalanmıştır. Örneğin bu reklamda adam, kadının sırtındaki penisi avuçlamaktadır. Kadın ise penis şeklindeki avizelere veya mumlara uzanmaktadır. Aşağıdakine bakın:


Subway'in de web sayfasında yayınladığı şöyle bir banner vardı eskiden, hani Michael Phelps'in reklam yüzleri olduğu dönemde... İzlediğiniz şuydu:
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/10.swf?attredirects=0&d=1
Fakat bilinçaltınızın görmekte olduğu ise şuydu:
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/11.swf?attredirects=0&d=1
Tamam bu kadar yeter, sıkıldım. İnanın bana daha yüzlerce örnek sunabilirim size, internet büyük nimet diyorum sürekli di mi ehehe. Fakat kendimi ilginç fotoğraflardan haber hazırlayan sikindirik pazar eki köşe yazarı gibi hissetmeye başladım ve o yüzden bu kadar örneği yeterli buluyorum.

Az önce sizlere gösterdiğim örneklerden bazıları kör göze parmak misaliydi, amaçları zaten cinselliği vurgulamak ve ilgi çekmekti. Mesela Atlas Jet örneğinde olduğu gibi... Fakat Calvin Klein, Benson & Hedges, Hyundai, Volvo, Coca Cola, Palmolive, Subway gibi örneklerdeki sübliminal mesajlar ise tamamen bilinçaltınıza hitap eden, profesyonel işlerdi.

Bu örnekleri sunmamın tek sebebi, sübliminal mesajların var olduğunu ve reklam firmalarının bu yöntemden sıklıkla yararlandığını göstermek istememdi. Eğer hâlâ "olmaz öyle şey ya" diyen varsa lütfen siktirsin gitsin, amına koduğumun "dünya dönmüyor" diyen pezevengi seni. Küvete işeyip "ben küvete işemem yea" diyen yalancı orospu evladı seni. Hiç sıçıp osurmuyormuş rolü yapan faydası düşük orospu çocuğu seni. 500 yıl yaşasa insanlığa bir katkı veremeyecek olan vasıfsız amcık beyinli seni. Youtube'da Cem Adrian klibinin altına "beğenmeyen 129 kişi Hande Yener dinliyor galiba" yorumu yazan IQ'su düşük orospu çocuğu seni. İt gibi yaşadığı halde kendini başkalarından üstün gören fukara orospu çocuğu seni. Her bokla dalga geçerek cool ve sempatik göründüğünü zanneden sümük kıvamındaki acınası orospu evladı seni. Bana bak benim sübliminal mesajla işim olmaz, doğrudan sikertirim beyin nöronlarını senin.

Şu an iyiyim tamam.

Az önceki örnekleri göstermeye başlamadan önce dediğim gibi, bunları da ticari kaygı güden çalışmalar olarak görebilirsiniz. Sonuçta cinsellik ilgi çekicidir ve seks satar. Durum bu kadar basit. Yolda yürürken güzel ve çekici kadın fotoğrafı içeren bir reklamla göz göze geldiğinizde, dönüp tekrar o reklama bakabilirsiniz en basitinden.

İşte bilinçaltı mesajları da aynı şekilde size hissettirmeden aynı etkiyi yaratması için tasarlanır.

Peki gerçekten sizin bilinçli olarak fark etmediğiniz bu cinsellik içerikli sübliminal mesajlar, bilinçaltınızda etki bırakıyor mu?

Size bu konu hakkında yapılan bilimsel bir çalışmadan bahsetmek istiyorum. (makalenin link'i, İngilizce)

Biliyorsunuz ki görme işlemi beyinde gerçekleşir, göz deyim yerindeyse beyninize verileri ulaştıran bir "aracı kurum"dur. 2005'te California Teknoloji Enstitüsü, continuous flash suppression deyu bir teknik geliştiriyor. Bu teknik ile deneklerin iki ayrı gözüne flaş patlamaları şeklinde ayrı ayrı resimler veriyorlar. Misal veriyorum, aynı anda bir deneğin sol gözüne elma resmi, sağ gözüne ise sandalye resmi veriyorlar.

Bu durumda bu iki resmi üst üste binmiş gibi görmezsiniz. Atıyorum önce sol gözünüzün baktığı elma resmini görürsünüz, bir süre sonra sağ gözünüzün baktığı sandalye resmini görürsünüz, sonra tekrar sol gözünüzün baktığı elma resmini görürsünüz ve bu böyle sonsuza kadar gider. Yani resimleri sırayla görürsünüz fakat iki resmi aynı anda, üst üste binmiş olarak görmezsiniz.

Link'ini verdiğim makalede yapılan deneye gelince.

Deneklerin bir gözüne sabit duran ve öfkeli bir adam resmi veriyorlar. Diğer gözüne ise sürekli değişen, renkli mozaikler veriyorlar.


Deneğin bir gözüne verilen öfkeli adam resmi hep aynıdır, fakat diğer gözüne verilen bu renkli mozaikler sürekli değişmektedir.

Bu durumda ne oluyor biliyor musunuz?

Denekler kızgın adam suratını bilinçli olarak göremiyorlar. Kendilerine ne gördükleri sorulduğunda, sadece şu değişen sikindirik renkli mozaiklerden bahsediyorlar. Kızgın adam resmini hiç görmediklerini söylüyorlar. Zira bir tarafta hareketli bir resim varken, diğer taraftaki bu durağan ve sıkıcı resmin var olduğunu fark etmiyorlar bile. Oysa bir gözlerine bu öfkeli adam resmi, deneyin başından itibaren verilmekteydi. Fakat yine de "bilinçli" olarak bu resmi görmüyorlar.

Şimdi hikâyenin can alıcı kısmına gelelim, bu çalışmayı biraz daha geliştiriyorlar. Şimdiki deneyi daha anlaşılır hâle getirmek için makaledeki grafikleri biraz değiştirdim:


Bu sefer her göze verdikleri resimleri 2 parçaya bölüyorlar.

Deneğin sol gözüne hareketli, sürekli değişen renkli mozaikler veriyorlar.

Sağ gözüne ise değişmeyen, bu sabit çıplak kadın fotoğrafını ve onun mozaikli halini veriyorlar. Ben Monica'yı seçtim ehehe.

Deneyden sonra kendilerine "Çıplak kadın resmi sağ tarafta mıydı, sol tarafta mı?" diye sorulduğunda, bunu tabi ki de bilemiyorlar. Şansa sallıyorlar. Yukarıdaki öfkeli adam deneyinde olduğu gibi, çıplak kadın resmini de bilinçli olarak göremiyorlar. Zira diğer gözlerine hareketli bir resim verilmektedir ve tüm dikkâtlerini oraya vermişlerdir.

Fakat bu sefer bir fark vardır.

Deneyi yapan araştırmacılar, erkeklerin çıplak kadın resmine baktıkları sürede davranışlarının farklı olduğunu not alıyorlar. Kadınlara ise aynı deney, çıplak bir erkek resmi gösterilerek uygulandığında, kadınlar da bilinçli olarak görmemelerine rağmen çıplak erkek resmine daha çok ilgi duyuyorlar. Eşcinseller ise kendi hemcinslerinin çıplak resimlerine daha fazla ilgi duyuyorlar.

Peki bunu nasıl ispatlıyor araştırmacılar?

Bir erkeğe çıplak bir erkek fotoğrafı gösterdiklerinde, bu onun ilgisini çekmiyor (eğer gay değilse).

Bir kadına çıplak bir kadın fotoğrafı gösterdiklerinde, bu da onun ilgisini çekmiyor (eğer lezbiyen değilse).

Yani insanlar, sadece ilgi duydukları cinsin çıplak pozlarına karşı tepki veriyorlar. Üstelik bilinçli olarak bu çıplak insan fotoğraflarını görmemelerine rağmen (sağda mı solda mı olduklarını dahi bilemiyorlar), bilinçaltları tamamen bu erotik pozlara odaklanmış oluyor.

Bu bana kalırsa çok ama çok önemli bir deneydir. Zira bu deney, bizim bilinçli olarak fark etmediğimiz cinsellik içerikli sübliminal mesajların da, bilinçaltımız tarafından büyük bir önemle değerlendirildiğinin ve biz farkında olmasak da bunu davranışlarımıza yansıttığımızın önemli bir ispatıdır.


Şimdi, buraya kadar verdiğim örnekler için "ticari amaçlı" demiştim hatırlarsanız. Esasen size göstermek istediklerim bu noktadan itibaren başlayacak, zira birazdan göreceğiniz sübliminal mesaj örnekleri "maddi kaygı" ile açıklanamayacak şeyler. Yazının buradan sonrası yüksek dozda orospu çocukluğu içermektedir, eğer canınız sıkılacaksa okumayın, bunu da ciddi söylüyorum.

Disney'den ve bazı çizgi filmlerden başlayalım.

The Rescuers adlı Disney çizgi filminin 38. dakikasında şöyle görüntüler yer almakta:
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/0_Subliminal_messages_in_Advertising_and_Cartoons_wmv.swf?attredirects=0&d=1
Arkadan hızlı hızlı geçen karelere bakacak olursak:



Evet üstsüz kadın resimlerini döşemişler arkaya. Ardından Disney şikâyetler üzerine 1999 yılında bu filmin video kasetlerini geri çekmek zorunda kaldı.

2002-2003 yıllarında yayınlanan Clone High adlı çizgi filmin 9. bölümünde ise işin biraz bokunu çıkartmışlar. Şöyle ki:
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/0_Raisin_The_Stakes_1_3.swf?attredirects=0&d=1
Sigara dumanının bıraktığı izi gördün mü kaynatasız:



Sigara dumanıyla halka yapabileni gördüm de, sex yazabileni görmemiştim amına koyim. Kendi gözleriyle görmek isteyen şu video'yu 5:17'den itibaren seyredebilir, benim adım michael sikkofield, ben adamı belgelerle sikerim.

1988'de yayınlanan Who Framed Roger Rabbit adlı animasyonda ise şöyle bir sahne yer almakta:
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/0_Jessica_Rabbit_Car_Crash.swf?attredirects=0&d=1
Eee ne var ki bunda? Hiçbir şey belli olmuyor ki? O halde şimdi bu sahneyi izleyen bebenin bilinçaltına verilmek istenen karelere bakalım:


Normal çekimde seyredince fark edilmiyordu di mi? Zaten fark edilmemesi için yapıldı.

Kadının eteğinin yırtmacının kıvrımına kadar detay atlamayan yapımcılar, nedense kadına bir don giydirmeyi unutmuşlar. (video link'i)

İşin daha komiği ise bu sahneler için "ne var canım, animasyonu hazırlayanların canı sıkılmış işte, biraz eğlenmek istemişler" şeklinde savunma yapan gerizekâlı bir kitle mevcut dünyada. Senin ben o iyimserliğini ta götünden sikeyim gerizekalı orospu çocuğu.

Devam edelim, maalesef çok örnek var bununla ilgili. Hepsi birden "kaza" olamayacak kadar çok örnek hem de. Ve unutmayın ki, bunlar çocuklara hitap eden çizgi filmlerde dönen olaylar.

Gelelim şu meşhur Aslan Kral filmine. Filmden bir sahne:
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/sub.swf?attredirects=0
Yine işin komiği, bu olay tepki topluyor ve ardından Disney şu açıklamayı yapıyor: "Orada SFX yazıyor, SFX özel efektleri sembolize eden bir kısaltmadır ve animasyon ekibimiz de o sahneye SFX yazarak sadece bir imza attılar".

Peki.

Sizleri F harfiyle tekrardan başbaşa bırakıyorum:

F di mi bu?

Teşekkürler Şükran.

Şu video'da da psikopat bir abi Disney'i arıyor ve kendisine de bir Disney çalışanı telefonda aynı cevabı veriyor, yani orada SFX yazdığını, bunun bir imza olduğunu söylüyor. Eşek sikiyorlar resmen. Elbette o telefondaki Disney çalışanının bir suçu yok, fakat üstleri tarafından ne cevap vermesi gerektiği kendisine iyi bir şekilde öğretilmiş.

Valla ben sizleri kendi aklınız ve sağduyunuzla başbaşa bırakıyorum. Gördüklerinize mi inanacaksınız, yoksa size söylenenlere mi, bunun kararını siz vereceksiniz.

Yine Aslan Kral'dan devam edelim. Bu da Aslan Kral'ın afişi:

Masumane gözükse de yine profesyonelce yapılmış bir iş. Şöyle ki:


2006 yılında yayınlanan çocuk animasyonu Happy Feet'ten bir sahne bu da:
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/2_Subliminal_messages_in_Advertising_and_Cartoons_wmv.swf?attredirects=0&d=1 Kare kare izleyecek olursak:



Vur Joker vur vur vur.

Vaklayarak boşaldım.

Eşek sikiyolar demiştim ama yanılmışım, penguen de sikiyolarmış.

Kül Kedisi Cinderella'dan bir sahne:


Yine bir Disney filmi olan Little Mermaid'den (şu meşhur denizkızı) bir sahne. (video link'i bu)


Disney bu duruma da bir kılıf uydurmuş ve onun sadece adamın diz kapakları olduğunu söylemiştir. E evet zaten bir sonraki sahnede o sarkan şeyin adamın diz kapağı olduğunu görüyoruz, fakat sübliminal mesaj dediğimiz yöntem zaten böyle işler. Bazen bir gölgeyi, bazen bir ekmeği, bazen bir suratı penis şeklinde yedirirsin insanlara.

He bu arada Disney daha sonra gelen tepkiler üzerine, piyasaya sürdüğü Mermaid CD'lerinde bu sarkan aleti kaldırdı.

Bu ise aynı filmin afişi, net görebilmeniz için zoom yapıyorum:

Yarak afedersin.

Ve yine aynı çizgi filmden bir başka kare:


Bu da bir Rapunzel hikâyesinin anlatıldığı Disney filmi Tangled'ın afişi:

Durumu aymayanlar için aşağıda altyazı var.

Hatta aşağıda bir tane daha var.
Hep müteahhit Fikri'nin orospu çocukluğu bunlar.

Hey Arnold adlı Nickelodeon çizgi filminden bir karakter:

Sanırım emminin kafa şeklindeki tuhaflığı izah etmeme gerek yok.

Bu video'da da Tiger Mask isimli çizgi filmdeki Mr. No karakterinin tuhaflığını görebilirsiniz.

"Yarrak Hasan" dedikleri bu olsa gerek.

1992'de yayınlanan 2 Oscar'lı Aladdin filminden bazı kareler:
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/0_Aladdin_Subliminal_Programming_2a_Sex_Obsession_Program.swf?attredirects=0&d=1
Anüs ve penis. Penis ve diken. Aşkım ve ben.

Biraz da çizgi romanlara bakalım, bu karelerin hepsi bir X-Men sayısından:

Deney mi yapıyorsunuz amına koduğumun çocukları bu ne böyle?
Superman'den bu da. Ayakkabının şekline ve konumuna bakın. Bunun şarkısı bile var hatta bilmiyor musunuz lan? Çcukken sahip olduğum kırmızı rugan ayakkabılar.
The Rifleman adlı çizgi roman serisinin bir kapağı bu da. Çocuğun tuttuğu kütük, kütüğün konumu, adamın bakışları. Hüseyin Üzmez detected. 
Horacio adlı çizgi roman. Son karedeki dağlara bakın, uzanmış çıplak bir kadın göreceksiniz.
Harry Potter and the Half Blood Prince'ten bir sahne. Duvardaki yazıyı okuyabiliyorsunuz sanırım.
Yine Harry Potter and the Half Blood Prince'ten bir sahne. Durumu aymayanlar için altyazı aşağıda.
Gazete sayfasındaki büyük harflerin sırasıyla P, O, R, N olması eminim ki bir tesadüf veya bir kazadır, her zaman olduğu gibi. Hatta bu karede tuhaf bir "tesadüf" daha var, şöyle ki:
Altını çizdiğim yerler sayfadaki en okunaklı kısımlar, eğer onları okursanız şu metni elde edeceksiniz: "The Prophet says porn" (peygamber diyor ki: porno) 

1923-1925 yıllarında çekilen 7'şer dakikalık Alice serilerinden sahneler izleyeceksiniz şimdi de. Bu kız ne yapıyor ola ki böyle?
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/subliminal_cartoon_1.swf?attredirects=0
https://sites.google.com/site/sikkodepo/home/subliminal_cartoon_2.swf?attredirects=0
Bunu izah etmeye gerek yok zaten.

Bu karede ise üzerinde açıkça "sexy" yazmakta. Aynı film serisi için çok fazla "tesadüf".
Alice Harikalar Diyarında zaten mushroom kafası yaşayan bir kızın serüvenlerini anlatır ve Monarch zihin kontrol programına da ilham vermiştir. Hatırlayacaksınız ki Eyes Wide Shut'ta Nicole Kidman'ın canlandırdığı karakter de Alice'ti ve o filmdeki isimler bizzat Kubrick tarafından atanmıştı. Alice in Wonderland ve Wizard of Oz başka bir yazının konusu olacaktır Allah ömür verirse, ama ne zamana olur bilemem ehehe.

Bilgisayar oyunlarından da sadece birkaç örnek vereceğim:

Meşhur Atari oyunu Street Fighter'dan inciler.

Sex yine orada.

Neyse, şimdi az mola veriyoruz kaynatasızlar.

Mesela bir Coca Cola reklamında cinsellik içerikli sübliminal mesajlar kullanılmasını anlarım, cinsellik satar diyoruz sabahtan beri di mi? Her ne kadar ben bunu da etik olarak doğru bulmasam da, yine de sineye çekebilirim, eyvallah diyebilirim. Hedef kitlen yetişkinlerdir, böyle kurnazlıklar ve afacanlıklar yapabilirsin reklamlarında derim. Bak hoşgörülü adamım amına koyim.

Peki şimdi bana şunu açıklayın o halde, lütfen bak rica ediyorum şuna bir izah getirin. İzleyici kitlesi çoğunlukla çocuklar olan bu çizgi film, film ve çizgi romanlardaki örneklerin amacı nedir?

Ne işi var yarrağın bir çizgi filmin içinde? Ne işi var çıplak kadın fotoğrafının bir çizgi filmin içinde? Ne işi var bu seks emirlerinin çizgi filmin içinde?

Lütfen açıklayın. Lütfen bak, bunları bana açıklayın, ben de "lan ne mal adammışım, oh be" diyeyim ve tasımı tarağımı toplayıp siktir olup gideyim buradan.

Size gösterdiğim bu örneklerden birkaçı gerçekten de "kaza" olabilir, birkaçı da tesadüfen öyle denk gelmiş olabilir. Bak bunu öyle lafın gelişi söylemiyorum, gerçekten de tüm samimiyetimle tesadüf olabilir birkaç tanesi diyorum. Peki ya diğerleri? Hepsi mi "öylesine denk geldi" amına koyim lan? Eğer bunların tamamının tesadüf olduğunu söyleyen birisi varsa, kendisinin bile inanmadığı bir yalan söylüyordur. Her boku "ben bilirim" tribinde ortalıkta dolaşan sığırdan bol ne var piyasada? Beyni Yalova kadar, egosu Rusya Federasyonu kadar olan katıksız orospu çocukları sizi.

Paraya, sekse ve güce tapan sığır bir jenerasyon yetiştirmek için yapılan başarılı uygulamalardır bunlar. Elbetteki bunu çizgi filmlere ekledikleri bir subliminal mesaj ile başardılar demiyorum, fakat bunlar büyük puzzle'ın ufak bir parçası sadece.

Kaynatasızlar daha elimde çok örnek var çizgi filmlerle ilgili fakat hem bu kadarını yeterli bulduğumdan, hem de "yok lan saçmalama" demeyin diye onları koymuyorum buraya. Zira bir objeyi, geniş bir kompozisyonun içinde kaybetmek çok kolaydır ve dikkatli gözlerle baksanız bile neye baktığınızı anlamazsınız. Hatta fark etmiş olsanız bile, bunu diğer insanlara ispatlamanız zordur. Örneğin:

Size bu resimde çıplak bir kadının belden aşağısı var desem bana "siktir lan" dersiniz muhtemelen. Oysaki bu resmi çizen hınzır eleman ilk başta şunu çizmişti
Kapiş? 
Veya ilk başta bunu çizip daha sonra bu penisi resmin içerisinde kaybedebilirsiniz de. Şöyle ki:

Var mı burada penis görebilen? Veya ben size resmin ilk çizim aşamasını göstermeden, sadece bu karedeki penisi göstersem ve "işte sübliminal mesaj" desem, bana ne kadar inanırdınız? Ne kadar ciddiye alırdınız?

Muhtemelen Hey Arnold'daki bu karakter de aynı yöntemle çizildi. Tabi bu nispeten bariz bir örnek.
Veya Disney'e ait olan bu görüntüdeki hand-job da aynı şekilde.

Ben eminim ki üşenmeden çizgi filmin arka planına çıplak kadın fotoğrafı yapıştıran ve yazının devamında göreceğiniz üzere çok daha fenalarını da yapanlar, bu yöntemleri de kullanıyorlar. Fakat piyasadaki tüm çizgi filmlerin çizim aşamalarına ulaşmamız gibi bir şey söz konusu değil. Zaten öyle bir imkânım olsaydı bile böyle boş bir işle uğraşarak vakit kaybetmezdim. Veya sırf bu yöntem değil, gelişen teknoloji ile bu sübliminal mesajları çok daha farklı şekillerde de yedirebilirler artık. Misal 3d bir animasyonda nasıl harikalar yaratabileceklerini siz düşünün. Veya bilinçli olarak işitemeyeceğiniz sesler ve frekanslar ile size ne gibi mesajlar verebileceklerini... Bilemem orasını artık. Fakat bu sektörün ve medyanın kimlerin elinde olduğunu unutmayın. Sırf benim 11 Eylül'le ilgili yazılarımı okuduysanız ve September Clues'u da izlediyseniz, zaten medyanın kimlerin elinde olduğunu ve insanların nasıl aptal yerine koyulduğunu da biliyorsunuz demektir.  Onları yapan, bunları da yapar, inanması güç değil.

Yazının devamı -->

294 yorum:

  1. Blog'u yorumlara açıyorum bu tarihten sonra. Buralardayım kaynatasızlar. Hadi eyvallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. moruk bi mpl tv yi izle .gerçek tasavvuf anlatılıyor. hidayet. ciddiyim . kırma beni bi dinle adamları . üniversiteden çıkmış ilahiyatçı gibi değiller ellam mpl tv..

      Sil
    2. Kendini Peygamber İlan Eden İskender Evrenesoğlunun televizyonu. Akılsız mı sanıyorsun bizi? Adnancılar gibi mi sanıyorsun bizi?
      http://www.youtube.com/watch?v=o80MqwMp48U

      Sil
    3. SİKKO NE LA BU http://imgim.com/michaelsikkofield.png

      Sil
  2. Hareketli resimler gözükmüyorsa yüklenmesini bekleyin ve bol bol refresh yapın gözükene kadar. O da olmazsa evi yan yatırın amına koyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Swf veyahut gifler gözükmüyorsa bu Google'ın ibneliğidir. Sikko depo olarak Google'ın hizmetlerini kullanıyor.
      DNS olarak google dnslerini kullanırsanız sorun çözülür.
      8.8.4.4
      8.8.8.8
      DNS değiştirmeyede internetten bakın artık götler.

      Sil
  3. Okumak için sabırsızlanıyorum kaynatasız.

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  6. Hangi okulda okuyorsun?
    İsmin cemre mi ?
    Sitelerden çevirimi yapıyorsun?
    Bunları cevaplarsın bi ara..

    YanıtlaSil
  7. Hay babayın düşmanlarını sikeyim. Bu ne kadar uzun yazı lan?

    YanıtlaSil
  8. önlerden yer alıyım şöyle başlıyorum okumaya eline sağlık şimdiden

    YanıtlaSil
  9. sonunda amk :D gece olsun okuruz hacım :D

    YanıtlaSil
  10. şu hayatta fikirlerimin uyuştuğu tek insansın.

    YanıtlaSil
  11. hep almanlardan cikiyor bu terraneler, bkz. gestalt psikolojisi.

    Emegine saglik.

    YanıtlaSil
  12. resimlere göz attım ilk olarak, en yakın zamandada okuyucam panpa eline sağlık..

    YanıtlaSil
  13. yarın okuyacam inşallah.müthiş yazı oldugu belli şöyle bir göz gezdirdimde.

    YanıtlaSil
  14. vidyolarda açılmıyo maykıl reyiz

    YanıtlaSil
  15. Eline sağlık sikko, yarın okuyacağım inşallah.

    YanıtlaSil
  16. yazı var dediler geldik rezerved

    YanıtlaSil
  17. Eyvallah abi eline sağlık. Zamanımın bol olduğu bi' zaman okuyacam şimdi çok erindim. Devamını bekliyoruz her zaman. Sağlıcakla.

    YanıtlaSil
  18. Rezerved hacı. Ellerine sağlık en kısa zamanda okuyorum

    YanıtlaSil
  19. Bitti sonunda, iyi yazmışsın helal olsun

    YanıtlaSil
  20. http://beta.eksisozluk.com/entry/32221331

    YanıtlaSil
  21. Panpa çip muhabbeti, tek dünya devleti konusu Futurama yı bi izle o dizi harbi sakat

    YanıtlaSil
  22. Hacı aklıma geldi de sorayım dedim. Bu ikiz kulelerini Amerikanın kendi planı olması vs komplo teori adlı gerçeklere niye ateistler agnostikler vs inanmıyor? Bu olayların (İlluminati, masonluk Yeni Dünya Düzeni vs ) İslam'ı doğruladığı için mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nereden çıktı inanmadıkları ki? İnananlar da var, öyle bir genelleme yapılamaz.

      Sil
  23. yorumumu atar okumaya başlarım. Şimdiden eline sağlık reyiz

    YanıtlaSil
  24. Şimdi bi' göz gezdirdim, o bile yirmi dakikamı aldı. İnşallah sabah namazını kıldıktan sonra okuyacağım. Bu arada çok güzel yazıyorsun, bir de biraz daha sık yazsan tadından yenmez. Kendine iyi bak.

    YanıtlaSil
  25. Ulan sevgilim onca tribi çektikten sonra geliip burada bu yazıyı okumak bana öyle koyuyor ki... Ah be balım. Sen nerdesin ben nerde...

    YanıtlaSil
  26. Reyiz o Palmolive reklamında zaten verilmek istenen mesaj o değil mi? Dikkatini çekmedi sanırım reklamın sloganı. Diğerlerine eyvallah da o reklamda zaten açık açık erotizm var, sübliminal değil bence :D

    YanıtlaSil
  27. yazıyı bitirmedim ama tahrik oldum lan :D bide sikko sen bunları nerden buluyon hacı? denk mi geliyo kaynakların mı var? sembolleri falan on numara yapıyon :D hatta bi şarkı var klibi izlemeni öneririm kadın illüminatinin amınagoymuş.bi yerde yazı falan çıkıyo ama çözemedm link bu:
    http://www.youtube.com/watch?v=OYXUVSC--Fs

    YanıtlaSil
  28. güzel tespitler yapmışsın özellikle gdo kısmını beğendim şayet geçenlerde abbas güçlünün programında bir prof gdo zararsızdır diyordu ve hükümetten birisiyle yan yana oturuyordu ve gayet uyumlulardı neyse geçen ben mailden mesaj attım haydar baş hakkında ne düşünüyorsun?? cevabını merak ediyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haydar Baş'ı meltem ve mesaj tv de dinledim. çok beğendim. gerçek dindarlar olduklarına inanıyorum. Hatta yeni mesaj diye internet gazeteleri var muharrem bayraktarın said nursi ile ilgili yazısı şu papaya yazmış olduğu mektupla ilgili gerçek yüzünü gösteren. çok güzel. tavsiye ediyorum. Bağımsız Türkiye Partisi deyu bi partileri de varmış hatta genel parti lideri haydar baş zaten amk ben de ne diyom

      Sil
  29. "Exosquad NWO Defense Video" telif hakkı şeysinden açılmıyor bilgin olsun.

    YanıtlaSil
  30. http://www.youtube.com/watch?v=j7_lSP8Vc3o

    2.39'dan itibaren =)

    YanıtlaSil
  31. Güzel yazı eline beline sağlık Sikko.Çok merak ettim Amerika'da nereye gittin,work and travel ayakları mı?

    YanıtlaSil
  32. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  33. görselleri tekrar yükleyebilir misin? hiç bi şekilde açılmıyor. refreshleyin diyosun da sanki ufaktan tık almak için uğraşıyosun gibi bi hava sezdim. olayları iyi kavramışsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tık alınca eline geçen ne oluyor merak ettim de?

      Sil
    2. reklamlardan bi kazancı var mı bende onu merak ettim de?

      Sil
    3. reklamın üstüne tıklarsan var sadece. sayfa refresh edilince hiç bi kazanç yok.

      kaldı ki bu son dönemde çıkan yok şu kadar kazandı, yok malı götürdü olayına da inanılmaz sinir oluyorum arkadaş. (senle alakası yok) hem adamın bişi kazandıgı yok (keşke kazansa) hem de millet sanki onca emek verip yazdığı yazısını okumak için cebinden 5 kuruş para çıkmamışken bikbik ediyor.

      bu ne haset, bu ne kıskançlık...

      zor geliyorsa tıklama reklama...hayret bişi cık cık:)

      Sil
    4. ben işin maddi kısmına takılmıyorum zaten, 8 milyon insandan bir kaçı tıklar o beni ilgilendirmez sonuçta, yazdıkları çoğunluğun ilgisini çeken şeyler, arada yararlanmış oda işte nolucak tıklamadım reklama işte

      Sil
  34. Mübarek insan evladı okuyacaktı bunu.neyse yarın okurum artık.Onu bunu boşver de sana mail attım cevap dönmedin.Kuran da Yahudileri değil Talmut fanboylarına Allah'ın atarlandığını söylemiştim.Cevap ver reyiz.

    YanıtlaSil
  35. Devamını bekliyoruz başkan on numara olmuş

    YanıtlaSil
  36. reyiz bi de şey var spider-man the animated series te ilk bölümde bir kertenkele dünyayı ele geçirmeye çalışıtor reptilian yani falan diyor ki ben çok güçlüyüm hepinizi böyle yapıcam dünyaya hükmedicem alakalı olmayabilir gözlemimi söylüyorum

    YanıtlaSil
  37. moruk yine hayattan soyutladın beni amk. potansiyel ingilizce öğretmeniyim şu an için ve bu NLP dediğin olay bize approaches(yaklaşımlar) dersinde alt başlık olarak okutuluyor. ama şirin bi kılıf içinde tabi. jest ve mimiklerin önemi vsvs. yine çok etkili bi çalışma olmuş,bileğine kuvvet..

    YanıtlaSil
  38. sayfaya gömülü olan videolar ne kadar bekleyip yenilesem de açılmadı

    YanıtlaSil
  39. yorum kısmına inerken bir sürü bilinçaltı mesaj aldım sanırım lan.

    YanıtlaSil
  40. abi eline emeğine araştırmana sağlık ya döktürmüşsün her şeyiyle ama resmen sayfada yığılma oldu açamadım videoları bi iki gün sonra yeniden incelemeyi düşünüyorum bi daha bu kadar uzun soluklu ayrılma buralardan vallahi özlemişim saatlerce seni okumayı eyvallah.

    YanıtlaSil
  41. Jimmy Fallon şeytan şeysinde afalladım korktum amk sikko adamsın reyizsin lan harbi.

    YanıtlaSil
  42. Ellerine sağlık abicim. Çok güzel bir yazı olmuş , bilmeyen kişiler herşeyi öğrenebilirler.

    YanıtlaSil
  43. "Bu örnekleri sunmamın tek sebebi, sübliminal mesajların var olduğunu ve reklam firmalarının bu yöntemden sıklıkla yararlandığını göstermek istememdi. Eğer hâlâ "olmaz öyle şey ya" diyen varsa lütfen siktirsin gitsin, amına koduğumun "dünya dönmüyor" diyen pezevengi seni. Küvete işeyip "ben küvete işemem yea" diyen yalancı orospu evladı seni. Hiç sıçıp osurmuyormuş rolü yapan faydası düşük orospu çocuğu seni. 500 yıl yaşasa insanlığa bir katkı veremeyecek olan vasıfsız amcık beyinli seni. Youtube'da Cem Adrian klibinin altına "beğenmeyen 129 kişi Hande Yener dinliyor galiba" yorumu yazan IQ'su düşük orospu çocuğu seni. İt gibi yaşadığı halde kendini başkalarından üstün gören fukara orospu çocuğu seni. Her bokla dalga geçerek cool ve sempatik göründüğünü zanneden sümük kıvamındaki acınası orospu evladı seni. Bana bak benim sübliminal mesajla işim olmaz, doğrudan sikertirim beyin nöronlarını senin."


    burda da açık açık söylemişsin sizi de sikertiyorum diye, sende de var bi olay

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oha be yapmayın ulan adam burda götünü yırtıyor bir şeylere yardımcı olabilmek için. Seninki paranoyaklık biraz hacu.

      Sil
    2. yoo ben sadece manipüle ediyorum

      Sil
  44. bu arada bu "gif"(kısa videolar) ler bende gözükmüyor ne sikimse.

    YanıtlaSil
  45. Yazının bitmesine bi paragraf kala da "eğer çocuğunuzun yaşı küçükse bunları ona göstermeyin" demen iyi olmuş :)

    YanıtlaSil
  46. @Melih, anlamamışsın ebeveyn olarak düşün böyle piçlikler döndüğünü anladın ve çocuğunun tv izlememesi için bunları ona açıklamaya çalışıyorsun.Bu onun daha çok zarar görmesine yol açar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anlamayan sensin asıl, yazının başında söyleseydi, bari çocuk varsa da uzaklaştırırdı onu demek istedim, is that ok?

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Bu yazıları 16 yaşından küçük çocukların okuyacağının tahmin etmemiştir.Ama yanılmış sanırım [:)]

      Sil
  47. Ayrıca sen değil misin altlı üstlü +18 küfürleri eden? Sonra da cinsellik içerikli sübliminallerden bahsediyon olum yaşayan en büyük sübliminallerden biri senin bizzat şahsın :D

    YanıtlaSil
  48. taşağını gezdirenler yesi yeriz. yine kafadan kopardın.

    YanıtlaSil
  49. Ellerine sağlık maykıl reyiz yine harika bir yazı bi çırpıda okudum her zamanki gibi zevkliydi.

    YanıtlaSil
  50. Murat Bardakçı gibi büyük bir adama büyük bir tarihçiye laf etmen gözümdeki itibarını yerle yeksan etti sikko kafa

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yazıyı okudum murat bardakçıya lafı atlamışım gösteriversene

      Sil
  51. Sen kimsin lan sen kimsinde Murat Bardakçıya laf ediyon?

    YanıtlaSil
  52. Sikkofield reyis foreshadowing olayının kralı A Beautiful Mind yani akıl oyunları filminde de mevcuttur.Şöyle ki filmde profesörümüz(Russell Crowe)okulda ders verdiği sirada üniversiteden öğrencılık yıllarından oda arkadaşı olan sarışın eleman onu ziyarete gelir yanında da yiğeni olduğunu söylediği küçük bir kız vardır.İki arkadaş eski günleri yad ederken kız çimenlıklerde koşturur durur çimlerdeki kuşları kovalar fakat izleyicilerin %99.9unun farketmediği üzere bu koşuşturmalarda kuşlar kızdan korkup havalanmazlar çünkü filmin ilerisinde de farkedileceği üzere profesörümüz yanı Russell Crowe abimiz şizofrenidir ve gercekte ne o arkadaşı ne de o küçük kız varolmamıştır.Böylece izleyici foreshadowing olayıyla filmi daha da beğenir.

    YanıtlaSil
  53. gimi faayf.o ye beybi.uzun bir aradan sonra tekrar birlikteyiz yine anasının amı kadar yazmışn amk

    YanıtlaSil
  54. Murat Bardakçı lan bu Murat Bardakçı adamın beynini 10 kere resetlesen kalan bilgi kırıntısıyla ikimizi üst üste domaltır siker

    YanıtlaSil
  55. Hocam yil 2013, subliminal mesaj bilimselligini tartisiyorsun.. Bunun varligini gosteren hicbir bilimsel bir arastirma olmadigi gibi, coca-cola popcorn deneyindeki veriler ise genel bir yanlis anlasilmaya ugramis. Iki uc bilimadami, yapiyoruz, oluyor, beyni sikiyor demesiyle yurumuyor bu is, buna pseudo-science deniyor, adam gibi sonuc veren hicbir makale/klinik calismasi yok konu hakkinda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. okkalı bi h.ss.tir'i hakettin olum.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. bilimsel bir sey savunana "okkali bir hassiktir" diyerek arguman suren, bu kadar cahil bir mal topluma sahip oldugumuza uzuluyorum. bana bir tane makale ya da arastirma gonder varligini gosteren, gostremezsin.. butun bunlar halk hikayeleri.

      Sil
    4. christof koch'un makalesini okuyun, yazıda link'i de var. bilinçdışı olan biten her şeyi depoluyor, siz bilinçli olarak fark etmeseniz bile.

      Sil
    5. Bilimsel araştırma nedir?Bilimsel araştırmanın bilimselliğinin kriteri nedir?Kaç bilim adamının bir konuda araştırma yapması senin için yeterlidir?Peki herhangi bir konuda bilimsel araştırma yapılana kadar ağzımızı açık bekleyecek miyiz, hiç konuşamayacak mıyız?Sen bilimsellik beklerken adamlar bilmini ilmini sökmüş yutturuyor bile.Ayrıca hiç bilimsel araştırma yok demişin sonra da bir kaç bilim adamının ben yaptım oldusu ile yürümez bu iş demişsin.Bir kaç bilim adamı mı sana yetmiyor, yoksa konu, senin bilimsellik anlayışının senin düşündüğünün söylenmesi ile ilgili olması mı?Bir de bunları yazıp bilimsel bir şey savunan olmuşsun ya artık ne diyelim bol bilimsellikli günler sizlere.

      Sil
    6. annapurna özetlemiş meseleyi. durum bundan ibaret.

      insanlar sadece inanmak istediklerine inanıyorlar maalesef.

      Sil
  56. Murat Bardakçı gibi büyük bir adama büyük bir tarihçiye laf etmen gözümdeki itibarını yerle yeksan etti sikko kafa
    Sen kimsin lan?

    YanıtlaSil
  57. Murat Bardakçı lan bu Murat Bardakçı adamın beynini 10 kere resetlesen kalan bilgi kırıntısıyla ikimizi üst üste domaltır siker

    YanıtlaSil
  58. Sen kimsin lan sen kimsinde Murat Bardakçıya laf ediyon?

    YanıtlaSil
  59. Murat Bardakçı lan Murat Bardakçı adam senin yaşın kadar dil biliyor.

    YanıtlaSil
  60. yazı internette dönen subliminal örnekleri şahane bir şekilde bir araya getirmiş.bu bakımdan artık birine bu konu anlatılmak istendiğinde fellik fellik gezmeye gerek yok.direk bu sayfadan konu anlatılabilir.ancak olayın iyi anlaşılması için yazının tek seferde okunmaması daha yerinde olur.çünkü çoğu video linkini izlemeden geçtim çünkü epey yoruldum okurken.bu yüzden tekrar okuyup videoları izlemek istiyorum.emeğine sağlık.arayı açmadan daha sık yazmanı bekliyoruz.

    YanıtlaSil
  61. murat bardakçı birdir,tarih onun kulu ve elçisidir.

    YanıtlaSil
  62. Murat Bardakçı lan bu Murat Bardakçı adamın beynini 10 kere resetlesen kalan bilgi kırıntısıyla ikimizi üst üste domaltır siker
    Sen kimsin lan sen kimsinde Murat Bardakçıya laf ediyon?
    Murat Bardakçı gibi büyük bir adama büyük bir tarihçiye laf etmen gözümdeki itibarını yerle yeksan etti sikko kafa

    YanıtlaSil
  63. -Sikki yorumları açmasaydın keşke. Murat Bardakçı kavgası çıkartmış adamlar.

    -Dünyayı manipüple ettiler diyorum adamlara . Murat Bardakçı kavgası çıkıyor.

    -Ayrıca ellerine sağlık.Birde bende elimden geldiği kadarıyla yazılar yazmaya , bilinçlendirici belgesel tanından videolar hazırlamya çalışıyorum.Bir kaç kişiyi uyandırabildiysem , uyandırabileceksem senin yardımınladır senin sayenledir sikko.Her eve lazımın la.

    YanıtlaSil
  64. Murat Bardakçı lan bu Murat Bardakçı adamın beynini 10 kere resetlesen kalan bilgi kırıntısıyla ikimizi üst üste domaltır siker
    Sen kimsin lan sen kimsinde Murat Bardakçıya laf ediyon?
    Murat Bardakçı gibi büyük bir adama büyük bir tarihçiye laf etmen gözümdeki itibarını yerle yeksan etti sikko kafa

    YanıtlaSil
  65. Afgerin sikko. dcfreemason, THELIGHT vs gibi 1 çok youtube aktivistinden izlediğimiz şeyleri bu memleket insanına anca bu uslupla anlatabilirsin. Bu konuda seni kutluyorum. Ancak bütüüün bu anlattığın meseleleri basit bir gelenler belgeselinde de pektabi bulabiliriz. Senin eksiğin Din ekseninde takılman. Olayı dualite ile sadece iyiler ve kötüler şeklinde irdeliyorsunuz. Bu da algınızı kısıtlıyor. Bu sistemi kuran ve yöneten varlıkların dinle veya şeytanla 1 alakası yok. Din ya da Dualite yalnızca kitleleri yönetmek için güzel 1 araç. Bu nedenle sadece "bunlar satanist a.k" diye bakarsanız meselenin özünü kaçırırsınız. Kaçırmamak için okultizm hakkında araştırma yapmak gerekiyor sikkocuğum. Hadi öptüm gıdından..

    YanıtlaSil
  66. Murat Bardakçının namusu benim namusumdur!

    Murat Bardakçı lan bu Murat Bardakçı adamın beynini 10 kere resetlesen kalan bilgi kırıntısıyla ikimizi üst üste domaltır siker
    Sen kimsin lan sen kimsinde Murat Bardakçıya laf ediyon?
    Murat Bardakçı gibi büyük bir adama büyük bir tarihçiye laf etmen gözümdeki itibarını yerle yeksan etti sikko kafa

    YanıtlaSil
  67. yazının devamı nereye gitti? burda bitmiyodu bu yazı.

    YanıtlaSil
  68. Sikko anasını sikip bırakmışşın helal olsun sana. Yeni yazını bekliyoruz.

    YanıtlaSil
  69. http://www.youtube.com/watch?v=b_n3B3J1KwA izleyin gençler. Çok faydası olacaktır.

    YanıtlaSil
  70. Murat Bardakçı lan bu Murat Bardakçı adamın beynini 10 kere resetlesen kalan bilgi kırıntısıyla ikimizi üst üste domaltır siker
    Sen kimsin lan sen kimsinde Murat Bardakçıya laf ediyon?
    Murat Bardakçı gibi büyük bir adama büyük bir tarihçiye laf etmen gözümdeki itibarını yerle yeksan etti sikko kafa

    YanıtlaSil
  71. Cok temiz yardirmissin la

    YanıtlaSil
  72. bir çırpıda okudum,herzamanki gibi harika bir yazıydı.
    çip olayını görünce paylaşmak istedim,no.6 isimli bir animede aynen bu olay işleniyor.insanların vücuduna kimlikleri yerleştiriliyor.hükümete itaat etmeyenler parazit arılar tarafından 'yok ediliyor'.
    animelerle içli dışlı biri olaraktan,yugioh ta olduğu gibi hellsing,code geass,fairy tail,zetsuen no tempest,fullmetal alchemist brotherhood ve daha birçok animede illuminati &subliminal mesajlara ulaşmak mevcut.hatta bir yazınızı sadece animelerle ilgili yazsanız bu kadar eder,o denli net konuşuyorum.
    artık yeni bir animeye başladığımda 'he illuminati mi yine?çok sıradan'der oldum.onların yapmak istediği de buydu sanırım.
    zamanınız olursa bahsettiğim animelere bakmanızı öneririm,bu animelerde illuminati ve mesajlar yalnızca sembollerle verilmiyor,konuşmalarda da bolca yakalamak mevcut.
    iyi akşamlar.

    YanıtlaSil
  73. çok önemli yerlere değinmişsin, sikilmesi gereken adamları da sikmişsin. şu freud mevzusu benim de kafama takılmıştı ama araştırmamıştım iyi oldu bu. farkındalığını öpeyim sikko.

    YanıtlaSil
  74. göstere göstere yapıyorlar, bildiğimiz halde bakıyoruz izliyoruz lan. Sikko sayende her boku öğrendik be olm eyvallah, da şimdi ne bok yicez lan. Oturuyorum anlatıyorum arkadaşlarıma 2-3 saatimi ayırıp, adam soruyor "biliyorsun, görüyorsun eyvallah ama buna karşılık ne yapıyorsun?" abi içimizdeki güç eyvallah, hakkaten güçlüyüz toplu halde falan ama. Saat 11.30, yazıyı okudum ama elim kolum bağlı sadece yorumluyorum anasını satayım. Neyse olm en azından aylarını ayırıp bizi bilinçlendiriyorsun amk, yırttın sen öbür tarafta , at kafası seni.

    YanıtlaSil
  75. Oğlum sen kimsin Murat Bardakçıya laf ediyorsun lan? Murat Bardakçı lan bu Murat Bardakçı
    Adamın babası ve dedesi mason. Senden iyi biliyor bu işleri cahil


    Murat Bardakçı lan bu Murat Bardakçı adamın beynini 10 kere resetlesen kalan bilgi kırıntısıyla ikimizi üst üste domaltır siker
    Sen kimsin lan sen kimsinde Murat Bardakçıya laf ediyon?
    Murat Bardakçı gibi büyük bir adama büyük bir tarihçiye laf etmen gözümdeki itibarını yerle yeksan etti sikko kafa

    YanıtlaSil
  76. güzel yazı eline sağlık

    YanıtlaSil
  77. güzel bir yazıydı ama ülkedeki sorunlara daha çok el atalım her türlü dalyarak ülkemizde istediği gibi cirit atıyor

    YanıtlaSil
  78. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  79. şu amına kodum yorumlarını kapat orospu çocukları özellikle propaganda yapmak için geliyor anlattığın şeyleri burda uyguluyorlar amk sikko bi bok bilmez sikko komplocudur onlara inanan ergendir cahildir imajı vermeye çalışıyolar hele sözlüklerde senin hakkında destan yazanlara bitiyorum kibirlerini kıvırıp götlerine soktuğum gavatları. Bloga yeni gelenler yazıdan önce yorumlara bakıyor sonra ya yazıyı okumakdan vazgeçiyor ya da açık aramak için daşşak geçmek için inanmamak için okuyor amk sikecem belanı kapat şu yorumları nasıl bir dünyada yaşıyoruz anasını sikeyim burda 2 aylık emek var anasının amı gibi yazı var her yazıyı destekleyen kaynak var cool görünme çabalarını siktiğim pezevengi o öyle değil diyip elde avuçta birşey olmadan sövüyor. İnsanlık her türlü pisliği hakediyor hak veriyorum adamlara bunları sikmeyip ne yapsınlar kurunun yanında yaş da yansın kabul amına koyim yeterki şu beyinlerine sıçtığım kibirli pezevenkleri belasını bulsun

    YanıtlaSil
  80. New World Order'ın neden kötü bir oluşum olduğuna dair bir yazın var mı merak ettim?

    YanıtlaSil
  81. Seni çekip çıkartanı sikeyim 4 saat 45 dakika sürdü yazıyı okumam, bütün linkleri açtım tek tek. Sen 1 ayda yazdın diye biz de 1 ayda mı okuyalım illa?

    YanıtlaSil
  82. Umarım bu işten hiç sıkılmazsın sikko arkadaşım. Ayrıca Atlas Jet in "70 santimin kıymetini oturanlar bilir!" şeklideki reklamını gördüğümde aklıma sübliminal mesaj gelmediyse götüme buz soksunlar

    YanıtlaSil
  83. hacı anlamadığım bişey var. önceki yazılarında bu orospu çocuklarının dünya nüfusunu azaltma amacında olduğunu söylüyordun. lusiferyan inanışa göre total nüfusun 300 bilemedin 500 milyon olması yeterlidir gibi durumu anlatıyordun işte. peki bu amın oğulları çoluk çocuktan başlayarak 7'den 70'e sex sikiş sokuş mesajları ile ne diye nüfusu patlatmak istesin. neyi kaçırıyorum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu olaya sikko gibi 2 taraftan yaklaşmak istiyorum.
      1- Ticari kaygı
      şirketlerin reklamlarında bu 25. kare ile sex yazıları veya a.cık-y.rak-g.t göstermeleri tamamen seni çekme amaçlı. Yani git çocuk yap diye değil. Nasıl yolda yürürken taş gibi bi hatun görünce uyarılıp dönüp tekrar bakıyorsan, bu tür reklamlarda da hiç ilgin olmasa bile bu subliminal en azından iyi yaklaşmanı sağlıyor. Mesela ben bi mühendis adamım ve dansla hiç ilgim olmaz. Ama şu reklamı gördüğümde bi an önyargılarımı ve dansı sevmememi unutup "dans ne güzel şey lan" demiştim. Tabi logoya dikkatli bakarsan o huzurun aslında meme ye eşit olduğunu görürsün:
      http://www.slightlywarped.com/crapfactory/subliminal/dance.htm
      ( daha fazlası için http://www.slightlywarped.com/crapfactory/subliminal/)
      yani adamın tek derdi seni çekmek.

      2- asıl senin sorunla ilgili kısım, hani hem dünya nüfusunu azaltmak isteyip hem de heryere sex yazan ilimunati şakirtleri hangi düşünceyle bunu yapıyor.
      Burası biraz daha karışık bence, ama çok da mantıksız değil. Yine 2 kısıma ayırırsak burayı da
      a-şimdi öncelikle dünya nüfusunun artması, doğumların artması bu adamlar için kötü birşey değil, şimdilik. hatta güzel bir olay, sömürecek "obey" edecek daha fazla insan, daha fazla katma değer katacak bu da tabiki patronların işine gelecek. olası bir 3. dünya savaşı nükleer bir savaş olacağından, o nüfus illa ki düşer 500 milyona =)
      b- diğer noktaysa, her yere sex yazmak, etrafa yrak krek resimler çizmek doğum olaylarını arttırmaktan çok daha tehlikeli bir şeye önayak oluyor. Yeni nesli köreltiyor. ki zaten tee 1969 yılında aya gidip gelmiş insanlığın sonraki 40 küsür yılda hala benzer teknolojide olması ( internet o zaman da vardı, kimse bana facebook u twitter i ya da i phone u teknoloji diye sunmasın) bu konuda başarılı olduklarını gösteriyor. Peki bunu nasıl yapıyorlar ? yine içgüdüleri kullanarak :) şöyle ki insan nefsine hakim değildir. hep skişmek, yemek içmek sıçmak ister, ama çalışmak, üst insan olmak, sorumluluk hoşuna gitmez. Sana sadece bunu tetiklemek kalır. Daha da ilginci, bu tetikleyen herneyse ona bağımlı olur ve sevmeye başlarsın. örnek vereyim de daha iyi anlaşılsın. Şu anda sikko beğenmese de eğitim insan için bir gerekliliktir ama kimse okulu sevmez di mi. Dersler filan sıkıcıdır ama iyi bir eğitim insanı geliştirir ve topluma yararlı hale getirir. Şimdi senin bi çocuğun var ve onun iyi bi eğitim almasını istiyorsun. Okula gönderiyorsun filan. Çocuk illa ki sıkılacaktır. İşte bu noktada, eğer yavşak bir dayıya sahipse bu çocuk ve dayısı "yaaa bırakın okulu ne yapacak, okuyup dünyayı mı kurtaracak bırakın rahat rahat hayatını yaşasın çocuk" derse, o çocuk "aaa demek böyle bir seçeneğim varmış. o zaman neden kasıyorum ki ? hem dayım da destekliyor" der ve kötüsü hayatını sken dayısını " beni bi tek dayım anlıyor" diye sever. İşte bu adamların yaptığı da bu, pembe diziler, magazinler insanların a.cık-yar..k peşine koşmasını ve bunun çok doğal olduğunu düşündürüyor. bu tür subliminallerle de çocukların beynini skiyorlar. Aklı fikri büyük yrraklı yada dolgun memeli birini bulmak olan böyle bi nesilden sen nasıl marsa koloni kurmasını ya da ışınlamayı bulmasını bekleyeceksin ki ? bu neslin yapacağı en iyi şey 3. dünya savaşında nükleer bombaların altında romantik bir akşam yemeği yiyip son skişlerini gerçekleştirmek olacak.

      Sil
    2. Bilinçdışı sürekli aynı anda her türlü mesajı kabul etmektedir. Ama 2 tür mesaja beynimizin amigdala zımbırtısı aşırı tepki vermektedir. Bunlardan birincisi ölüm, diğeri ise yaşam. Bu insanlığın hayatlarını devam ettirmesi için yaradan tarafından beynimize koyulan bir mekanizmadır. Yani insan dahil tüm canlılar böyledir. Ölüm duygusunu filmlerde olan şiddet vurma kırma ile, yaşamı ise cinsellik içeren temalarla zihnimize pompalar şerefsizler.
      O arabanın yanında "Sex" yazan kelime bilinçdışına girdiğinde istemsiz olarak o arabaya daha fazla ilgi duyuyorsun

      Sil
  84. Murat bardakçı?? büyük tarihçi??? siz bu sikkoyu ve onun gibi düşünenleri hiç anlayamamışsınız. Çok güzel yazılar sikko sen vve bu blog hiç ölmesin.net

    YanıtlaSil
  85. hacı adult swim kanalın adı olacak onu düzeltde itin köpeğin ağzına laf verme sonra orayı cımbızlayıp tüm yazıya bok atmaya kalkacaklar dalyaraklar

    YanıtlaSil
  86. lan murtaza dallaması bu blogun başından itibaren, hatta şu okuduğun yazıda son kısımda foxun yediği yaraklarda illuminati elitlerinin mason amcaların kendilerini nasıl ayağğa düşürdüklerini insanların gözünde inanılırlığını nasıl azalttıklarını anlatıyor amınoğlu esteban! sen kalkmış bardaşkı mason dedesi mason bilmem ne diyorsun. bre gavat bunu bardakçının yapması gayet normal değil mi ? ya da bunu bardakçıdan başka biri yapsa anormal olmazmıydı amçükü leyla?

    YanıtlaSil
  87. okudum bitti senin ben amk süper olmuş yazı

    YanıtlaSil
  88. Helal olsun,çok güzel bir yazı olmuş. Yine bi kaç herif muhalefet olmuş. Bi kaçla kalmaz binleri bulur bu sataşmalarla beraber. Bu işin şeyi bu zaten. Takılmamak lazım. Önüne geleni ekşide de yazar yapıyorlar falan.. neyse.

    YanıtlaSil
  89. Şimdi söyleyeceğim şey konuyla ilgili mi değil mi bilmiyorum. Sikimde mi? Zerre umrumda değil. Genellikle şu Sübliminal mesaj falan konusu geçtiğinde, zihni 15'lik orospu gibi sağa sola yönelen denyo insanların tipik tepkisi ''yeaa aq biz sübliminal illuminati falan 4-5 sene önce bakardık amk boş işler çoluk çocuk işi :Dd.dD.dD'' budur. Ulan amına koyayım sanki kendisi ABD Dışişleri Bakanı orospu çocuğu. Facebook'a girdiğimde şu sağ tarafta yukarıda her dakika Okey Plus Çip kazanan orospu çocuğu bu bahsettiğim. İnsanlara bu tür konuları komik bir şeymiş gibi lanse ediyorlar. Bence bununla ilgili bir yazı yazmalısın Sementha, yazı yazmıyorsan da değin bu konuya it, senin blogundaki çoğu şey insanlara ''komik'' diye yaftalattırılıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. türkiye'nin savaşa girmesi dışında hangi olayı ciddiye alır ki Türk genci?

      körlere gördüremezsin, sağırlara işittiremezsin. önyargılara karşı yapacak çok fazla bir şey yok, ben sövmeyi tercih ediyorum. gariptir işe yaradığı da oluyor :)

      Sil
  90. Domdom'un suratında da sex yazısı çıkacak sandım ödüm patladı lan.

    YanıtlaSil
  91. moruk, geçen bununla ilgili bir video izlerken yine kıllanmıştım. şu picnic filminin üzerine bir düşmeli, araştırmalı.

    çünkü saniyede 24-25 kare herneyse, akan filme, saniyenin 3000 de 1 inde görüntü eklemek nasıl bir teknikle yapılmıştır o zamanlarda, bir açıklama gerek buna.

    onu haricinde sadece simgesel olarak değil, daha farklı boyutlarda da kullanılıyor bana kalırsa. örnek şu blow lafının geçtiği ağzını açmış kadına doğru gelen sandviç reklamı. orda kelimeyi nasıl kullanmışlara, mesela bir diyalogda da benzerinin yapılmsı gibi.

    eminim ki, kelime oyunları, senaryo öğeleri vs. gibi, sadece göze yönelik değil, daha birçok kullanım alanını keşfetmişlerdir bunun ve kullanıyorlardır.

    koly gele adamım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet onun için Vicary ayrıca özel bir cihaz kullanıyor zaten. yoksa normal film bandıyla yapılamaz saniyenin 3000'de 1'i olayı.

      Sil
  92. olmuş bu yazı da. özellikle son kısmını beğendim. amerikan medyasının özel eğitimli manipüle askerlerine değinemen iyi olmuş. açıklamar da gayet başarılı. (el kol hareketleri mimikler.. vs.vs..)
    tebrikler reyiz. buralardaysan buralardayız. yazılarının devamını bekliyoruz.

    YanıtlaSil
  93. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  94. yakında burda gözlerimi bozucam amk

    YanıtlaSil
  95. alice ve oz büyücüsünü merakla bekliyorum

    YanıtlaSil
  96. maykıl reyiz eline sağlık öncelikle. bir filolog olarak yazının üslubundan çok içeriğine odaklanılması gerektiğini söylemeliyim. şahsen bu filmin iyi bitmeyeceğini ve kesinlikle bu konularda türkçe ciddi bir roman yazılması gerektiğini düşünüyorum. ayrıca bir soru sana: neden türkiye'de yüzüklerin efendisi ayarında bir kitap yazabilen adam yok? genişletirsek neden dünyada böyle ikinci bir adam daha çıkmadı?

    YanıtlaSil
  97. Ellerine sağlık hocam, şahane bir yazı olmuş.Araştırmalarından ve tespitlerinden dolayı tebrik ederim.

    YanıtlaSil
  98. reyiz döktürmüşsün yine, yazını okurken aklıma birşey takıldı sorayım dedim hani yapılan o bahsettiğin araştırmada kobaylara gösterilen resimlerde herkez karşı cinsine ilgi duyuyormuş resimleri ona göre görüyormuşya ota boka sex yazılmasındaki amaç iki cinsede hitap ettiğinden daha geniş kitlelere hitap etmek istemeleri olabilirmi?

    YanıtlaSil
  99. sikko kardaş ''kubilay aktaş'' hakkında bilgin var mı?

    YanıtlaSil
  100. kardes Devil May Cry in son oyununu oyna akilda bir iki sey oturuyor subliminal mesajlar ve bilincaltiyla alakali.

    YanıtlaSil
  101. aslında fullmetal alchemist ve Hellsing de direkt göndermeler mevcut pekte subliminal diyemeyiz. Özellikle Fullmetal tamamen okült göndermelerle dolu. Bunların satanizmle 1 alakası yok ayrıca. Bu illuminati dalgası malesef ayağa düşmüş durumda. Her göz illuminati değil, her pentagram da satanist değil. Bunlar eski bilginin kullanım şekline göre kötü olarak algılanmış ve paradigma böyle şekillenmiş. Bıçak ile adam da öldürebilirsiniz, güzel yemek yapmak için de kullanabilirsiniz.

    YanıtlaSil
  102. hepsini okudum lan şahane devamını beklerim street fighter da sakura ya şaşırdım

    YanıtlaSil
  103. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  104. http://www.youtube.com/watch?v=rbvxW4aGNUQ.Adam illüzyonist ve sana zihnin nasıl yönlendirilebileceğini ilkokul çocuğuna anlatır gibi bir örnekle anlatıyor.Hem de reklamcıları kullanarak.Ama insan olmaya görsün sağır sen istediğin kadar bağır...

    YanıtlaSil
  105. Michael bir sorum olacaktı. Bu sex veya cinsellik amaçlı subniminal mesajlar sadece ticari anlamda iyi satış elde edebilmesi için mi insanların beynine enjekte ediliyor? Bunun yanında yatıp kalkıp sex düşünen bir dünya meydana getirip istedikleri herneyse, bunu başarmalarında da etkin rol oynuyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazının devamını yani ikinci partını gözden kaçırdıgım için sordugum sorunun cevabını gorememişim :) Tümüyle baktıgımda, " Sadece çoğal, itaat et ve tüket" emri, aslında soruma cevapmış. Teşekkürler diyerek kendi sorumun cevabımı vermiş bulunuyorum.

      Sil
  106. yazı yine çok güzel ve açıklayıcı olmuşda şu arka plandaki fotoyu değiştirsen diyorum okurken zorlanıyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. blog'un sağ tarafında üstlerde tema seçenekleri var paşam. onlardan birine tıkla, bir süre bekle, tema değişecek.

      Sil
  107. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazdıklarına sende inanmıyorsun bence.Sikkofield kendi uslubuyla yazıyor ve kopyala yapıştır bir şeyini görmedim ben..siktir git orhankoxp.

      Sil
  108. Ne zamandır yoruma kapalı yazcam yazamıyorum söyleyemiyorum bir türlü sonunda buldum bi fırsat. senden allah razı olsun her kimsen allah bin kere razı olsun senin yazdıkların bana öyle bi kapı açtı ki araştırdıkça kayboldum. şu an geldiğim noktaya sadece şükür ediyorum. salak bir insan değilim söyleneni kabul edecek seninde devamlı dediğin gibi fazlaca sorguladım ama sen başlangıcısın kardeşim benim gerçeklerimin allah bi kere daha razı olsun lan ne diyim ben sana.

    YanıtlaSil
  109. Bu çip konusu ile ilgili Fringe adlı diziyi de bir incelemek lazım mesajlar detaylar vardır mutlaka. Diziyi bitirmiş olmama rağmen diziye kapıldığım için hiç dikkat edemedim.

    YanıtlaSil
  110. nerde kaldin pic! simdi basliyorum yazini okumaya. cok yasa sikkofield. isim gucum yokmus gibi musaf carpsin her gece seni okuyorum, site bitti yorumlari okudum, pembe dizi gibisin, polisiye roman gibisin.

    YanıtlaSil
  111. orada "So good, you'll suck dick" degil de "So good, you'll suck slick" yaziyor sanki, kaygani yalayacaksin, anlaminda... Bir de bi zamanlar babannemin izledigi "mavi ruya" diye bi dizi varrdi Samanyolu TVde. lusiferler orgutler hak getire. bi ara bi baksana ona, ifsa ediyorlardi sanki.

    YanıtlaSil
  112. sikko sana şu ufolarla ilgili bişeyler soracam. carl saganın "contact" kitabının filmini izledin mi ? oradan çok malzeme çıkar bence. finansman sağlayan zengin adamdan birlik mesajı veren uzaylılara filan. izlemediysen bi izle az münazara edelim.

    YanıtlaSil
  113. yazı guzel elıne saglıkda sankı senın bu arka plan resminde sımsegın caktıgı karenin hafif sol ust kosesınde iri bir gogus mu goruyorum yoksa ırı bır g.t mu ne ? vermek ıstedıgın mesajı anladım sikko şifreni cozdum. lan benım gmaılımde yokmus senın yuzunden almak zorunda kaldım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. blog'un arka planı blogspot'a ait, var olanlardan birini seçtim. düşük ihtimal de olsa belki vardır bir şey ama o kadar da paranoya yapma kaynatasız.

      Sil
    2. haci 1 senedir takipteyim seni yazı güzel olmuş bide bu kıyamet alamet uydurmalarına el atsan diyorum hz isa gelece deccal çıkacak falan filan insanımız biraz uyansa diyorum ben de kendi çapımda yazıyorum ama sen bi başka yazıyosun göt adam

      Sil
  114. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  115. Eline sağlık güzen anlatım olmuş resimleri de iyi derlemişsin okuyana kadar 5 posta attım amk.

    YanıtlaSil
  116. Sikko yine dokturmussun.
    Yalniz bir ara kufuru kesmistin yine basladin, hayirdir :)

    Mehmet Akin

    YanıtlaSil
  117. Teşekkürler. Bu ülkenin en büyük sorunu belki de içimizde yaratılan kompleks.

    YanıtlaSil
  118. sikko hacı bu resimlerin bazıları çıkmamış düzeltir misin sana zahmet ?

    YanıtlaSil
  119. videolar açılmıyo onlara bir el atsan .

    YanıtlaSil
  120. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  121. sikko reyiz gene fena bi yazı olmuş saygılar ama yarak hasan kardeşimiz çok değişikmiş bariz sesli güldüm amk asdgsagfdsggaf

    YanıtlaSil
  122. Sevgili Maykıl
    Öncelikle ellerine sağlık. Ufak bir şey ilave etmek istiyorum
    Ufak çocuklarda Televizyonu kötülemekle ilgili özellikle 0-7 yaş arası okul öncesi döneminde bu kötüleme çok bir işe yaramıyor direk olarak Televizyonun kaldırılması gerekmektedir. Verilen mesajlar doğrudan bilinçdışına ve beynin yapısını değiştirir şeklindedir. Hatta TV izleyen çocukların otizme benzer davranış sergilemeleri..
    Zaten büyük insanlarada zararı olduğundan pek ortalıkta durmasının anlamı da yok
    Bu yaş döneminde çocuklar bilinçdışına aktarılan veriler konusunda çok hassaslar. Örnek verecek olursak ilk sevgiyi çocuk annesinden öğrenir bu da genellikle beslenme davranışı sırasında olur bu nedenle yetişkinlikte yeme davranışı aynı zamanda bir paylaşım aracı olmaktadır. Örneğin sevdiğimiz bir arkadaşımız geldiğinde onu yemeğe falan götürme ve d.
    Bu herifler de bunu bildiklerinden özellikle çocukları çizgi filmlerde, bilgisayar oyunlarında yoğun subliminal içerikli mesajlar ile donatırlar

    YanıtlaSil
  123. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  124. Senin hazırlaman 2 ay sürmüş,benim okumam 2 sene sürer herhalde,özümü unutamam,Am Göt Meme

    YanıtlaSil
  125. Yazının başına +18 eklesene ulan.Gözümün nuru gitti okurken.Resmen göz zinası yaptım sayende

    YanıtlaSil
  126. Sikkofield kardeşim gerçekten uzun ve meşakkatli bi çalışma olmuş ve eminim ki bunlar, sadece %1'i falandır. Reklam olayı yaklaşık 100 yıldır var ve emin olun kesinlikle kullanıldı bu ve benzeri öğeler. Emeğe saygı beyler Sikko kardeşimize +rep :D

    YanıtlaSil
  127. Hareketli resimler gözükmüyor moruk

    YanıtlaSil
  128. Bu a.q ibineleri şeytana tapıyorlar beyler. Bu sex yazıları vs. sadece ve sadece milletin sapıtması, aklının fikrinin sikiş dışında bir şeye çalışmaması için yapılmaktadır. Nitekim ortaokul lise yıllarımızı hatırlayın işimiz gücümüz kızın eteğinin altını görmekti. Al işte a.q 16 sene eğitimi AM üzerine kurulu. Yoksa 16 senede verilen bu salak eğitimin kralını 7-8 senede verirsin. Yürü be sikko kim tutar seni. Yazının "uzunluğu" hiç bu kadar keyif vermemişti :D:D Alın size süblümünal mesaj :D

    YanıtlaSil
  129. eline sağlık emek vermişin güzel olmuş.

    YanıtlaSil
  130. okurken baya bilgilendim ve eğlendim sağolasın sikko

    YanıtlaSil
  131. http://www.youtube.com/watch?v=MISAxlwRmIU reklamlar konusunda gayet haklısın fakat cizgifilmleri hala bi mantıga oturtamadım hele bu disney tam orospu çocuguymuş iyi ki birer tecavüzcü birer yarrak müptelası olmadık yukarıdaki linkte ve daha milyonlarca örnekte oldugu gibi hepsi birer tesadüfse ve bunun tesadüf oldugu ıspatlanırsa bu uğurda götünü verecek 1 milyon kişi bulabilirim amına koyim

    YanıtlaSil
  132. http://www.turseng.com/2013/02/kaz-tuyu-iskencesi-kaz-tuyu-urunleri.html

    KAZ TÜYÜ GİYSİLER ALMAYIN !!!!

    YanıtlaSil
  133. En güncel yazın bu oldugu için yorumumu buraya yapıyorum çünkü farkındalık yazının altına yazsam belki görmeyebilirsin.öncelikle birader yine 10 numara bi yazı olmuş,ellerine sağlık.bu konuyu araştırıyodum,tam da üstüne denk geldi.5 aydır seni okuyorum,yazılarındaki bi kelimeyi google da aratarak ordan başka bi konuya ordan digerine daldan dala daldan dala derken illuminatı konusunda baya aydınlandım.özellikle şu farkındalık konusu.son 3 ayda bu farkındalık yüzünden öyle bi adam oldum ki,hiç bişey den keyif almayıp insanları da daha iyi gözlemleyip etrafımdaki şekilcileri de görmüş oldum.ama bu farkındalık konusu yada illuminati konusunu etrafımdaki ‘bi o anlar’ diyip,konusabileceğim adam yok.bu da ayrıyetten koyuyor adama.millet her gece yastıga kafasını koydugunda bu gece hangi kızı,erkegi düşünüp de uyusam diye düşünürken ben bunları düşünür oldum.her gece 2de yataga yatıp,7de uyuyorum.bazende saatlerce bi adamın davranışı yada ettigi bi lafı düşünüyorum.çok boktan bi durum olsada,sayende kaptıgım bu farkındalık insanda 3.gözün açılmasını saglıyor.neyse hacı cok uzattım,zaten ucumda bitti yazamıcam 0.7 ucu olan var mı?
    Özet:sorma ne haldeyim,sorma kederdeyim,sorma yangınlardayım zaman zaman.
    Ayrıca bölümüm gereği farkettigim,orta doğu ve balkanların gelmiş geçmiş en büyük subliminal mesajını da sizle paylaşayım. Gıd AM ühendisliği hehe.

    YanıtlaSil
  134. Eline sağlık Sikko Başkan, sağda solda okuyorum çok ciddiye aldığımdan değil ama rahatsızlık veriyor, "Ulan" diyorum "Bu adam benim beynimi açtı, yıllardır duyup hiç ilgilenmediğim 'illuminati' kavramını öyle bir anlattı ki büyük resmi gördüm, anlam kazandı birşeyler". Metin yazarı olarak yıllardır ertelediğim blog olayını bu herifin yazılarında gazlanarak hayata geçirdim. Bilmeden tanımadığı bi adamın hayatına birşey ekledi! Bu bile ne kadar önemliyken, gevşeğin biri çıkmış "Ama adam para kazanıyo" diyebiliyo. Ulan kazansın, sana giren çıkan ne amk. Benim açımdan anasının ak sütü gibi helaldir. Ortada hayvani bir emek, zeka var, kör müsün? Sen yaz bir paragraf bakalım neler sıçıyosun? İnternet ortamı rahat ortam tabi, giydir giydirebildiğin kadar... Neyse, aynı hızda devam et Sikko...

    Bi de otel açmışlar lan, ben yazdım da sen gördün mü merak ettim... aha link, yazıyı kes ;) http://www.horusparadise.com/tr/indextr.html

    YanıtlaSil
  135. tek kelime harika yazı olmuş ve fuck illuminati parçası herkese gelsin;
    http://www.youtube.com/watch?v=rmmEXecsOxM

    YanıtlaSil
  136. Sikko emeğine, çabana, beynine sağlık yine yardırmışsın, ilk bölümü şimdi okudum, 2. bölüme de bakıcam şimdi, çocuklara mümkünse çizgi film izlettirmeyin, ben eş dost çocuklarına bunu söylüyorum, pepee hiç yoktan iyidir, orda da var mı bu tür şeyler bilmiyorum ama sanmıyorum. Sağ olasın yine paranoyak oldum sayende :) Her yazından sonra bir süre sayko takılıyorum ama kendime geliyorum yazıların sayende :) O değil de porno kategori bilgin de benim kadar varmış, adult, milf filan gece gece iyi soktun aklıma :) Şaka bir yana senden ricam bizim ülkede bu tarz subliminal olaylar ne seviyede acaba? Bizim çizgi filmlerde de var mı? Bilgin varsa cevap verirsen iyi olur, tekrar emeğine sağlık, kal sağlıcakla, o sigarayı da bırak, hem laf sokuyon hem içiyon amk :) ...

    YanıtlaSil
  137. KİTAP YAZ ALMIYANI SİKSİNLER

    YanıtlaSil
  138. şimdi sikko usta iyi güzel yazıyorsun fakat ben şöyle de bi yazı buldum,bi göz atsan?
    http://www.taylandemiray.net/2012/08/michael-sikkofield-gercekleri.html#.USLKcKWGHnY

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu çok önceden başka birinin blogunda okudum aynı yazı. biri yazmış ve birileri aynı yazıyı paylaşıyor. Oldukça erkençe yazılmış bir yazı. Bu adamın para kazanması yada popüler olması yazdıklarının doğruluğunu etkilemez. Para kazanıyorsa kazanır kimene? Neden nefret etmeliyiz para kazandı diye? Anlattıkları gerçek!
      Üstelik dahi yada tapınılacak bi kişilik de diil birçoklarımızın hissettiği ''lan garip bişeyler dönüyor'' dediği gerçekleri somutlaştırıp belkide sağdan soldan derleyip Türkçeleştirip gözler önüne seriyor bunda nasıl bi yanlışlık var? Saçmalayanlara tamah etmeyin. Gerçekleri söyleyenleri dinleyin. Sikkkonun tavsiye ettiği linklere de bakın.

      Sil
    2. Ergence yazamamışım. erkence olmuş

      Sil
  139. Tum gizemleri tek tek cozuyoruzda senin uzerinde sır perdesi daha kalkmadı birader kimsin nesin neyin neyisin anlasılmıs degil ama bu yazılarını okumaktan alı koymuyor beni seni ancak ejderha dovmeli kız a havale ediyorum anca o bulur seni :D

    YanıtlaSil
  140. Ossurarak okudum sikko reyiz. Bazen diyorum bu sikko da mı bunlardan eminem gibimisin lan sen isyan edip onlara deşifre ediyon :D Yinede okuyorum sövüşlerim seninle reyiz. Boş durma mk sürekli yaz seni beklemekten götümde sivilce çıktı.

    YanıtlaSil
  141. dostum gif'ler (swf) bende açılmıyor. neden ki?

    YanıtlaSil
  142. Emeğine eline sağlık. Selametle...

    YanıtlaSil
  143. bu kadar kanıttan sonra hala aksini savunan tipler yok mu var tabi ama bu da bir bilinçaltı sonuçta , insanın bilinçaltına bunu kabullenemeyeceği bir duygu gizli . siktimin kibri herşeyi kuşatıyor maşallah.

    YanıtlaSil
  144. Taylan Demiray sana kafayı fena takmış Sikko :) Lan reklamdan o kadar para kazanıyo musun :) Vay amk biz boşuna bunca sene bu blog işine girmemişiz :) Ama kusura bakma be Sikko ben adblock'çu olduğum için hayatta reklamla filan uğraşmam, kim ne kazanıyosa helal-ı hoş olsun ama internetten kimseye para kazandırmam, sonuçta burası özgür paylaşım ortamı, yazarsan okuruz, yazmazsan okumayız, bu kadar basit ;) ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her ne kadar Sikko bunu umursamasa da, ben onu seven bir takipçisi, dostu ve böyle iftiracı davranışlar sergileyen kişilerin söylediklerine suskun kalmayı adaletsizlik olarak gören bir insan olarak Michael'in Şubat başında Facebook sayfasında kendisine yöneltilen sorulara verdiği cevabı görmeyip, aynı konuyu sürekli gündeme getirenler için buraya kopyalıyorum:

      "Michael Sikkofield:
      erkeğim, fotoğrafımı koymuştum twitter'a zaten. bu ay blog'dan 370 lira aldım. her ay 200-400 lira arası reklam parası kazanıyorum. blog sayfası üzerinden milyarlar kazanabilen varsa söylesin yöntemini, ben sırf yazmayı sevdiğim için yazıyorum, bu bana ekstradan para kazandıracaksa hayır demem hatta gururla söylerim anasını satayım.

      yeni yazı üzerinde epey uzun süredir çalışıyorum, benim bile canımı sıkan şeyler gördüm amına koyim. yazıya dökmem ne kadar sürer bilmiyorum bir hafta içinde bitebilir.

      sevgiler saygılar.

      2 Şubat, 12:43 · Beğen · 58"

      ***

      Eleştiri başka birşey, çamur atıp iz bırakmaya çalışmak ayrı birşey. Sikko bu tarz iftiraları umursasın ya da umursamasın, hiç hak etmiyor.

      Siz Tanrı'ya inanın ya da inanmayın o kendi inandığı değerler doğrultusunda Allah'ın rızasını kazanmak için yazıyor.

      Öğrenmek için araştırıyor ve paylaşmak için yazıyor.

      Bilinçli insanların, bilhassa da gençlerin çoğalmasını hayalleyerek yazıyor.

      Umutsuz olmadığı için, birşeylerin bir gün düzelebileceğine dair umut beslediği için yazıyor.

      Yazmayı sevdiği ve burayı kusma kabı olarak gördüğü için yazıyor.

      Blog yazıları için kimseden birşey talep etmiyor.
      Reklama tıklanmasını da...

      Ayrıca reklama tıklandığında ve Sikko'ya 10 cent gittiğinde de kimse cebinden vermiyor o 10 centi...

      Hal böyleyken şu saçmasapan muhabbetler son bulsun da bu yolla prim yapmak isteyenlerin de emelleri gerçekleşmesin lütfen.

      Selamlar

      Sil
  145. So good, you'll suck Dick, değil, Slick yazıyor. Tamam amaçları onların dick gibi okunmak olabilir ama, eşşek kadar SLICK yazıyor DICK değil. SLICK yazdığı için NBC özür diledi he mi? Salla salla :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. amına koydugum sığırı zahmet edip resmi büyütseydin görürdün ne yazdığını

      Sil
  146. zaten bunları yazdın la. volum bir de bisey var sandım bide ikiye bakim. uzun uzun dedin dösemissin resimleri

    YanıtlaSil
  147. Belki inanmazsınız fakat kücükken o arkada gözüken kadın gögüs ve kalcalarını görüp ardından sikimle ugraştıgımı hatırlıyorum gerçekten. Daha küçüklükten köreltiyolar bizi aşşalık herifler .

    YanıtlaSil
  148. http://yagmurduman94.blogspot.com/2013/02/earthlings-analizleri-ve-arastrmalar.html arkadaşlar duyarsız kalmayalım bu belgeseli de izleyelim ve izletelim konudan bağımsız ancak burdan çok kişiye ulaşacağını düşündüğüm için yazdım.

    YanıtlaSil
  149. Yukarıdaki arkadaşa katılıyorum amına koyim bolca zikir ettiğin S E X kelimesi senin blogdada var. Tamam korkma kaynatasına verdiğim cahilliğine veriyorum. Ama değiştir onu. Bak beyin hücrelerim alarm vermeye başladı bile. sexsexsexsxe!!

    YanıtlaSil
  150. He bu arada çavuşu az tokatlayın az. Mic cım sende öyle sikimsonik şeylere kafanı fazla takıyorsun. Tamam ne bok yiyorsan ye de öğüt ver arkadaşlarımıza. En ufak bir reklamdan azıp soluğu banyoda bulmasınlar. Bunlarda önemli şeyler. Hatta daha fazla

    YanıtlaSil
  151. Dikkat etmedim fakat film fragmanlarında da filmi izletmek için çok yoğun bir şekilde kullandıklarına eminim. İncelemek lazım

    YanıtlaSil
  152. lan maykıl eline sağlık kaynatasız. ama benim aklıma takılan durumlardan biri pink floydun sigmund freudu andırması. pembenin doğrudan vajinayı, floydun doğrudan freudu çağrıştırması tesadüf mü? yok neymiş floyd bi blues müzisyeni olan floyd council den alınmışmış falan filan. yok ebesinin amı. neyse kafam meşgul. yeni yazını beklemeye başlayalım

    YanıtlaSil

Bu blog'a yapılan her yorum, o yorumun sahibini bağlar. Ayrıca makaram sarı bağlar.

3. şahsa hakaret olmadığı müddetçe asla yorum silmem. "Bu yorum yazar tarafından silindi" ibaresi, eğer o yorumu yazan kişi kendi yorumunu sildiyse çıkar.