Okunması şart makaleler:


Bir süredir Facebook'ta daha aktifim, oradan takibe alın kaynatasızlar.

16 Aralık 2015 Çarşamba

Okunması Gereken Kitaplar Listesi

Selam kaynatasızlar.

Aşağıya uzun bir kitap ve makale listesi koydum, fakat önce kısaca maruzatımı belirteyim.

Biliyorsunuz bir süredir içinde bulunduğun sikindirik ruh hali yüzünden yazamıyorum, yavaş yavaş sağlığımı tekrar kazanıyor olsam da en azından bir süreliğine daha uzun bir araştırma yazısı yazabileceğimi sanmıyorum. Fakat benim ve bu blog'un bir amacı var. O nedenle bari bu şekilde bir işe yarayayım diye, size okumanız gereken birtakım kitap ve makale önerilerinde bulunacam. Size çoğunlukla fikirlerine katıldığım yazarların kitaplarını önerecek olsam da, nötr olduğum ve hatta hiç hazzetmediğim insanların da kitaplarını önereceğim. Ne sevdiğim yazarların her dediğiyle aynı fikirdeyim, ne de sevmediğim yazarların her fikrine karşıyım. Siz de bu tavsiye edeceğim kitapları hemen doğru bellemek için değil, fikirlerini öğrenmek ve sorgulamak için okuyun. Ayrıca "sikko ne ayaksın, bu adamı okumamızı mı istiyorsun?" diye pörtleyecek arkadaşlara da şunu söylemek istiyorum; gece gündüz feysbuk'ta Haber Sol paylaşımı yapan üniversiteli devrimcilerden veya onun kırsalda doğup büyümüş versiyonu olan A Haber izleyicilerinden farkınız olsun. "Bak bu adam da böyle diyor, enteresan" diye düşünüp karşınızdakini bir dinleyin. Sikindirik aşk romanları, vampirli zombili hikayeler veya "sen süpersin olum laaan, istesen var ya ortalığın amına korsun" temalı kişisel gelişim kitapları olmadığı sürece elinize geçen her şeyi okuyun. Ve okumanızı istediğim bu kitapları, yanına bir kahve kupasıyla fotoğrafını çekerek instagram'a yüklemek için değil, kendiniz için okuyun. Maalesef zamanında okulda dersime giren hocalarımdan tut, tanıştığım sözüm ona entelektüel olan birçok insan 500 kütüphane dolusu kitap okusa da iyi bir Kim Milyoner Olmak İster yarışmacısı olmaktan öteye gidemiyor. Okuduklarınız üzerinde düşünmeniz, sorgulamanız, çıkarımlar yapmanız ve kendi yolunuzu çizmeniz lazım.

Listemi sıralamadan önce sizden son bir ricada bulunacağım, sakın bu liste için "favorilere ekleyeyim, bir ara bakarım" demeyin. Aşağıya "rezerved" yazanın da kayınbiraderini çok değişik stillerde sikerim. Zira şimdi harekete geçmezsen "bir ara bakarım" dediğin o bir ara hiçbir zaman gelmeyecek. Tavsiyede bulunduğum kitapların yanına, konuları ve yazarları hakkında kısa bir bilgilendirmede de bulunacağım. Aslında kitapların yanına ekleyeceğim özetlerde de yine biraz öz bilgiler veriyorum, yani bu listedeki özetleri okuyarak da ufak bir sikkofield yazısı tadı yakalayabilirsiniz, fakat bunu dedim diye şımarmayın. Hemen konusu ilginizi çeken birkaç tanesinden okumaya başlayın bunları. Kısacası, erteleyip durmayın ve odun gelip odun gitmeyin. "Bu ülkeden hiçbir bok olmaz" diyen insanları toplayıp bunlara ayrı bir ülke kurdursak, o heriflerin %99'u o ülke için de aynı şeyi diyeceklerdir, zira bu insanlar kendileri için hiçbir şey yapmazlar. Hayatlarını dışsallaştırma adı verilen savunma mekanizması üzerinden idame ettiren bu dalyarak sürüsü, kabahati daima başkalarında arar. Ama sen kendin için bir şeyler yapıp potansiyelini kullanacaksın, Neyse, bu ciddi önerilerimi inşallah dikkate alırsınız, listeye geçiyorum ben. Yalnız baya eklektik bir liste olacak, uyarayım hacı.


Sivil Örümceğin Ağında - Mustafa Yıldırım: Bankerlerin adeta bir örümceğin ağını örmesi gibi, kademe kademe, birbirleriyle bağlantılı alt kurumlarla nasıl Türkiye'ye sızdığını ve çok daha fazlasını bulabileceğiniz bir kitap. Eğitime, askeriyeye ve her türlü kuruma nasıl sızıldığını belge belge anlatıyor Mustafa Hoca. Okunması şart kere şart.

Oltadaki Balık Türkiye - M. Emin Değer: Nelson Rockefeller, dönemin ABD başkanı Eisonhower'a yazdığı mektupta (hatrımda kalan şekliyle) şunları söyler: "Oltadaki balığın yeme ihtiyacı yoktur, Türkiye gibi ülkelere geniş iktisadi yardımlar yapmak ters tepebilir, Türkiye gibi oltaya yakalanmış ülkelere sadece bize bağımlı kalacakları ölçüde kısıtlı yardımlar yapmak yeterlidir". Kitabın ismi işte Nelson Rockefeller'ın Türkiye için kullandığı bu tabirden gelir. Tamamen belge ve delillere dayanan bu kitabı sinirlerinize hakim olmaya çalışarak okuyun.

Bilinmeyen Hitler - Aytunç Altındal: Rahmetli Aytunç Altındal'ın (bence) en önemli eseri. Bu kitapta öyle sikindirik History Channel belgesellerindeki gibi "Hitler çocukları çok severdi, resim öğretmeniyle arası bozuktu, bir keresinde arkadaşı Rudolf Hess'in taşaklarını tutup 'oku lan Nazi Marşı'nı ehehe' diye espri yapmıştı" tarzı magazin bilgilere yer yok. Bu kitapta hem Hitler'in pagan inanışlarını, hem Hitler'i başa getiren Thule gizli örgütünü ve hem de Hitler'i parlatan Thule örgütünün kurucusu olan Rudolf von Sebottendorf'u öğreneceksiniz. Ve ne ilginçtir ki Hitler'i Hitler yapan Rudolf von Sebottendorf bir Osmanlı vatandaşı, bir Bektaşi'dir. Sebottendorf 1910'lu yıllarda bizim Kızılay'ın (o dönemki adıyla Hilal-i Ahmer) başkanlığını yapmıştır. Sebottendorf eserlerinde, masonların birçok mistik öğretiyi Bektaşilerden arakladıklarını söylemiştir. Ayrıca bu kitapta neden Almanya'nın Bavyera Illuminati'si veya Thule gibi birçok gizli örgütün madeni olduğunu da öğreneceksiniz. Okunması şart oğlu şart.

Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri - Aytunç Altındal: Ben pek ilgimi cezbetmediği için işin Vatikan boyutu üzerinde pek durmadım yazılarımda, Aytunç Abi kendi tabiriyle "dünyanın en kârlı şirketi olan Vatikan"ın küresel çetedeki yerini ve bağlantılarını bir bir anlatıyor.

Uydurulan Din ve Kurandaki Din - Kuran Araştırmaları Grubu: Bu kitap İslam'ın neden Kuran dışında başka bir dini kaynağa ihtiyacı olmadığını son derece net ve rasyonel deliller ile ispatlıyor. Eğer ortalıkta gezen o rivayetler, şeyhler, mezhepler ve ilmihaller olmasa, böyle bir kitabın yazılmasına da gerek kalmayacaktı. Işid bir yerleri bombaladığında "gerçek İslam bu değil" diyen insanların da en az %90'ı Kuran'ı okumamış olduğu için, bu kitabı her mezhep inanırının okuması şart. Zira Işid'in yaptıkları sünni geleneğine, rivayetlere ve hadislere göre uygundur. Kuran'a ise tamamen zıttır. Naçizane listemdeki en önemli kitap budur diyebilirim.

Ahlak, Felsefe ve Allah - Caner Taslaman: Ahlakın, neden din olmadan temelinin olamayacağını, bugüne kadar bu konu hakkında süre gelmiş çoğu felsefi tartışma hakkında da bilgi vererek izah eden, hem kısa, hem de oldukça öz bir kitap.

Allah'ın Varlığının 12 Delili - Caner Taslaman: Doğadaki ve insan fıtratındaki delillerden yola çıkarak son derece sağlam argümanlarla Allah'a inanmanın, onu reddetmekten çok daha rasyonel olduğunu harika bir şekilde anlatıyor yine Caner Taslaman.

Hangi Atatürk - Attila İlhan: Bu kitapta sadece Atatürk'ü anlatmakta kalmayıp, Atatürk'ten sonra "biz Atatürkçüyüz" rolüyle insanları kandıran hain kesimi, uygunsuz koşullarda üretim yapan pastane baskınındaki Uğur Dündar edasıyla deşifre ediyor Attila Hoca.

Hedef Türkiye - Oktay Sinanoğlu: Rahmetli Oktay Sinanoğlu 28 yaşında, yani rekor sayılabilecek bir yaşta kimya dalında profesör oluyor, kendisinin ünvanlarından birisi Türk Aynştayn'dır. Kendisi Yale Üniversitesi gibi küresel çetenin ve Skulls and Bones'un kalesi bir okulda eğitim almasına rağmen, sapına kadar müslüman ve sapına kadar Türk milleti sevdalısı olduğu için Amerikan Rüyası oltasına kapılmıyor. Zaten hem bu kadar zeki, hem bu kadar üretken, hem de bu kadar delikanlı olduğu için ve ortalıkta "günümüzdeki global krizler bizlere Marx acaba haklı mı sorusunu sorduruyor" diye bikbik konuşan tırışka entellerden biri olmadığı için kendisinin bir diğer ünvanı da "Deli Profesör"dür. Oktay Hoca bir milletin işgalinin, ilk başta dilden ve kültürden başladığını ve Türkçe'nin korunması gerektiğini savunmuştur. Son yıllarına kadar gençlere bunları anlatmak için konferanslarda koşturmuş, kitaplar yazmıştır. Ben henüz tüm kitaplarını okuma şerefine nail olamadığım için Hedef Türkiye'yi önermekle yetiniyorum ama kendisini okuyun, dinleyin. Adamı hasta etmeyin.

Fountainhead (Hayatın Kaynağı) - Ayn Rand: Bu listede size önerdiğim ender romanlardan. Zira çok sağlam bir felsefesi ve mesajı vardır. 1000 küsür sayfa olması gözünüzü korkutmasın, 15 sezonluk dizileri seyretmeye üşenmiyorsun ve eline karizmatik başrol oyuncusuna duyduğun hayranlık dışında hiçbir bok geçmiyor. Fakat bu romanı okur ve üzerine düşünürsen, sana katacağı çok şey olacak. Ayn Rand'ın kendisi Hristiyanlığı çok sert eleştiren sıkı bir ateist olmasına rağmen, çok yakın 2 arkadaşım kendisini müslüman olmaya ve Kuran okumaya teşvik eden kitabın Fountainhead olduğunu söylemişlerdi. Kitabı okuduğumda bunun sebebini ben de anladım. Yalnız bu kitabın baskısı zor bulunuyor, yayın hakları Plato şirketinin elinde, Sinan Çetin efendiyi tanıyan birileri söylesin de yeni baskısını çıkarsın şu kitabın.

Bencilliğin Erdemi - Ayn Rand: Kurucusu olduğu objektivizm felsefesini anlatıyor. Bencilliğin manasını çok iyi çözmüş olmasına rağmen Ayn Rand'dan ayrıldığım yegâne nokta, ahiret inancı ile birleşmeyen bir bencilliğin tamamen sosyal darwinizm'e yol açacak olmasıdır. Ayrıca Ayn Rand "bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" (laissez faire, laissez passer) tarzı sınırsız bir liberalizmi savunur. Bu da yine kaçınılmaz olarak sonuna kadar sömürüye ve sosyal darwinizm'e yol açacaktır ki en basitinden zamanında devletler ve sendikalar çocuk işçilerin fabrikalarda çalışmalarını yasaklamak istediklerinde, Rothschild ve Rockefeller şirketleri "siz liberalizme ve sermaye birikimine karşı geliyorsunuz" argümanına sığınarak ucuz çocuk işçilerini ellerinden kaptırmamak için mücadele vermişlerdir. Rand bu kitabında kendi ahlak felsefesini anlatır, kendi içerisinde de gayet tutarlıdır, fakat Allah'ı merkeze koymadan bir ahlak felsefesi inşa etmeye çalışan tüm etikçiler gibi "iyi de neden? temeli nedir bu ahlakın?"sorusuna cevap verememiştir. Zira Allah ve ahiret olmadan böyle bir soruya cevap vermek ya imkansızdır, ya da Nietzsche'nin bengi dönüşü gibi tamamen sallamasyon mistik yollara kaçmak gerekir.

Hangi Avrupa - Banu Avar: Eski barbarlıklarını, şu an demokrasi ve medeniyet maskesi altında takım elbise giyerek sürdüren batı emperyalizminin somut örnek ve delillerle anlatıldığı harika bir kitap. Siz hayatında doğru düzgün yaptığı tek bir iş olmadığı halde "Banu Avar ne yeeaa, Zaytung haberini gerçek zannetmiş ehoeheo" diyen denyo kitleyi boşverin. Banu Avar, takip ettiğim kadarıyla Türkiye'de yanılma oranı en düşük olan yazar/gazetecilerimizdendir. İlkeleri yüzünden defalarca işinden kovulmuş ve artık medyada yer bulamamaktadır. Bir zamanlar Trt'de program yapabilirken, şimdi fırsat olursa anca Çay Tv'ye falan çağırıyorlar kadını. Ve evinde yatıp emeklilik yıllarının keyfini sürmek yerine, şehir şehir gezerek hem üniversite öğrencilerine, hem işçi gruplarına konuşmalar yapmakta, destek olmaktadır. "Hangi partiye oy verirsen ver, birlik olmaktan başka şansımız yok" mesajını vermesi en takdire şayan yanı.

Hangi Dünya Düzeni - Banu Avar: Bankerlerin tez-antitez çatışmasını kullandığını, kontrollü karşıt gruplar yaratarak yeni bir sentez yarattıklarını ve yaratılan bu yeni sentezin aslında hiç de yeni olmadığını, en başta planlanan şey olduğunu güncel örneklerle açıklıyor Banu Avar. Ayrıca Mülksüzleştirme projelerinden, Eisenhower Doktrini'ne kadar birçok konuya değiniyor. 1 saatte okuyacağınız hap kıvamında bir kitap.

Böl ve Yut - Banu Avar: Bankerlerin son yüzyılda Yugoslavya'da, Ortadoğu'da, Kuzey Afrika'da uyguladıkları böl ve yut stratejisini somut örnekleriyle açıklayan bir diğer kitabı. Türkiye'nin maruz kalmakta olduğu ve daha da kalacağı günlere ışık tutan bir kitap.

Din Neden Gereklidir - Emre Dorman: Yine "iyi" ve "kötü" gibi kavramların ve objektif bir ahlakın; din olmadan mümkün olamayacağını, Darwinist yaklaşımın da bu konu hakkında elle tutulur hiçbir delil getiremediğini sağlam argümanlarla açıklayan bir kitap.

Dini Konularda Kendini Kandırmanın 40 Yolu - Emre Dorman: Bu kitap "benim kalbim temiz" düşüncesine sığınarak Allah yokmuş gibi yaşayan, oturduğu yerden iyi olabileceğini zanneden müslümanlar için, yani çoğumuz için yazılmış ve insanı sahiden de harekete geçmeye teşvik eden bir kitaptır. Tavsiye edilir.

İnsanlar Uyurlar Ölünce Uyanırlar - Emre Dorman: Hayatın, ancak merkeze Allah konulursa bir anlamı olabileceğini ve bunu kabul edenlerin bile vakitlerini ne kadar boş işlerle harcadıklarını insanın yüzüne vuran, okuduktan sonra "sahiden lan, bir şeyler yapmam lazım benim" diye insanı motive eden, itici güçte etki eden bir kitap.

Illuminati Entrika Çemberi - Texe Marrs: Texe koyu bir Hristiyan'dır, fakat o da bir teist olarak objektif bir ahlakın varlığını bildiği için dünyaya yayılmakta olan spiritüalizm tehlikesinin farkındadır. Zira bu blog'u okuduysanız spiritüalizmin ve onun İslam'a sızmış tezahürü olan tasavvufun ne olduğunu iyi biliyor olmanız lazım. Spiritüalizmin bankerler tarafından nasıl yayıldığını, bu uğurda kaç tane sayısız kilise, dernek, vakıf, dinler arası diyalog hareketi kurulduğunu ve bu kurumlara nasıl paralar akıtıldığını tüm delilleriyle anlatıyor kitabında. Gavurun deyimiyle "must read". (Oktay Sinanoğlu duysa ağzıma sıçardı)

Marx Kilit Fikirler - Gill Hands: Marx, sosyalizm ve komünizm hakkında pek bir şey bilmiyorum diyorsanız bu kitabı okuyun, bir nevi "Marx'a giriş" kitabı. Konuya hakim olanlara önermiyorum zira bu biraz Emine S. Beder'e "la olum menemen yaparken önce biberleri kavuracan" demek gibi olur. Kitapta hem Marx'ın hayatını, hem gençlik yıllarındaki fikirlerini, hem zamanın etkisiyle olgunluk döneminde değiştirdiği fikirlerini, hem de belli başlı teorilerini öğrenebilirsiniz. Ayrıca Marx'ın fikirlerinde doğal olarak yaşadığı dönemin koşulları da etkili olmuştur, bu nedenle 19. yy kapitalist toplumu hakkında da bilgi veriyor kitap.

Dünyada ve Türkiye'de Masonluk ve Masonlar - İlhami Soysal: Türkiye'deki masonluk hakkındaki yazılmış en sağlam Türkçe kaynak budur. İlhami Soysal, araştırmaları ve kitapları nedeniyle bazı taşaklı abileri kızdırmış olacak ki, öldürülürcesine dayak yiyip bir kenara atılmış, ardından yıllar sonra da trafik kazasında (!) hayatını kaybetmiştir. Okunmalı.

Socrates'in Savunması - Platon: Mahkemede ölüm cezası ile yargılanan Socrates'in savunmasını, öğrencisi Platon yazmıştır ki Platon sonradan, Socrates'in inşa etmeye çalıştığı her şeyin ağzına sıçan bir heriftir bu arada. Her neyse, Socrates tartışmalı bir adamdır, zira kendisinin yazdığı hiçbir kitap veya yazılı metin yoktur. Onun öğretileri genellikle öğrencileri tarafından yazılmıştır ve her kaynakta da çelişkili bilgiler vardır. Fakat Socrates hakkında en emin olduğumuz konu şu ki, "sorgulamayı, sormayı" öğretmiştir. Hayatın hiçbir anlamı olmadığını ve "Neden?" sorusunun gereksiz olduğunu savunan, nihilist takılmasına rağmen tam olarak nihilist de olamayan Nietzsche'nin Socrates'e son derece düşman oluşu da bu yüzden gayet doğaldır. Her neyse, Socrates çok tanrılı Yunan toplumunda, sorgulamayı öğrettiği için, gençleri yoldan çıkarmak ve dinsizlik suçlarından yargılanmıştır. Bu pek çok peygamberin başına gelmiş olan bir hadisedir. Socrates'in dini inancı, kaynakların yetersizliğinden ve çelişkili oluşundan tam olarak bilinmiyor. Gerçi Platon'un yazdığı savunmasında Socrates, Zeus ve Güneş üzerine yemin ediyor ama Platon'a ne kadar güvenirsiniz orasını bilemem. Ayrıca Socrates'in ahiret inancı hakkında düşüncelerinin olduğunu gösteren kaynaklar da vardır. Kendisinin oturup eliyle hiçbir metin yazmamış olması, çok tanrılı ve yozlaşmış bir toplumu uyandırmaya çalışması, ahiret inancı hakkındaki düşünceleri, insanın aklına "lan yoksa bu adam peygamber miydi?" sorusunu getiriyor şüphesiz. Elbette bunun cevabını hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Fakat her ne olursa olsun, bu kitapta sorgulayan ve ilkeleri uğruna korkusuzca ölüme giden delikanlı bir adamın mahkeme duruşmasını okuyacaksınız. Okuyun.

Siyonizm'in Tarihi Yıldızın Gölgesi - Peter Edel: Siyonizmi tee milattan önceden başlayıp günümüze kadar detaylıca ele alan ve insanı okuduğu her 2-3 sayfada bir volta atıp düşünmeye iten bir kitap. Dünya Siyonist Organizasyonu (WZO) ve Naziler arasındaki anlaşmaları ortaya döküyor. Yazar, akademik kaygılar yüzünden açık seçik söylemese de, siyonizm eliyle planlı bir yahudi katliamı yapıldığını, daha doğrusu siyonistlerin Hitler'in bu yahudi soykırımını yapmasına göz yumduğunu ima ediyor. Kitapla ilgili aklımda kalan bir diğer anekdot da şu. İkinci Dünya Savaşı daha başlamadan önce, zaten 1930'lu yıllarda Almanya'daki yahudilere alt insan muamelesi yapılıyor ve türlü eziyetlere maruz bırakılıyorlardı, Bunun üzerine 1930'lu yıllarda ABD'de yaşayan Yahudiler, Alman mallarını boykot etmek için örgütlenirler ve büyük bir boykot hazırlığına girişirler. Fakat bu boykotu Dünya Siyonist Örgütü engeller. Zira planlı ve örgütlü boykot çok verimli ve başarılı sonuçlar doğurabilir, fakat Hitler ile arasının açılmasını istemeyen siyonistler, Yahudilerin bu boykotuna engel olmak için elinden geleni ardına koymaz. Adamlar örgütlü boykotun ne kadar tehlikeli bir silah olduğunun gayet farkındadır. Günümüzde ise boykot çok başarılı bir şekilde ciddiyetsizleştirilmiştir. Ülkemizde boykot anlayışı şudur: Akp'li bakkal amca zaten parasını ödeyip satın aldığı 1 kasa Coca Cola'yı sokağa döker. Akp'li olmadığı için kendini üstün insan zanneden gerizekalı da, sahiden saçma olan bu durumla dalga geçerek boykotun anlamsız bir şey olduğu sonucuna varır. Birbirimize üstünlük taslayarak takribi 60 senelik ömrümüzü ego tatmini elde etme yarışıyla geçireceğimze, birlik olup örgütlenebilseydik, şu an her şey çok farklı olabilirdi. Aziz Nesin yanılıyordu, biz aptal değil, kibirli bir milletiz.

İşgal Örgütleri CIA NATO AB - Erol Bilbilik: Bankerlerin kurumlarını, Marshall Planı'nın hazırlayıcılarını ve amaçlarını, teker teker delilleriyle anlatıyor Erol Abi. Harika bir kitap.

Amerikaperestler - Erol Bilbilik: Bu kitap Amerika menzilli Türklerimizi deşifre eden, onların nasıl el bebek gül bebek yetiştirildiklerini ve kimlerden akıl hocalığı aldığını anlatan güzel bir kitap. Bu kitap sistem üzerinde değil, sistemin Türkiye'deki işbirlikçileri üzerinde durur. Fethullah Gülen'den Abdullah Gül'e, Egemen Bağış'tan Ertuğrul Özkök'e, Prof Vamık Volkan'dan Çiller'e kadar türlü siyasetçiyi, gazeteciyi ve sözüm ona kanaat önderini bir bir deşifre ediyor. Erol Abi alayının çetelesini tutmuş.

Din Nedir - Tolstoy: Tolstoy dertli bir abimizdir, bu kadar üretken olmasının sebeplerinden birisi belki de budur. Hristiyan olmasına rağmen kiliseyi hunharca eleştirmiş, afaroz edilmiş ve çok da sikime diyerek din anlayışını anlatmıştır bu kitabında.

İtiraflarım - Tolstoy: Hayatın, yalnızca Allah ve ahiret varsa bir anlamı olabileceğini söylemesi, bu kitaptaki en delikanlı itirafıdır. Benim, müslüman olmasına rağmen sosyalist çevresi yüzünden ateist rolü yapan ve içki masasında bunu itiraf eden hocam vardı lan, adam resmen tersten münafık amına koyim ehehe. Tolstoy'da ise durum farklı, hem düşünceleri daha derin, hem tavrı daha dürüst. Okuyun.

Yaşama Uğraşı - Cesare Pavese: Bu kitabı okuyup kadın düşmanı olma ihtimaliniz var, uyarayım. Zira kadınların bazı acımasız eğilimlerini; keskin zekası ve tecrübeleriyle çok güzel dile getiriyor Cesare abimiz. Gerçi kendisi karılardan yediği kazıklar yüzünden intihar edecek kadar salak bir herif olsa da, son derece zeki ve harbi bir abidir. Zira salak, zekasını kullanamayana denir. Salak olması, tespitlerindeki haklılığı ve zekasını değiştirmiyor.

Türkçe Kuran Çevirilerindeki Hatalar - Edip Yüksel: Kuran'daki kelimeleri, uyduruk hadislerin ve geleneklerin etkisi altında kafalarına göre çeviren mealcilerin deşifre edildiği bir kitap. Kitaptaki tespitlerden bir örnek vereyim: Mesela çoğu Kuran mealinde Nisa suresinin 34. ayetinde "Erkekler kadınlar üzerinde hakimdir/yöneticidir" gibi ifadeler kullanılır, zira Arap geleneğine göre erkek kadının sahibidir. Bu mealler de bu gelenek ve rivayetlerin etkisiyle yapılır. Oysa 34. ayette erkekler için "Hakim, yönetici" olarak çevrilen kelime, aynı Nisa suresinin 135. ayetinde de geçer ve bu sefer aynı kelime "gözetleyici" olarak çevrilir. Zira 135. ayet kadın-erkek ilişkisinden değil, başka bir konudan bahseder ve der ki: "Allah için şahit olarak adaleti gözetin". Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? 34. ayette erkeğin evin geçiminden sorumlu olduğunu (gavur deyimiyle breadwinner), kadın üzerinde gözetleyici, kollayıcı olmasını emreden ayeti "erkek yöneticidir" anlamına gelecek şekilde çevir, sonra git aynı kelimeyi başka yerde "adaleti gözetleyici olun" anlamında çevir. Bunun gibi başarılı tespitlerle dolu bir kitap, okunmalı. Ayrıca size bir tavsiye, okuyacağınız Kuran meali konusunda çok dikkatli olun ve parantez kullanılan meallerden kaçının.

1984 - George Orwell: Listemde önerdiğim ikinci ve son roman, artık bunu okumamak ayıp. Yıllarca komünist olan Orwell, ardından 1984 gibi "antikomünist" bir kitap yazmıştır. Tabi komünistlere göre Orwell komünizmi değil, yalnızca Stalin'i eleştirmiştir bu kitabında. Fakat kitabın sonlarında, çoğu kişinin görmediği ve çoğu kişinin de görmek istemediği mükemmel bir kolektivizm eleştirisi vardır. Spoiler vereceğim ama siz siktir edin okuyun yine de. Başkahramanımız Winston, sistem karşıtı hareketleri yüzünden, sosyalist rejim tarafından meşhur "101 numaralı oda"ya atılır ve türlü işkenceler görür. Uğradığı işkencelere bir süre sonra dayanamaz ve yoldaşı olan Julia'yı ele verir. "Her şeyi o yaptı, her şey Julia'nın suçu, beni bırakın" diye bağırır. Ardından serbest bırakılan Winston, sosyalist rejim tarafından fişlenen çoğu insanın takıldığı bir kafenin önünden geçer ve o kafede "Kestane ağacının altında, sen beni sattın, ben de seni..." sözlerine sahip şarkı çalar. Yani o işkenceden geçmiş olan herkesin takıldığı kafede, o insanların hislerini anlatan şarkı çalar. Peki ne anlama gelir tüm bunlar? Burada Orwell alenen kolektivizm eleştirisi yapar ve alenen bireyciliğin gerçekçiliğine duyduğu hislerini açığa vurur. Her insan her insanı satar. "Ben"den daha önemli ve daha gerçek bir şey yoktur, der Orwell.

Rothschild Para İmparatorluğu (Rothschild Monet Trust) - George Armstrong: Öncelikle şunu söyleyeyim, bu kitabın yazarı "Ben ülkemde Yahudi ve zenci istemiyorum" diyecek kadar ırkçı bir adamdır, Ku Klux Klan üyesidir. Fakat kitapta Rothschild'lerin nasıl sermaye biriktirdiklerini, yöntemlerini, işleyiş tarzlarını ve gerçek olup olmadığı kesin olmasa dahi günümüzde bile her maddesi tıkır tıkır işleyen Siyon Protokolleri'ni öyle bir anlatmaktadır ki, ırkçı düşünceleri haricinde adama hak vermemek elde değil. Anlattıklarının doğruluk derecesi oldukça yüksek olsa da, herif sakat birisi olduğu için bu kitabı akıl süzgecinden geçirerek okuyun.

Yaşayan Dünya Dinleri - Diyanet İşleri Başkanlığı: Hem Işid'le aynı hadislere inanıp hem de Işid'i kınayan Diyanet'in koyu bir karşıtı olsam da, bu demek değildir ki Diyanet'te işini düzgün yapan kimse olmayacak. Kitabın editörü Prof. Şinasi Gündüz'dür. Dünyadaki dinler hakkında ansiklopedik bir eserdir. Dinler, mezhepler, tarihi inanışlar hakkında geniş bilgiler veren ansiklopedik bir eser, elinizin altında bulunmasını tavsiye ederim.

Peygamberden Sonra - Lesley Hazleton: Mezheplerin doğuşunu, günümüzdeki mezhep çatışmalarının kökeninin nereden geldiğini, kısacası peygamberden sonraki müslüman toplumunu anlatan bir kitap. Benim tarihe inancım azdır, fakat bu kitabı "günümüzdeki mezhep inanırları neye inanıyor, bunu öğreneyim" şeklinde okursanız sizin için faydası olur. Yoksa bu tür kitapları okumak "yahu peygamber zamanından hemen sonraki müslümanlar bile bunları yaptıysa, biz yine şimdi iyiyiz" gibi bir psikolojiye büründürebilir insanı, aman ha. Ahlak göreli değildir, herkesin 100 insan öldürdüğü bir toplumda 10 insan öldürmüş bir insan iyi olmaz, diğerlerine göre belki daha az kötülük yapmıştır ama o da kötüdür ve katildir. Yazar hakkında da bir bilgi vereyim, Lesley Hazleton agnostik inançlı Yahudi bir teyzedir. Yazdığı kitapta genellikle tarihçi Taberi'yi kaynak almıştır. O nedenle o dönemin tarihini sünni veya şii destekli yazarlardan okumak yerine, böyle objektif bir yazardan okumak daha iyi bir fikirdir diye düşünüyorum. Kendisinin kalemi de oldukça yumuşaktır. Ayrıca kendisinin peygamberimizle empati kurarak ve onu överek yaptığı şu TED konuşmasını izlerseniz, bu kadın nasıl hala agnostik kalabilmiş diye şaşırmadan edemiyorsunuz.

Dünyanın Gizli Tarihi 1-2 - Turgut Gürsan: Kitabın yazarı hakkında çok iyi bir araştırmacı olduğu dışında bir bilgi sahibi değilim. Özellikle 2. kitabı çok çok iyi. Hitler'den Lenin'e, Warburglardan Federal Rezerv'e kadar birçok konuda önemli bilgiler veriyor. 2 Sene önce yazdığım komünizm konulu yazımda ABD başkanı Wilson'ı perde arkasından yöneten Albay Edward Mandell House'u ve sosyalizmi pazarladığı romanını sizlere göstermiştim hatırlarsanız. Turgun Gürsan'ın Albay House'u bile farketmiş olduğunu görünce hele, yazara saygım iyice arttı, zira Edward House gibi müthiş önemli bir insandan bahseden adam akıllı bir kaynak günümüzde bulunmamakta. Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

İçsel Çatışmalarımız - Karen Horney: Psikolojiyle ilgilenenlerin kesinlikle okumasını tavsiye ettiğim bir kitap. Siktiğimin şehir hayatının yol açtığı nevrotik bozuklukları harika bir şekilde incelemiştir. Gittiğim sayısız psikiyatristin bana hiçbir teşhis koyamaması ve yardımcı olmaması üzerine, kıvranmakta olduğum acıdan kurtulmanın bir yolunu bulmak için iş başa düştü deyip kendim araştırmaya başladım durumu. Bir arkadaşımın yardımıyla da Horney'i keşfettim. Kendisi neo-freudian'dır. Yeri gelir Freud'a hakkını teslim eder, yeri gelir onun da ağzına sıçar. Hatta Freud'un gerzekçe "kadınlarda penis kıskançlığı var" tezine misilleme olsun diye aynı gerzeklikte "hayır efendim, esas erkeklerde vajina kıskançlığı var" şeklinde bir tez ileri sürmiş olsa da kendisinin iç çatışmalar, yani nevrotik vakalar üzerindeki tespitlerini okumanızda fayda var. Freud duruma "nevrotikliğin bir çözümü yok, siz yarağı yemişsiniz" şeklinde pesimist yaklaşırken, Horney ablamız daha optimisttir, "çözüm var" der.. Çözüm arayanlar için Horney'in Otoanaliz kitabını da ayrıca öneririm.

Yanılmışım Tanrı Varmış - Antony Flew: Kitabın yazarı Antony Flew, 50 sene öncesinin Dawkins'idir. Yani 1900'lü yılların ikinci yarısında, dünyanın en ateşli ateizm savunucusuydu kendisi. Derken DNA'nın yapısından ve diğer gözlemlerinden yola çıkarak sorgulamayla Tanrı'nın varlığını kabul eder. Bu kitabı okumanızı tavsiye etmemin bir numaralı sebebi, Flew'un hem kendisinin, hem de diğer bilim adamı arkadaşlarının ateizm uğruna yaptığı bilimsel ve felsefi çarpıtmaları ve söyledikleri yalanları itiraf etmesidir. Ayrıca Richard Dawkins gibi birtakım ateist yazarlar, hâlâ Antony Flew'un ateizm döneminde yazmış olduğu eski eserlerinden faydalanır, onun eski makalelerinden dipnot verirler, fakat Flew Tanrı'ya inanmaya başladıktan sonra kendisi için "Artık yaşlandı, akıl sağlığını kaybetti" demektedirler. Rahmetli Flew kitabında bu iftiralara da dayanamayıp yanıt verir. Ee ne dedik hacı, her insan her insanı satar. Allah'tan başka dostumuz yok.

Prens - Niccolo Machiavelli: Daha ortalıkta ne Darwin, ne de Spencer varken, Sosyal Darwinizm'i tarihte ilk sistematik hâle getiren adam diyebiliriz kendisi için (Tabi Spencer'ın Sosyal Darwinizm'i gibi öjenik veya genetik bir ölçütü yoktur ama vardığı sonuç aynıdır). Machiavelli, güçlü olanın güçsüz olanı ezmesinin gayet doğal olduğunu, iktidar için her yolun mübah olduğunu mükemmel ikna kabiliyetiyle bir güzel yedirmiştir Ortaçağ Dünyasına. Bu kitap sadece Avrupalı Kral ve Prensler tarafından değil, Osmanlı padişahları tarafından da okunmuştur. Günümüzde dahi etkisi vardır. Fikirler de insanlar gibi ölür, ama bazı fikirlerin ölümü biraz daha uzun sürer. Makyavelizm ise ölmek şöyle dursun, 80 yaşında "NASIL BÖYLE SÜPERİM" temalı kitap yazan bodybuilding'ci dede enerjikliğiyle varlığını hala sürdürüyor. Bu son kurduğum cümleye de aşık oldum ayrıca, Nobel'im nerde orospu çocukları? İlla 1 milyon Ermeni öldürdük mü diyelim amına kodumun yerinde?

Liberalizmden Sonra - Immanuel Wallerstein: Zerre kadar hazzetmediğim bir abi, fakat okuyun. Wallerstein, Sovyetler'in çöküşüyle sadece sosyalizmin değil, aynı zamanda liberalizmin de çöküşte olduğunu söyler. Wallerstein gibi sosyologlar, kendileri bunun bilincinde olsun ya da olmasın, tek dünya devleti kurma emelindeki banker gruba fikir verir, akıl hocalığı yaparlar. Wallerstein'in Modern Dünya Teorisi de bunun güzel bir örneğidir. Tek dünya devletinin kurulacağı o Yeni Dünya Düzeni sistemini henüz belirleme aşamasında olan abiler, bu gibi dayıların fikirlerinden faydalanmaktadırlar. Eh Wallerstein çok da haksız değil, ne sosyalizm, ne kapitalizm çözüm değil elbette. Kapitalizm dediğin şey eninde sonunda "vahşi kapitalizm"e dönüşüyor, yani iş öyle "vahşi kapitalizme hayır :(" demekle hallolmuyor. Dünya artık, en azından insanların zaruri ihtiyaçlarını karşılayan "sosyal devlet"e yönelimde şu an. Sosyal devlet tüm dünyaya yayılabilir mi, olur da yayılırsa tutar mı, yoksa tek dünyacı abiler mi galip gelir bu işin sonunda, işin orasını kimsenin bilebileceğini zannetmiyorum.

Amerikan Gizli Hükümeti: Kurukafa & Kemikler - Antony Sutton: Antony Sutton abimizin Türkçe'ye çevrilmiş tek eseridir, baskısı falan da yoktur piyasada, en kıyıda köşedeki sahafın en tozlu rafında bulabilirsiniz belki, fakat İngilizce'sini temin etmek çok kolay. Akademik hayatına gayet kitabına uygun, memur kafasıyla başlayan Sutton abimiz önce ABD gizli hükümetinin komünizmi nasıl yarattığını (bkz: iki parçalık komünizm yazım), ardından faşizmi de nasıl yarattığını farkedince araştırmalarını iyice derinleştirir. Skulls and Bones tarikatıyla ilişkisi olan bir arkadaşından aldığı belgelerden de faydalanarak bu eseri yazar. Bu abiyi okuyunuz, okutturunuz. Düz yolda takılıp düşse kabahati cemaate veya Akp'ye atan adamlar, dünyada böyle bir yapılanmanın olduğunu, hem de o kadar delilin varlığına rağmen nasıl reddedebiliyorlar bunu anlamıyorum. Aslında anlıyorum da siktir et, artık yaş da ilerliyor, şu küfür işini biraz azaltayım diyorum. (kendi bile inanmadı)

Hep Türkçe kaynak önermeye çalıştım ama şimdi okumanızın şart olduğunu düşündüğüm, Türkçe'si bulunmayan bir-iki tane İngilizce kaynak önereceğim. Bunu da cool veya bohem gözükmek için değil, amına koduğumun yerinde elle tutulur Türkçe kaynak çok zor bulunduğu için yapmak zorundayım. O kadar hıyar bir milletiz ki, Youtube'a İngilizce "philosophy" yazdığında karşına elli türlü münazara, filozofların düşünceleri, belgesel video'ları çıkıyor. Fakat aynı Youtube'a Türkçe "felsefe" yazıp aratınca karşına "felsefe mezunu ne iş yapar?", "bedrettin götveren üniversitesi felsefe bölümü tanıtımı", "cübbeli hocamız buyuruyor: felsefe ahmaklıktır" gibi sikindirik video'lar çıkıyor. Hatta Hakan Peker'in felsefe şarkısı klibi falan bile çıkıyor olum ya, altında da sırf yazanı kız diye 3 like almış "süper:D:D:D" yorumları falan var. Zaten bir bu feysbuk'taki ":))))))" kız yorumunu beğenen erkeği, bir de caddede kız dolu kafe'nin önünden geçerken motorsikleti sonuna kadar bağırtan denyoyu anlamıyorum. Yani anlamadığım çok şey var ama bunlar hakkında fikir bile yürütemiyorum amına koyim.. Seni sever sayarım eyvallah da, "Türk milleti zekidir, çalışkandır" derken hiç utanmadın mı paşam ya?  Neyse ben devam ediyorum, az kaldı zaten.


Wall Street and the Rise of Hitler - Antony Sutton: Önce bolşevikleri, sonra SSCB'yi finanse eden ve işi kılıfına uydurarak çeşitli diplomatik teferruatları halleden nasıl ki bizim Wall Street'li bankerlerse, Sutton bu kitabında yine Hitler ve faşizmin yükselişinde de Wall Street'in, Rockefeller şirketi Standart Oil'in ve General Electric'in önemli ölçüde katkıları olduğunu delillendiriyor. Kitaptan bir anekdot aktarayım, gaz odalarına doldurulan yahudi esirleri öldüren Zyklon B gazı, Alman kimya şirketi IG Farben tarafından üretilmiştir ve IG Farben'in başta Rockefeller olmak üzere birçok Wall Street bankerine bağlı şirket ile anlaşmaları, ortaklıkları vardır. Kafayı kırdığım bir ara küresel çetenin uyguladığı tez-antitez çatışmasının somut bir örneği olan bu konu hakkında da uzun bir yazı yazma hayalim var. Ama ne zamana olur bilemem hacı.

The Story of Philosophy - Byran Magee: Bilinen felsefe tarihini, filozofları ve düşüncelerini, hangi zamanda hangi felsefi akımların etkili olduğunu insanı hiç sıkmadan anlatan bir kitap. Bunları bilmeniz lazım, hatta bunları bilseniz bile sürekli siyaset-futbol-am konuşulan hayatınızda bir süre sonra unutuyorsunuz bunları. Bu sebeple elinizin altında bulundurun bu kitabı veya pdf'ini bulun bir yerlerden. Tütkçe'si de vardı bunun galiba ama biraz pahalıdır.

The Insiders - John F. McManus: Kitap 1977-1993 dönemlerindeki ABD siyasetinin CFR ve Trilateral komisyon tarafından nasıl belirlendiğini anlatıyor. Öte yandan bu kitap da Albay House hakkında bilgi veren ender kitaplardan. Ayrıca kitabın üçüncü, yani Bush ile ilgili bölümü oldukça ilginç.

The Institutional Legacy of the Ottoman Empire - Pauline Grosjean: Bu iktisadi bir makale ve makalenin özeti şu; bir Balkan ülkesi geçmişte ne kadar uzun süre Osmanlı egemenliği altında yaşadıysa, şu an hem finansal hem sosyal olarak o kadar fazla boktan durumda. Yani günümüzdeki Balkan milletlerinin, Avrupa'nın diğer kesimlerine göre sosyo-ekonomik düzeylerinin düşük olmasının en büyük sebeplerinden birisi, geçmişten aldıkları Osmanlı'nın kötü idare mirası. Ve bu ülkelerin Osmanlı buyruğu altındaki yaşam süreleri ne kadar uzun olduysa, bunun günümüze olan kötü yansıması da o kadar büyük oluyor, tabi birkaç istisna dışında. Yazar bunu asla İslam'a bağlamıyor, ekşiciler hemen kolları sıvamasın yani, konu tamamen Osmanlı'nın kötü kurumsal yapısından kaynaklanıyor. Yazar, uyguladığı ekonometrik modele yaş, din vs gibi birçok değişken ekliyor ve kullandığı "Ottoman Weight" değişkeni oldukça anlamlı çıkıyor. Yalnız ben aynı çalışmanın Sovyetler Birliği altındaki ülkelere bir "Communism Weight" değişkeni eklenerek uygulansa, bu değişkenin de çok anlamlı çıkacağı yönündeyim, ama var mıdır piyasada böyle bir çalışma bilinmez.

Türkiye ve İsrail Arasındaki Ekonomik İlişkiler - Michael Sikkofield: Bu da naçizane bitirme tezim, yalnız kötü bir haberim var, tezi Fransızca yazdım. İngilizce'si iyi olanlar Google Translate'den İngilizce'ye çevirerek hafif tarzanca da olsa okuyabilirler ama Türkçe'ye çevirmeye kalkmayın, zira Google Translate'in Fransızca-Türkçe çevirisi berbat. Bu arada nefret ettiğim okul hayatımda AA aldığım tek not bu bitirme tezimin notuydu, zira o okulda ilk defa sevdiğim ve önemsediğim bir iş yaptım. Neyse konuyu özetleyeyim, bunu iyi okuyun zira sahiden önemli. Tezde incelemeye kalktığım şey, yani problematiğim, Türkiye ile İsrail arasındaki siyasi ilişkilerin, ticari ilişkilere yansıyıp yansımadığıydı. Bunun için mevzuyu İsrail'in kuruluşu 1948'ten günümüze kadar taşıdım. Bazı hususları atlayarak esas mevzuya geliyorum, 1980'lere kadar İsrail ile hem siyasi hem ticari ilişkilerimiz kötü. Zira İsrail ve Araplar birbirlerinin doğal düşmanları ve biz de İsrail ile ilişki kurup koca Arap pazarını kaybetmek istemiyoruz. 1980'lere kadar Arap yanlısı politika izliyoruz ama Araplar'dan siyasi mecrada tek bir iyilik göremiyoruz. Ne Ermenistan'la patlak veren ASALA davasında, ne de Yunanistan'la aramızdaki Kıbrıs sorununda bize destek olmayı bırak köstek oluyorlar. Hatta Kıbrıs meselesi 1965'te Birleşmiş Milletler'de oylamaya sunuluyor ve Arap ülkeler arasından sadece İran bizim lehimizde oy kullanıyor. Diğer arap ülkeleri ise ya aleyhimizde oy kullanıyor, ya da çekimser kalıyor. Derken 1980'de baktık bu iş böyle olmuyor, İsrail ile hafiften iyi ilişkiler kurmaya başlıyoruz, İsrail ASALA konusunda bize istihbarat falan veriyor ve şimdiye kadar hep çok zayıf olan ticari ilişkilerimiz az da olsa iyileşme gösteriyor. 90'lardan sonra ise İsrail ile adeta kanka oluyoruz. Zira 80'lerin sonunda SSCB çöküyor ve Araplara Rus yardımı bitme noktasına geliyor, bugüne kadar zaten hiçbir hayrını görmediğimiz Araplar bizim için önemini iyice kaybediyor. 90'lı yılların ortasında ise hem Yahudi lobisinin siyasi arenadaki desteği için, hem de PKK ile mücadelede istihbarat yardımı için İsrail ile ilişkilerimiz zirve yapıyor, bildiğin "stratejik ortak" oluyoruz. Ticaret de epey bir artıyor, yığınla ticari ve askeri anlaşma yapıyoruz bu yıllarda. Dikkat ederseniz 2000'li yıllara kadar İsrail ile olan siyasi ve ekonomik ilişkilerimiz hep doğru orantılı. Siyasi ilişkiler kötüyse, ticaret de kötü, eğer siyasi ilişkiler iyiyse ticaret de iyi. Bu doğru orantının bozulduğu tek ama tek dönem ise 2010-2014 dönemi. Kemerlerinizi bağlayın, anlatıyorum: 2008'in sonlarında İsrail'in Gazze'ye saldırması üzerine 2009'da Tayyip Erdoğan'ın meşhur Davos konuşması oluyor ve İsrail ile ilişkiler geriliyor. Hatta misilleme olarak 2010 Ocak ayında İsrail'li bir bürokrat bizim İsrail büyükelçisini çalışma ofisine davet ediyor ve gazetecileri de odaya çağırıyor. İsrailli bürokratlar, bizim büyükelçiyi kendilerininkinden daha alçak bir koltuğa oturtuyorlar. Bunun üzerine İsrailli bürokrat gazetecilere şu açıklamayı yapıyor: "Dikkat ederseniz kendisi bizden daha alçak bir koltukta oturuyor ve masada sadece İsrail bayrağı var". Derken 2010'da Gazze'ye insani yardım götüren Mavi Marmara filolarının İsrail tarafından vurulmasıyla da artık ipler tamamen kopuyor. 2010-2014 arasında İsrail ile diplomatik ilişkiler düşürülüyor, siyasi ilişkiler rezil duruma geliyor. Bu 5 sene boyunca bizim Tayyip meydanlarda "İsrailliler şöyle, İsrailler böyle" diye bağırıp çağırıyor. Aynı şekilde İsrail başbakanı Natenyahu da her fırsatta "Türkler için şöyle böyle diyolar lan" diye demeç veriyor. Peki siyasi ilişkilerin neredeyse sıfıra indiği bu 2010-2014 döneminde, ekonomik ilişkiler ne düzeyde? Rakamlar yalan söylemez: İsrail'in 2010-2014 yılları arasında yıllık ortalama ihracat büyümesi %3. Aynı yıllar arasında sadece Türkiye ile olan yıllık ortalama ihracat büyümesi ise %20.

%3 ile %20'nin farkını anlayabiliyon mu moruk, hem de bu adamlar meydanlarda birbirlerine söverken?

İthalatta da aynı dönemde İsrail'in yıllık büyüme ortalaması %4'ken, sadece Türkiye ile olan yıllık ithalat büyümesi %10'dur.

Ve bu dönemde tüm bakanlarımız ağız birliği etmişçesine İsrail'e ticari yaptırım yapmayacağız diyor.

Peki yapsak ne olurdu? Söyleyeyim.
İsrail'in en büyük tedarikçisi ABD'dir (ticaretinin neredeyse yarısını ABD ile yapar). İsrail, Araplar tarafından boykot edilir ve hiçbir Arap ülkesiyle öyle kayda değer bir ticareti yoktur. İsrail'in bölgedeki tek ticaret ortağı biziz.

Yani eğer o dönemde İsrail'e ticari yaptırım yapsaydık, biz çatlardık, İsrail kırılırdı. Lobi faaliyeti olarak da zaten yıllardır hiçbir menfaat göremiyoruz heriflerden.

Eğer bunu yapsaydık, Filistin için atılan o sloganlar ve dökülen hesapta gözyaşları da samimiyet kazanmış olurdu...

Bu tür şerefsizlikleri tezde özgür özgür yazamıyorsun tabi, "olum bu resmen şerefsizliğin önde bayrak sallayanı amına koyim" demek varken Radikal gazetesinin orta sayfa köşe yazarı gibi sikik sikik kelimeler kullanmak zorunda kalıyorsun. Ama içimde kalanları burada yazayım. Benim bu tezden çıkardığım iki sonuç oldu. Birincisi, Tayyip Erdoğan ve İsrail arasındaki siyasi ataklar tiyatrodan ibarettir. İkincisi ise Allah Filistin'in yardımcısı olsun, çünkü o Filistin, sadece slogancı müslüman siyasetçiler için bir oy toplama yeri.

Neyse, artık yavaştan bitiriyorum ben mevzuyu. Amına koyim yazmayı amma özlemişim, ben buraya sadece Kral Tv Top 20 listesi tadında kitap ve yazar ismi yazıp bırakacaktım ama yazasım varmış, koptum gittim. Bir ara bu listenin belgesel ve video versiyonunu da yapmayı düşünüyorum. Aslında esas isteğim, umarım Allah sağlık verir de, yine o üretken dönemlerime geri dönüp patır patır kendi yazılarımı yazabilirim. Neyse dur bakalım.

Bu arada çok ciddiyim, bu kitapları okuyacaksınız. Aksi takdirde her akşam feysbuk'ta takılıp sikimsonik kötü esprili caps'lerin altına "alemsin bahooooooo :)))))" yorumu yazan eniştenizin amına korum.

Hadi eyvallah.


165 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. http://www.kenandabirkuyu.org/

      Sil
    2. sizden mezhebler hakkında yazı beklıyorum..turkıyede din ...nasıl hurafenın yasandıgı tevhıdı çızgiden uzaklaştıgı bu çagda muslumanlar nasıl allahın gerçek ipine sarılabıleceklerine dair bir makale...ataizm in deistliğin..mezhepliğn..felsefenin..tasavvufun..sucunun ,bucunun çağrısına giden bir kısı nasıl doğru yola ulaşabileceğini anlatan biryazı dizisi..aksi taktırde fitlerler havada uçuşuyor allah azze ve celle ayetinde siz kendinizi değiştirmedikçe allah sizi değiştirmez biz ne yapıyoruz ki allah bize yardım etsin allaha ve peygamberenin getirdiğine nekadar uyuyoruz

      Sil
  2. Fountainhead benim de ilk sıralarda gelir hacı, eline sağlık..

    YanıtlaSil
  3. reyizim hoşgelmişsin sefalar getirmişsin seni burada görmek büyük mutluluk ehehehe . yumulalım bakalım . bu arada buraya da beklerim beyler : http://www.kenandabirkuyu.org/

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. Biraz inceledim de bu bildiğin Avengers listesi olmuş mübarek, eline sağlık. Detaylı olarak inceleyeceğim.

    YanıtlaSil
  7. Neyse Facebook da sayfamız var. Kesinlikle prim amaçlıdır. Beğenin.
    https://facebook.com/cemrewetrust

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Michael'in twitlerini ve İnci sözlük entrylerini paylaşıyoruz. "Biz" den kastım elim, kolum ve klavyeye basmamda etkisi olan her türlü organ, tek kişiyim aslında.

      Sil
    2. Martin Septim'den neden imparator olmayacağını ve Daedric tarikatlarıyla alakalı yazılarınızı bekliyoruz Dagon bey.

      Sil
  8. hocam ben de bir kitap önerebilirmiyim izninizle...recep şükrü apuhan'ın "asla yenilmeyeceksin" kitabı.romansı bir tad ile yazılmış güzel bir belgesel.

    YanıtlaSil
  9. tezi görünce çocuğumun teziymiş gibi şişindim gururlandım valla, hemi de fıransızca heheyyyt. sağda solda "maykıl boşbeleş komplo teorileriyle kafayı bozmuşun teki" diye sallayanların suratına adeta anayasa kitapçığı fırlatır gibi olmuş, ha senin umrunda değildi biliyoruz da biz takipçilerin kızıyorduk işte içten içe. yazı için teşekkürler uzun zamandır beklenen bir listeydi. mezuniyetin de hayırlı olsun.

    YanıtlaSil
  10. Yalnız herkes bir kitap öneriyor, ben de önereyim; Ortaçağ ve bilim büyü kardeşliğinin yanında derin tapınakçı bilgileri içeren muhteşem bir roman olan Umberto Eco'nun Foucault Sarkacı'nı da böyle şeylere ilgi duyuyorsanız kesinlikle okuyun.

    YanıtlaSil
  11. Burak Turna Osmanlı'nın Gizlenen İşgali 1909 onu da okudun mu?

    O kitabı okuyup görüşlerini bizimle paylaşırmısın lütfen?

    Gerçekten farklı ve haklılığı var ise ağır bir kitap!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ARKADAŞLAR BURAYA DA DİKKAT EDER MİSİNİZ !!!!!!

      Sikkonun bu yazdığı listeyi dikkate alıp bir çok insanın da okuyacağına eminim fakat çok çok önemli bir nokta var dikkat edilmesi gereken! Şöyle ki;

      1) Arkadaşlar indirdiğiniz yasa dışı pdf kitaplar yada aldığınız korsan kitapların kul hakkı olduğunun farkında olun! Aldığınız korsan kitaplar insanların emeklerine haksızlıktır ve aynı zamanda hırsızlıktır. İnsanlar kitapları yazarken belki yemek yemiyor, su içmiyor, geceleri uykusuz kalıyor, arkadaşıyla, eşiyle, ailesiyle, çoluğu çocuğu ile vakit geçirmeyip o kitabı yazmaya uğraşıyor. Elbette ki insanlar okusunlar bir şeyler öğrensinler diye uğraşıp ellerinden geldiğince bu kitapların daha çok insane ulaşmasını isteyenlerde var fakat, geçimini, çoluğu çocuğunun rızkını kaleminden kazanan insanlar da var bir sürü. Ve eğer siz gidip bu yazarların emeklerinin karşılığını vermez bir de üstüne köstek olup, pdf ni yasa dışı olarak indirirseniz, korsan kitap satın alırsanız sıradan bir hırsızlıktan, diğer herhangi bir Kul hakkı diye nitelendirilen o Allah'ın affetmediği günahlardan hiç bir farkı olmaz! Yanıma ne ile gelirseniz gelin kul hakkı ile gelmeyin diyor Allah (C.C) ! Yapmayın Müslümanlar insanların emeğini çalmayın! Kul hakkının affı hiç bir şekilde yok! Eğer Müslüman değilseniz de, sevgili kardeşlerim, gene de okumayın korsan kitap, prim vermeyin korsana. İnsanların emeğini çalmayın arkadaşlar. Bir yazar her ne kadar idealist de olsa kendi idame etmek zorunda olduğu bir hayatı var. Çoluğu var çocuğu var, ihtiyaçları var. Parasını emeğiyle kazanan bu insanların emeklerine saygı duyun. Sağlıcakla kalın!

      Sil
    2. Bu arada arkadaşlar indirdiğiniz yasa dışı torrentler, filmler, diziler, oyunlar, programlar hatta müzikler de, hepsi dahil bu emek hırsızlığı, kul hakkı işine. Çünkü aynı şekilde kitap yazımı gibi bu tür olaylar da insanların emekleri söz konusu. Mesela ben 3,5 yıl sonra yazılım mühendisliğini bitirmiş biri olacağım ve gece gündüz belki bir program yazmak için uğraşacağım ve bir şekilde bu yazdığım program, oyun yada ne bileyim herhangi bir uygulama internete düşecek, sızacak, sızdıralacak. Ve insanlar benim gece gündüz emek verdiğim bu uygulamayı benden izinsiz emeğime saygı göstermeden internet ortamında yasa dışı olarak indirecek ve kullanacak. Peki soruyorum sizlere, benim yediğim ekmeği, kazandığım parayı, okuduğum, 4 sene emek verdiğim üniversiteyi hiçe sayıp, para kazanma hakkımı elimden almak kul hakkı değil mi? Hadi kul hakkı değil ona inanmıyorsun, adilik, haksızlık, hırsızlık değil mi? Kusura bakmayın arkadaşlar bu internetten izlediğiniz bedava film, full hd izle cart curt, bedava mp3 :):):):) falan hepsi haram, hepsi kul hakkı, hepsi emek hırsızlığı. Yapmayın arkadaşlar, yaptırtmayın, göz yumdurtmayın bunlara. Zaten bu blogu okuyan insanlar biraz gerçeklerin peşinde ve önyargılarını bir kenara bırakabilmiş insanlar. O yüzden dediklerimi anlayacaklarından şüphem yok. Hırsızlık yok, hırsızlığa geçit yok! Allaha emanet olun.

      Sil
    3. Haklısın, yalnız Caner Taslaman ve Emre Dorman kendi internet sayfalarından kitaplarının pdf'lerini ücretsiz olarak koyuyorlar. İsteyen gitsin kitapçıdan alsın, isteyen bedavadan internet'ten okusun diye yapıyorlar bunu. O konuda içiniz rahat olsun.

      Sil
    4. Abi, Müslüm Gürses de derdi ki korsanlara "Onlar da kendi ekmeğinin peşinde" Yani Müslüm Gürses Müslüm babalık yapmış, Emre Dorman ve Caner Taslaman hocalar da yapmışlar babalıklarını, ama herkes o insanlar gibi babalık yapmıyor taktir edersin ki. Eğer bildiğiniz insanlar var ise böyle haklarını helal eden tabii ki okuyun, okunsun. Ama dediğim gibi aksi halde Kul hakkı ve hırsızlıktır. Cevap için teşekkürler eminim insanların dikkatini çekecektir senin yorumun ile beraber. Kendine iyi bak Cemre abi, bu arada 1909 u okursan eğer o kitap hakkında bilgi verir misin? bir tweet bile olur. Allah'a emanet tekrardan.

      Sil
  12. kitaplar için eyvallah. Aytunç altındal,Banu avar,George orwell hariç diğer isimler bilmediğim isimlerdi elime geçtiğinde okumaya çalışacağım.Din konusunda önerdiğin kitaplar çok güzel kitaplar. Belki okumuşsundur ama ben gene de şu isimlere bakmanı öneririm daha farklı bir ufuk katar.
    Dücane cündioğlu ''Sözlü Kültür'den Yazılı Kültür'e-Anlam'ın Tarihi,Kur'an Çevirilerinin Dünyası,Kur'an'ı Anlamanın Anlamı,Anlamın Buharlaşması ve Kur'an''
    Ali şeriati ''Dine karşı din,Kendisi olmayan insan(favori kitabımdır)

    Reza aslan ''Tanrı Yoktur Allah'tan Başka''

    Nurettin topçu ''İsyan Ahlakı''

    YanıtlaSil
  13. abi şöyle bir kitap aradım ama bulamadım listede:tamam biz herşeyi gördük diyelimde napalım yani?elimizden ne gelir cocacolayı protesto edelim,çıkık sokakta rothschild kuklası mı yakalım.yani napalım bunu gidip arkadaşlarımıza ailemize mi anlatalım hadi anlattı diyelim onlar ne yapsın.ben söylesem bunları tabi olm dış güçler var arkasında hep diyecek.zaten her bir boku masonlara,başka gruplara atıyoruz yani bu adamların bunları okumaya ihtiyacı yokki.sen ortadoğunun sorumlusu gizli güçler desen herkes senle aynı fikirde olur.yani bilmiyorum ne yapacağımı üstat.belki de cahilliğimden böyle düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oktay sinanoğlu üstadın güzel bi kitabı var onu önerebilirim kitabın adı 'Ne yapmalı' bakabilirsin. Yorumu da göreceğini sanmıyorum o kadar zaman geçmiş ehe sonradan bakıpta aynı fikirde olanlar için faydalı olabilir kalın sağlıcakla.

      Sil
  14. William Guy Carr'ın kitapları da iyi qanqa.

    YanıtlaSil
  15. lan gorik abluka altindaki filistine israilin dışında ürün sokabileceğin bir alan mi var ? bizdeki kıbrıs gibi kıbrısa girecek her ürün türkiye üzerinden geçer filistinde ayni şekilde..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsrail'in Türkiye'ye ihracat yapması = İsrail'in Türkiye'ye mal satması

      İsrail'in son 5 senedeki ortalama mal satışı artışı: %3
      İsrail'in son 5 senedeki ortalama Türkiye'ye mal satışı artışı: %20

      Bu bilgiler ışığında bu yorumu yapabilen bir insan olarak başta annen ve baban olmak üzere tüm tanıdıklarına sabır diliyorum.

      Sil
    2. eyes wide shut filminin cekildigi mentmore towers vardı ya,Hala oradalar mı?faal mi?nolur cevap ver..lutfen..

      Sil
    3. eyes wide shut filminin cekildigi mentmore towers vardı ya,Hala oradalar mı?faal mi?nolur cevap ver..lutfen..

      Sil
  16. Hangisinden başlayayım veya hangisi şunu okumazsan olmaz senin için? Çok zamanım yok cidden, sınava hazırlanıyorum şu sıralar. Bazılarını seçmem lazım yani. Eninde sonunda hepsi okunur da şu 2 sene içerisinde biraz zor. 1984 ü okudum tek.

    YanıtlaSil
  17. Abim, abim diyorum çünkü yaşım 16, yaklaşık 1-2 senedir kendi kendime nerdeyse her gün "Başlayacağım ulan kitap okumaya" deyip gaz sönünce sığır gibi bırakıyorum. Şuanda da diyorum, sence hangisinden başlarsam devamı gelir? Şu kardeşine bir yardım eder misin? (Aynı konu ibadetlerde de geçerli bu arada)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sikko ne der bilmem hepsini de okumadım ama bence önce bundan başla
      İnsanlar Uyurlar Ölünce Uyanırlar - Emre Dorman

      Sil
    2. Erteleme sorunun varsa Melih'in tavsiyesine katılıyorum.

      Sil
    3. Kitabı bugün aldım başlıyorum abim, eyvallah. Senin için dua ediyorum saol, varol.

      Sil
    4. Kuran araştırmaları grubu içersinde Caner Taslamanın Emre Dormanın ve Enis Dokonun bulunduğunu düşünüyorum.
      Umarım öyledir ��

      Sil
  18. caner taslamanın 5-6 kitabını okudum.tavsiye ederim

    YanıtlaSil
  19. Sikko belgesel ve video listeni bekliyoruz. Şimdiden teşekkürler...

    YanıtlaSil
  20. Sikko belgesel ve video listeni bekliyoruz. Şimdiden teşekkürler...

    YanıtlaSil
  21. edip yüksel'de okunmalı tabii. ama 19 meselesine kendinizi fazla kaptırmadan. (tevbe suresi son 2 ayet meselesi).
    bu arada tezinle ilgili yazmış olduğun konu hakkinda da umur talu'nun gazete yaziları vardı. israil'in en zor döneminde türkiye olarak nasıl götlerini kurtardığımızla ilgili.
    diğer kitaplar için saolasın.
    ali şeriati'nin dinler tarihi kitabı da benim naziçane önerim olsun:)

    YanıtlaSil
  22. edip yüksel'de okunmalı tabii. ama 19 meselesine kendinizi fazla kaptırmadan. (tevbe suresi son 2 ayet meselesi).
    bu arada tezinle ilgili yazmış olduğun konu hakkinda da umur talu'nun gazete yaziları vardı. israil'in en zor döneminde türkiye olarak nasıl götlerini kurtardığımızla ilgili.
    diğer kitaplar için saolasın.
    ali şeriati'nin dinler tarihi kitabı da benim naziçane önerim olsun:)

    YanıtlaSil
  23. slogandan uzak gerçeklerin yayınlandığı bir sitedir. bekleriz.
    http://www.kenandabirkuyu.org/

    YanıtlaSil
  24. Henry D. Thoreau - haksız yönetime karşı

    ekle bunu da kaynatasız. oku yani. eheh.

    YanıtlaSil
  25. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  26. sikko şöyle adamsın böyle mükemmelsin vs vs

    YanıtlaSil
  27. Abi eyvallah, çok yararlı oldu bu liste benim için. Bazen tam kafam karışmışken imdadıma yetişiyorsun. Dua ediyorum senin için, tekrar teşekkürler. Sana şey soracaktım, ben Kuran meali için Edip Yüksel'i alacağım fakat senin güvendiğin, okuduğun farklı bir isim varsa söylersen çok mutlu olurum. Eyvallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşar Nuri mealini okuyorum ben, yani adamın kendisine kefil değilim, zira Hallac'ı öven tuğla gibi kitabı falan var ama Kuran meali çok iyi.

      Sil
    2. İkisini de alıyorum o zaman ben, karşılaştırarak okurum, daha iyi olur. Eyvallah abi, kendine çok iyi bak.

      Sil
    3. Yaşar Nuri İNİŞ SIRALI MEALİ okuyun.

      Çünkü, sıranın değiştirilmesi bile Kuran'ın anlaşılmasını bozmaya yaramıştır.
      ( Yaşasın Şeytan'ın zaferi )

      Kuran'ı okuma Kuralları;

      1) Kendi duyabileceğin kadar bir ses ile oku.
      ( ses tellerin çalışsın )Oda içinde başka ses yapan nane olmasın. Ağzından çıkan sesler bütün bedenine çarpsın, işlesin.

      2) Her kelimedeki her sesi açıkça çıkar, ve kelimenin manasını düşün. Sonra da her okuduğun/söylediğin cümlenin manasını düşün. Elin işte gözün oynaşta olmasın durumu.
      Manasını anlayamadıysan üzerinde dakikalarca düşünme. Soru çözmek değil amaç, sadece okumak. Akışı kesme, sonraki ayeti okuyarak devam et.

      3) 3 kez bitirmeden de "Okudum" sayma...

      Sil
    4. Baştan sona okuyun.

      Aradan seçmece okuyarak Kuran anlaşılmaz.

      Film'in 5 dk sını izleyince filmin tamamı anlaşılmaz.

      Sil
    5. Ben Edip Yuksel'in mealini okuyorum.Yasar Nuri'ninkiyle baslamistim fakat Edip Yuksel'in dip notlari daha bi ilgi cekici geldi.Diger ceviriler hakkinda gerek yanlis gerekse eksiklikler ile alakali aciklamalara da yer vermis o yuzden tavsiye ederim.Ek olarak da "Uydurulan Din ve Kuran'daki Din" kesinlikle okunmali, yapilabiliyorsa Kuran ile es zamanli okunabilir.Saygilar..

      Sil
    6. Kusura bakma, yeni görüyorum. Evet haklısın, Uydurulan Din ve Kuran'daki Din elimde zaten :) Çok teşekkür ederim, kendine iyi bak.

      Sil
  28. Sen kanda ki lityum değerini olçtursene eğer 1 den düşükse müthiş bir depresyon nedeni. Dua edersin bana...

    YanıtlaSil
  29. Sen kanda ki lityum değerini olçtursene eğer 1 den düşükse müthiş bir depresyon nedeni. Dua edersin bana...

    YanıtlaSil
  30. Hakkı Yılmaz - Tebyin-ül Kur'an ve istekuran.net makalelerini inceleyin arkadaşlar Edip Yüksel fln hikaye...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılıyorum,hatta youtube'da videoları da mevcut...

      Sil
  31. Ya genşler ben mal gelmiş mal gidiyomuşum ya? Amk bu saatten sonra "Eşkıya Dünyaya hükümdar olmaz" ile "Diriliş Ertuğrul" dizilerinden başka bir şey izlemeyip kitap okuyacam.. vay amk ömürü boşa harcamışız ya...

    YanıtlaSil
  32. Sokrates konusunda yaniliyosun nedenini soyliyim felsefe kabaca sokrates öncesi ve sokrates sonrası diye ikiye ayrılır çünkü bu sokrates geldikten sonra o zamana kadar hayati anlamlandırmak için nasila bakan doğaya bakan otantik eski helenistik antik yunan insanı felsefede(sufiler hariç)çok gelişmişti ama sokrates bu geleneği bozup metafiziki felsefe geleneğinin kurucusu oldu ve akabinde yozlaşmış bir ahlak gelişti o güne kadar iyinin sözlük anlamı cesur,mert,savaşçı,buyruk altına girmeyen demek iken o günden sonra iyi söz dinleyen,buyurmayan,kendinden başkasına yardım eden(asıl kendisi yardıma muhtacken)insan anlamına gelmeye başladı tekamül eden ben demeyen ve benliğinden kurtuldukça mertebesi artan veya mükafatı artan kişi oldu iyi.Bunun akabinde de Platon devam ettirdi bu geleneği ve sonra onunda öğrencilerinden biri(platonus galiba)Platon öğretisini alıp yeni platonculuk diye sistemleştirdi işte bu yeni platonculuk bugün tasavvuf fikrinin temellerini oluşturmada büyük etkisi olmuş bir fikirdir aynı zamanda ezoterik öğretiden gelen tekamül,yaratılmamış tanrının da içinde olduğu evren fikri ve iyi insan olmak için benliğinden siyrilmalisin öğretisi de sokrates ile birlikte sistemleşip felsefeye monte edildi işte bugün bile tasavvuf felsefesi diye bi kavram varsa ve adam dışardan bi bok sorguluyor gibi gözüküyor ama aslında yaptığı tamamen sacmaliktan ibaretse(biz aslında sanal bi dunyadayiz herşey kandırmaca içimizdeki gerçeğe ulasmaliyiz gibi yada icimize donmeliyiz gıbi)işte tüm bunların nedeni sokrates ve ondan sonraki metafizikçi ahlakçı tayfadir.Birkaç kuşkucu(descartesle başlayan)eğer olmasaydı bugün felsefede yeni bişey ve gerçek bişey konuşabileceğini sanmıyorum,en azından bireyciliği anlayabileceğimizi

    YanıtlaSil
  33. Araplar arasinda yalnizca İran demissin, onu Müslumanlar arasinda diye duzeltirsin haci zira 70 milyonluk İranda yalnizca 3-5 milyon Arap var 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, tezin orijinalinde böyle bir ifade kullanmıyorum ama burada özet geçerken müslüman dünyasını kastederek düşündüğüm için öyle bir hata yapmışım.

      Sil
  34. "Hedef Türkiye!"den önce "Bye-bye Türkçe" okursanız daha iyi olur. Bu arada yazdığın kitabı görünce yay aq dedim. Bi bok anlamasam da helal olsun.

    YanıtlaSil
  35. Sen ilgili,yetkili bir abiye benziyorsun ama iki laf da ben edeyim. Yeni Dünya Düzeninin diğer tarafındaki insanlar Yeni Dünya Düzenini çok iyi biliyorlar.Fakat nedense bunu bilmek bir tek bizi kilitliyor.Yahu neden komplolar var da bu japonu,korelisi ne bileyim çinlisi dünyanın teknolojisini bize satıyorlar,inşaatlarımızı yapıyorlar.Nerde Amerikası,İsraili.Hani.Her yerde bu herifler.Komplo varsa bu pezevenkler kuruyor demektir.Benim 35 yaşında vardığım sonuç şu.Doğru dürüst ne faşist oluyoruz,ne kapitalist ne liberal ne sosyal demokrat.Sebebi için de al sana tuğla gibi kitap:Alev Alatlı: Schrodinger'in Kedisi (Kabus).Biraz eskidi ama yine de gideri var Allah için.İkinci cildi de var ama tırt.Sade bunu okuyun.Coğrafyamızda var olan sosyo-politik travmalarla hemhal olup başa çıkmadan (ki önerisi malesef bir iç savaştır) biz ne millet oluruz ne de devlet.Taşlar yanlış dizilmiş,model yanlış kurgulanmış, nereden dokunsan yıkılacak yani.

    YanıtlaSil
  36. gece yarısı cartoon networkde darwinizm propogandası yapıyo adamlar ulan durum cok ciddi

    YanıtlaSil
  37. okumayanın amına koyim sikko!!!!

    YanıtlaSil
  38. İslam devletine hala işid diyecek kadar hilafetten habersizsin.İslam Devleti'nin selefi akideyi baz aldığını kuran ve sünnetten ayrılmadığını bilmeyen yoktur.Mehmet görmez bile İşid kuran ayetlerini yasa gibi uyguluyor derken sen kalkmış Islam Devleti'nin geleneksel dini baz aldığını rivayetlere hadislere göre hüküm verdiğini söylüyorsun.vallahi çok eksiğin var.Bir kere zaten genel kural önce ayete bakılır ayette konu yoksa sünnete orada yoksa icmaya orada da yoksa toplum geleneklerine bakılır bir olay izah edilecekse.İslam Devleti bütün eylemlerinde öncelikle Kuran ve sünneti baz almaktadır.bunu bilmeyecek kadar konunun yabancısısın.burada birçok konuda seni desteklemişimdir ama İslam devleti saflarında savaşıp geri gelen biri olarak bize yönelttiğin eleştirilerini haksız ve insafsızca buluyorum.Sana tavsiyem biraz cihad fıkhı konusuna yoğunlaş orada öyle her yerin gelişi güzel bombalanmadığını bombalamaların geleneksel islama göre değil de kuran ve sünnete göre yapıldığını boyun kesmelerin kısasların birebir kuran ayetleriyle tatbik edildiğini göreceksin.ayrıca işid nedir yav? Işid mi kaldı? Hilafetin kurulduğunu kabul etmemeni anlarım ama Işid sözü seni bir pkklı bir kemalist bir laik bir akpliden ayırmıyor maalesef.eleştirdiklerin gibi davranıyorsun bilesin.

    YanıtlaSil
  39. http://www.darulhilafe.news/haber/bu-bizim-akidemiz-ve-menhecimizdir-h1188.html

    YanıtlaSil
  40. lan dal yarak cemre sen gs üniversitesinde okuyorsun bide gelmiş illuminati vs yerlere laf söylüyorsun;sende bu işin orospusu olmuşsun amcugunu siktigim seni

    YanıtlaSil
  41. Agabey hazir ASALA dan konu acildi, ben bu konudaki bi fikrimi soylemek istiyorum. ASALA nin dagilis yillarin PKKnin güc kazandigi yillar olmasi benim dikkatimi ceken bi mevzu olmustur. Onca orospu cocuklugu yapan ASALA nin bi anda ortadan kaybolmasi ve tam da o siralarda PKK gibi bi orgutlenmenin olmasi tuhaf bi tesaduf olarak bi kenarda duruyor. Ee senden ogrendigim kadariyla bu hayatta hicbisey tesaduf degilse, ASALA neden PKK ile isbirliginde olmasin? Dikkatini cekerim ikisi de Turk-Kurt kirdirmasi yapiyor. Ben Diyarbakirda yasiyorum ve bildigin gibi buralarin anasini sikiyorlar. Surda yasanan olaylar halk arasinda konusuluyor ve biz bu konusmalarda tuhaf seyler duyuyoruz. Su anda Sur terkediliyor ve Sur'a Ermenilerin yerlestigi soylentisi dolaniyor. Hatta hendek kazanlarin cogunun dedelerinin hazine haritalariyla Suricini didik didik arayan Ermeniler oldugunu bile duyduk. Hani bundan yy once Turk ve Kurtler birleserek Ermenileri katletmisti ya, tam yy sonra Ermenilerin intikam alma pesinde olduklarini dusunenler var. Bunlarin ne kadari kocakari dedikodulari, ne kadari komplo teorisi bilmiyorum. Bunlari anlatmamin amaci sende bu konuyu, yani ASALA-PKK isbirligini (tabi boyle bisey varsa) ortaya cikarabilecek piç bi arastirmaci ruhu olmasi. Hem ruh sagligini da toparlamaya basladin, al sana cillop gibi arastirma konusu. Hadi eyvallah agabey...

    YanıtlaSil
  42. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  43. Abi eyvallah allah razı olsun :D

    YanıtlaSil
  44. hacı verdiğin kitapların neredeyse yarısını okumuşum lan sevindim valla ben de 3-5 kitap önereyim müsadenle,

    kurtlar medyası - tevfik diker (isteğe bağlı)

    abluka - mustafa hoş

    bigg boss - mustafa hoş

    davam - necmettin erbakan

    islam ve sınıfsal yapı - ali şeriati

    denemeler - montaigne

    malcolm x - recep şentürk (isteğe bağlı)

    waldo sen neden burada değilsin - ismet özel

    bye bye türkçe - oktay sinanoğlu (hedef türkiye'yi vermişsin zaten)

    peygamberler tarihi - ismail yiğit

    hangi laiklik - attila ilhan

    kuran hiç tükenmeyen mucize - kuran araştırmaları grubu

    martı jonathan livingston - richard bach (isteğe bağlı)

    hayvan çiftliği - george orwell

    gül ve haç kardeşliği - aytunç altındal

    insanın anlam arayışı - viktor e. frankl

    küresel kuşatma ve siyonizm - ibrahim kara

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eyvallah, viktor frankl'ın kitabı aklımdaydı da unuttum eklemeyi ve fark edince baya baya üzüldüm.

      Sil
  45. Yanıtlar
    1. evet, siz de mi partiden sıkıldınız?

      Sil
    2. iyi ol lan..iyi ol. İyi düşün iyi ol. O, yardım eder , valla bak.

      Sil
  46. Texe Marrs'ın Entrika Çemberi'ni ben de okumuştum, ancak spiritüalizm konusu çok geniş bir konu. Tasavvuf konusunda çok haklısın, ancak sen spiritüalizmi Yeni Çağ öğretileriyle bir tutuyorsun--Yahudilerin yaymaya çalıştığı da bu zaten.

    Spiritüalizm, gerçekte Pagan kökenlidir, biyoenerji denen de zaten canın fiziksel tanımıdır, hatta biyoenerji konusunda çoğu üniversite bilimsel çalışmalar da yürütmektedir.
    Ruh/canın nötrinolardan oluştuğu da bazı kaynaklar da geçmektedir. Olay "ulvi" birşey değildir.

    Gizli örgüt gibi hareket eden yahudiler, spiritüel öğretilerin sadece kendilerine mahsus olmasını istemektedirler, kendilerine ait kabalistik meditasyon çalışmaları bile bulunmaktadır. İnsanlara "goyim" (hayvan) ve empty shell demelerinin sebebi insanları materyal dünyaya hapsetmiş olmalarıdır.

    Meditasyonla geliştirilen çoğu yetenek bazı insanlarda doğal olarak bulunmaktadır, ve bundan belirli bir elit kitle,parapsikolojik alanda çalışan ajanların belirttiği üzere, çekinmektedir.

    Yeni Çağcılar özellikle düşman tarafından dikte ettirilen şekliyle yanlış meditasyon bilgileri, insanı bezdirecek türde, HDP üyesi gibi "barış, barış, barış, kardeşlik, sevgi vs vs aslında kötü yok" gibi öğretileri yaymaya çalışırlar. Düşmanını sev tarzı saçmalıkların hristiyanlıkta da görülmesi tesadüf değildir.

    Ben birkaç kere sana link vermeye çalıştım, ancak sen "sisteme o kadar bağımlı ki onu korumak için herşeyi yapar" modunda islamiyeti savunuyorsun. Öyle ki, bir kelime etsem "o da aslında şudur" şeklinde islamiyeti haklı çıkarmaya yönelik bir cümle kuracakmışsın gibi geliyor.

    Şunu söylemem gerek, antik çağlarda insanlar hem uzun yaşıyorlardı, hem Tanrılarla birlikte çalışarak ilerlettikleri teknolojileri vardı, hem de zaten astral teknolojiyi de en iyi biçimde kullanıyorlardı. Örneğin astral projeksiyon günümüzde piyasaya hala sürülmemiş olan holografik iletişimin temelidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. tabi. sikkofield şu şudur deyince radikalleşmiş görüş oluyor, sen şu şudur deyince sağlıklı, objektif, tutarlı görüş oluyor... çünkü sen adamın argümanlarını "islamiyeti haklı çıkarma çabası olarak" etiketleyip, bir fikir namusu olmadığı mesajını verirken bu rasyonel oluyor. tabi. kısaca "sen kendini kandırıyorsun beni de aldatıyorsun" gibi bir yaklaşımı sorgulama olarak nitelendireceksin, ama dinler tarihi, mitoloji ve biraz temel bilim öğrenip "şu hristiyanlıktada var bakın aynısı" diye hunharca ilişkiler kurarken rasyonel ve tutarlı olmuş olacaksın.. tabi.

      Sil
    4. Son cümlen haricinde diğer kısımlarda haklı olabilirsin, sonuçta herkes kendi düşüncesini savunabilir. Ancak benim yıllarca araştırdığım konuları "rastgele ilişkiler kuruyor" şeklinde yorumlayamazsın.

      Sil
    5. rastgele değil hunharca dedim. yani arkasında bir irade olan fakat niyetinde hastalık olan bir eylem. kendine göre bir mantığı var ama evrensel mantık ilkelerine göre değil. içine ön yargılar ve duygular karışmış bir mantık düşün. bu mantıkla yürütülen akıl hunharca kullanılmış bir akıl oluyor. mesela bugün (rasyonellik süsü verilerek) bilim adına kurgusal hikayeler oluşturmak hunharca kullanılmış bir akılın örneğidir. darwin propagandistlerinin (darwinin bile şaşacağı ölçüde) ve zihinleri katran bağlamış gelenek islamcılarının çok farklı olduğunu düşünmüyorum. biri ilkel diğeri biraz daha modifiyeli.

      Sil
  47. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  48. reis param yok hepsini alacak pdf lerini indiriyorum ,sende helal et yazanlarda eder umarım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. E güzel kardeşim, sıra sıra al. Paran oldukça. Hepsini bir anda neden alıyorsun? Ya helal etmez ise hakkını ? O riski alma, kütüphane diye bir şey var hem? Yani kusura bakma niyetin ne olursa olsun bu yaptığın kul hakkı.

      Sil
    2. Kafanıza göre haram helal koymayın!
      Kütüphaneye gidip hiç bir bedel ödemeden okumakla, pdf veya epub indirip okumak arasında ne fark var?
      illa bir mekana gidip okunması ise bunun helali saçma. illa kağıt olarak okuyun ise, yine saçma... Kütüphaneye de para vermediğimize göre bir farkı olduğunu düşünmüyorum dijital kitap okumanın...

      Kişide "helal etme, etmeme" yetkisi yok. Kulun Din Günü'n de affetme yetkisi yok... öyle söyler ama yok; Hesap gününün Tek Hükmedeni, Herşeyin Tek Sahibi, Bilme kapasitemizin yaratıcısı Allah buna karar verecek.

      Sil
  49. viktor e frankl'ın insanın anlam arayışı'nı ve platon'un sokratesin savunması'nı seven biri olarak ben de şunu eklemek isterim
    arthur schopenhauer- yaşam bilgeliği üzerine aforizmalar

    o değil de biriktirmek çok kötü bir takıntı, arşiv yapmak falan da dahil.

    YanıtlaSil
  50. Kanka verdiğin listede okumadıklarıma başladım... Ayn Rand - Hayatın anlamı' nı okumaya başladım mesela. Okuduğum sayfayı sabaha kadar rüyamda tekrar yaşadım lan.
    Neyse bir kaç kitap da ben Yazayım;

    Eric Hoffer - Kesin İnançlılar. Kesinlikle okunması gereken kitlelerin nasıl manipüle edildiğini anlatan bir kitap

    Lars Morris - Şarlatanlığın Tarihi. Tarih, okuduğunuz zaman çok aptalca gelecek hurafelerle, davranışlarla dolu ve hala da devam ediyor. Okuyun mutlaka

    Cengiz Özakıncı - Dil ve Din. Dilin yapısının bozulmasıyla aslında bir çok şeyi anlamadan, düşünmeden söylediğimizi.
    bu da bizlerin sözcük üretemeyerek, düşünce üretememize sebep olduğunu, örneklerle kafamıza vura vura anlatmış.
    Bu durum Kur’an’ı bile yeterince anlayamayıp, onu kavrayamama, yüreğimizde duyumsayamama sonucunu da doğurmuş...

    YanıtlaSil
  51. Listeyi genişletmeni dilerim (sosyoloji, siyaset ve felsefe içerikli metinler daha fazla olmalı), Okunması gereken öncelikli kitaplar arasına Teoman Duralı'nın "Sorun Nedir?" ve "Çağdaş Küresel Medeniyet" adlı kitaplarını; İsmet Özel'in "Üç Mesele" adlı kitabını ve bu kapitalizmin ne menem bir şey olduğu iyice anlaşılsın diye son olarak Adorno'nun Horkheimer'la birlikte yazdığı "Aydınlanmanın Diyalektiği" adlı kitabını eklemelisin (bence). Okuyanlara selamlar,

    YanıtlaSil
  52. Lütfen cevap yaz sana tüm platformlardan yazdım be amk ! Ama şimdiki sorum bununla ilgili değil . Benim bir arkadaşım var ve masonlukla ilgili bilgilendirmek istiyorum nasıl bir kitap önerirsin ?
    Dünyada ve Türkiye'de Masonluk ve Masonlar - İlhami Soysal kitabı çok ağır olur mu ?

    YanıtlaSil
  53. sevan nişanyan'ın yanlış cumhuriyet adlı kitabını okudun mu bilmiyorum ama okumanı tavsiye ederim. osmanlı'nın son zamanlarının (tanzimat dönemi) cumhuriyete nazaran daha gelişmiş olduğunu anlatıyor. kesinlikle okumalısın, sikko.

    YanıtlaSil
  54. Fountainhead'i nerden bulabilirim bilen var mi acaba? Bilindik yerlerde satilmiyodur %200 ihtimalle.

    YanıtlaSil
  55. "Bu ülkeden hiçbir bok olmaz" diyen insanları toplayıp bunlara ayrı bir ülke kurdursak, o heriflerin %99'u o ülke için de aynı şeyi diyeceklerdir, zira bu insanlar kendileri için hiçbir şey yapmazlar. Hayatlarını dışsallaştırma adı verilen savunma mekanizması üzerinden idame ettiren bu dalyarak sürüsü, kabahati daima başkalarında arar"

    asıl bu nobellik olmuş kardeş.

    YanıtlaSil
  56. Sikko'm sana ilk defa yorum yazıyorum, çok fena sana sarılasım geldi lan. Şu ana kadar ki tüm yazılarını okudum. (Piyon'da dahil) İyi ki varsın kardeşim. İyi ki yazıyorsun. Benim gibi lanet olası üşengeç pislikler için bir de video listesi hazırlarsan çok mutlu olurum. Ama inan buradan bir kaç kitap seçip onları da okuyacağım. Haydi sağlıcakla kardeşim.

    YanıtlaSil
  57. Sikko abi bu manyak gibi bu kitapları cidden okuyacağım. Fakat bi okuma sırası versen güzel olur. Çünkü konu olarak bir sıralama yok gibi geldi bana.

    YanıtlaSil
  58. Oktan Keleş - Bir Meczubun Rüyası Serisi okumanızı tavsiye ederim ve http://www.onaltiyildiz.com/ sitesi takip etmeyide unutmayın.

    YanıtlaSil
  59. Bi sıra ver be sikko, okuyacağım tamam da ilk 2-3 kitap hangisi.

    YanıtlaSil
  60. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  61. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  62. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  63. Selamu Aleykum ;

    Sevgili sikko;

    Uydurulan Din ve Kurandaki Din - Kuran Araştırmaları Grubu isimli kitabı tanıtırken demişsinki ''Zira Işid'in yaptıkları sünni geleneğine, rivayetlere ve hadislere göre uygundur. Kuran'a ise tamamen zıttır.''

    1-Yanlış anlaşılmamak için işid değilde x bir cemaat oluşturucam. Örneğim bir alim Türkiyede bir cemaat oluşturuyor Kuran ve sünnet üstüne. Sonra bu cemaat büyüyor milyonları buluyor ve gidip israili alıyor. İslam devletini kurup halifeyi başa oturtuyor.Sonra tabiki dünya ayaklanıyor ve savaş çıkıyor. Bu durumda senin yine işide yaklaşımın gibi mi olur? (ki işid yaptıklarıyla ve savunduklarıyla tamamen saçmalamış durumdadır.Avam ile yönetim arasında kopukluk mevcuttur.Kendi akidesine sahip olmayan herkese kafir yada mürdet damgası vurarak kolayca idam hükmü verebilmektedir.Bunu söylüyorum çünkü yazdıklarımdan işid sempatizanı olduğum sanılmasın)

    2-Hadislere uygun olan nasıl oluyorda Kuran'a zıt oluyor?Buradaki hadislerden kastın sahih olan hadirlermidir?

    3-Mezheplerle alakalı olarak sanırım bazı itirazların var.Bunları delillendirerek paylaşabilirmisin?

    Şimdi diyeceksin ki bunları neden soruyorsun. Bu kitapları ben mi yazdım.Tabiki de sebep bu değil. Sebep daha öncede sorularımda belirtmiş olduğum konularla ilgili olarak bazı yazılarını, ve bu yazılarındaki ortak eleştirilerin ve öne çıkardığın bazı noktalar dikkatimi çekti. Özellikle Kuran ve Sünneti birbirinden ayırman, hadislerin Kurandan ayrı tutulması ve mezheplerle alakalı yorumların dikkatimi çekti ve daha fazla dayanamadım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dinde tek hukum sahibi Allah c.c. degil mi? Kuran' da bu durum yeterince net degil mi? Neyini anlamiyorsunuz bunun? Allah c.c. Kuranda birseyi belirtmediyse serbestlik verdigini belirtiyor. Rabbimizin serbest biraktigini zorla haramlastirmaya calismak dine ekleme yapmak degil midir? Buda hukum koymak olmaz mi? Buna kimin yetkisi var ki mezhepler ve hadisler dinimizin kaynagi olabilsin soyler misin. Allah c.c. bir cok ayette helal kildiginin haramlastirilamayacagi, haram kildiginin da helallestirelemeyecegini soyluyor. Buna ragmen yine insan vazgecmiyor iste, yahudilikte ki tore anlayisi hristiyanlardan sonra muslumanlarinda yasaminda onemli bir yer edindi diye bunun dogrulugunu savunmak yersiz. Insan kendine verdigi kiymetten dolayi tore ve rivayet kulturunu kibirle Allah c.c. kelaminin yanina yerlestirme cabasindadir. Ve bunu da Allah'in c.c. halis dinini yuceltmek ve anlasilir hale getirmek icin yaptigini soyleyerek kibrin en tepesine cikarda bununla kendine en buyuk kotulugu yaptigini bilmez. Ne aci.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  64. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  65. Yanıtlarsanız sevinirim.Okulda öğrendiğimiz şeyler bizi yönetmek isteyenierin öğretmek istedikleri şeyler mi? Şimdiden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  66. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  67. Evanjelizm ile ilgili kitap öneriniz var mı, ya da siz yazacakmısınız??

    YanıtlaSil
  68. Selamunaleyküm abi.Sana bir soru daha sormak istiyorum. Ben bu konuları pek bilmiyorum.Yani senden okuduğum kadar biliyorum. materyalizm sosyalizm desen hiç yok. yani sence hangi kitaptan baslamalıyım?

    YanıtlaSil
  69. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  70. yanlış anlamazsan ben de tezin için biraz eleştiri yapmak istiyorum. ben de fransızca, ingilizce tercümanlık okuyorum.öncelikle tez ve makale dili benli olmaz (diye biliyorum). fransızcayı bizdeki gibi kısa cümleler kullanmışsın, ve grammaire notun kaç onu söyle. benim de çok kötü, masculin, feminin, conjugaison, l'article hatalar mevcut. ama fransızca dil yeteneğine hayran kaldığımı söyleyebilirim, seni çok sevdiğim için bu eleştirileri duyup (varsa) yanlışlarını düzeltmen için dedim, lütfen yanlış anlama

    YanıtlaSil
  71. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  72. "Hatta Kıbrıs meselesi 1965'te Birleşmiş Milletler'de oylamaya sunuluyor ve Arap ülkeler arasından sadece İran bizim lehimizde oy kullanıyor. Diğer arap ülkeleri ise ya aleyhimizde oy kullanıyor, ya da çekimser kalıyor."

    Iran bir Arap ulkesi degil! Farslarin Araplarla dil, kultur ve soy olarak hicbir akrabaligi yok; Farslar Hint-Avrupali, Araplar Sami (Semitic). Ayrica, Iran'in %35-40'i Turk (Azeri, Kaskay, Turkmen, Horasan Turku, Halac). Bu yasa kadar gelip, universite bitirip de bunu nasil bilmezsin hayret vallaha. Tezinde bile Arap ulkeleri arasinda bahsetmissin.

    YanıtlaSil
  73. "Yine 'iyi' ve 'kötü' gibi kavramların ve objektif bir ahlakın; din olmadan mümkün olamayacağını..."

    O zaman sunu izle:
    www.youtube.com/watch?v=FRvVFW85IcU

    YanıtlaSil
  74. Micheal senle bi iletisime gecsek iyi olur bra be

    YanıtlaSil
  75. eyvallah kardes,5 tanesini sparis ettim,..hatun suan turkiye'de tatilde bana 5 kitapi getirecek..

    YanıtlaSil
  76. M. Sait toprak : Talmut ve hadis karsilastirma

    Huseyin Atay: Kur'an arastirmalari serisi.

    Ve

    Butun kur'an mealleri.

    Rica ediyorum Yasar Nuri ile kisitli kalmayin. Ben asla meal-tefsir onerisi yapmam. Her sey okunmali ve tarafsiz olunmali dusuncesindeyim.



    YanıtlaSil
  77. Ama dayanamiyacagim. Yasar Nuriciler bir de suna bakin derim.

    http://m.kitapyurdu.com/index.php?route=products/productdetail&product_id=319272

    Fiyati da uygun lan. Mutlaka edinmelisin.

    Kur'an tevhid inancini bizlere bildirir. Allah a sirk kosmamayi, ortak kosmamayi... Geleneksel islam malesef bu hususta yetersiz.

    Talmut kitabini alirsaniz taberinin nasil talmut kaynaklarindan copy-paste yaptigina sahit olursunuz.

    Taberi lan bu borumu:)

    Beyler bizler 2016 yilindayiz. 1000 kusur yildir bizleri tasavvuf ile kandiriyorlar. Ehli sunnet kavrami mutevekkilin isleri. Ondsn once yoktu. Dort hak mezhep selcuklu veziri nizamulmulk un karariyla gerceklesti. Selcuklu mu neyin hak olduguna karar veriyor?
    Osmanli ninda isine geldi tabi.
    Uyutuyorlar.

    Muslumanlar yahudilestiler.
    Bugun kendi pisliklerinde boguluyorlar.

    Bir de reklam yapam bari:
    www.hakaikisabite.com

    YanıtlaSil
  78. Ama dayanamiyacagim. Yasar Nuriciler bir de suna bakin derim.

    http://m.kitapyurdu.com/index.php?route=products/productdetail&product_id=319272

    Fiyati da uygun lan. Mutlaka edinmelisin.

    Kur'an tevhid inancini bizlere bildirir. Allah a sirk kosmamayi, ortak kosmamayi... Geleneksel islam malesef bu hususta yetersiz.

    Talmut kitabini alirsaniz taberinin nasil talmut kaynaklarindan copy-paste yaptigina sahit olursunuz.

    Taberi lan bu borumu:)

    Beyler bizler 2016 yilindayiz. 1000 kusur yildir bizleri tasavvuf ile kandiriyorlar. Ehli sunnet kavrami mutevekkilin isleri. Ondsn once yoktu. Dort hak mezhep selcuklu veziri nizamulmulk un karariyla gerceklesti. Selcuklu mu neyin hak olduguna karar veriyor?
    Osmanli ninda isine geldi tabi.
    Uyutuyorlar.

    Muslumanlar yahudilestiler.
    Bugun kendi pisliklerinde boguluyorlar.

    Bir de reklam yapam bari:
    www.hakaikisabite.com

    YanıtlaSil
  79. Evrim ve islamla alakalı elle tutulur kaynak arıyorum beni tatmin edecek. İngilizce - Türkçe farketmez. Bildiğiniz varsa paylaşırsınız sevinirim. Kitaplarınız oldukça dikkatimi çekti. Narsisizm İlleti isimli kitabı da incelemenizi öneririm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Caner Taslaman - Evrim Teorisi, Felsefe ve Tanrı
      Kendi sitesinden ücretsiz olarak okuyabilirsin: http://www.canertaslaman.com/wp-content/uploads/2014/08/EvrimTeorisiSon.pdf

      Sil
    2. Islamic Theory of Evolution: The Missing Link between Darwin and the Origin of Species - T. O. Shanavas (bir numara kitap. ben aldığımda .epub olarak 4 dolardı)

      İslamda Evrimci Yaratılış Teorisi - Mehmet Bayrakdar (çıkarım yapmıyor, tarihteki Müslüman bilginlerin evrim anlayışlarını anlatıyor)

      Kuran'daki Maymun - Yılmaz Yunak (eh...)

      Kuran Açısından Evrim Teorisi - Kaan Göktaş (eh...)

      Sil
  80. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  81. Abi inglourious basterds filmini izlersen sana ince vurgularla film yapma konusunda çok büyük bir şablon hazirlar.Bu fikri sende bir tarantino havası aldığım için verdim

    YanıtlaSil
  82. Reyiz belki bir Quentin Tarantula inceliğinde iş çıkaramazsın zira daha işin başındasın. Fakat böyle bir işe girişmen dahi senin üretip kendine ve insanlığa -en başında Allah'ın rızasına- ne derece önem verdiğini gösteriyor zaten. Kıskandım şimdi piç. Yalnız bir STV effect faciası yaşatmazsın bize diye düşünüyorum, ve dahi filmin jeneriğinde bir Mahmut Tuncer bestesi görsek gayet tabi hoş olurdu. O halde yapacağın filmin senaryosu sürreal bir biçimde betimlenmiş, realist bir çizgide ilerleyen ve sanat sex içindir anlayışıyla hareket eden bir yapıya kavuşmalı. Krdş modern film anlayışı bu ne beklion.

    YanıtlaSil
  83. Bende bi psikoz oluştu kitap okurken objektif olmadığına emin olup haddinden fazla güvensiz oluyorum. Hani demişsin ya şii ve sunni ayrımını mezhepleri dinlerken tarafsız gözle bakmak için yahudi karının yazdıkları daha çekici geliyor. işte o misal yazar hakkında da bilgi sahibi olabilsek keşke. Öğretisiz yazılan kitabın elimize ulaşamayacağını düşünüyorum. Nutuk'u okudum Atatürkten soğudum. Yalancı olan tarih değil herşey.
    Sikko Atatürkle alakalı bi yazı yazsan varya tadından yenmez. Heleki gereğinden fazla cesur olabilirsen herkesin bildiği herşey değişecektir. Ama daha öncede bu konuda yazdığında o kafandaki tabuları sende yıkamıyorsun pampiş ya

    YanıtlaSil
  84. İslamdaki kadın erkek eşitsizliğini yalanlyor musun? Evet var diyorsan bu konuda ne düşünüyorsun? İslamda kadının yeri ile ilgili bir yazı yazar mısın?

    YanıtlaSil
  85. Sn. Sikkofield ve okurları
    Güzel bir liste. Okunmasında ısrarcı oluşunuz olumlu. Ben de çoğu kitabın ortak olduğu bir listeyi yıllardır okumaları için insanlara öneririm. Dünyayı, uygarlığı ve dolayısıyla dini anlamak isteyenlerin bu konuların üzerinden atlama seçenekleri yok. Şu kitapları her gencine okutan bir toplumun sanırım bileği bükülemezdi.
    Yalnız düzeltmeniz veya gidermeniz gereken önemli bir eksikliğiniz olduğunu söylemeliyim. II. Dünya Savaşı'nda kimin hangi soyu kırdığı konusunu araştırmamış görünüyorsunuz. Öyle sanıyorum ki sizi uyarmasam bu heves ve merakla bir süre sonra kendiniz keşfederdiniz. Ben şimdiden uyarayım, vakit nakittir.
    Yahudi soykırımı iddiası tartışılmış ve kanıtlanmış bir iddia değildir. Yalnızca birbiriyle çelişen ve kiminin yalan olduğu ispatlanmış tanık ifadelerine dayanır. Hiç bir toplama kampında gaz odasına rastlanmamıştır. Bu durum Kanada'daki Zündel davasında belgelenmiştir. Bir çok Avrupa ülkesinde soykırım iddialarını tartışmak bu yüzden yasayla yasaklanmıştır. İsviçre'nin sözde Ermeni soykırımını tartışma yasağında olduğu gibi, bunu deneyenler kendilerini hapiste bulurlar. II. Dünya Savaşı'nı Almanya başlatmamıştır. İngiltere ve Fransa Almanya'ya savaş açmak için Polonya'yı kullanmışlardır. Bunlar tarih kitaplarınea belgelidir. Yalnızca basın bunları açığa vurmamayı seçmektedir. David Irving'in Hitler's War kitabı konu hakkında en iyi belgelenmiş araştırmadır. Savaş sırasında ve sonrasında Alman halkına soykırım ve tehcir uygulanmıştır. Başlangıç için şu bağlantılara bakınız: http://en.wikipedia.org/wiki/Expulsion_of_Germans_after_World_War_II
    http://en.wikipedia.org/wiki/Organised_persecution_of_ethnic_Germans
    Savaş sırasında Baltık ülkeleri de soykırıma uğramıştır. Savaşın son günlerinde bütünü sivil 300 bin Alman, Dresden'de diri diri yakılarak soykırıma uğratılmıştır. Youtube'da Firestorm Over Dresden belgeselini izleyin veya daha iyisi, David Irving'in Dresden kitabını okuyun. Alman savaş esirleri Eisenhower'ın esir kamplarında soykırıma uğratılmıştır. Türkçe'ye de çevrilen Diğer Kayıplar kitabını okuyun. Savaş sonrası Ukrayna Stalin rejimi tarafından soykırıma uğramıştır. Holodomor adıyla araştırabilirsiniz. Bütün bunların arasında Alman toplama kamplarında hastalık ve savaş koşulları dolayısıyla yetersiz beslenme nedeniyle 450 bin dolayında kişinin öldüğü Kızılhaç kayıtlarında vardır. Bunların da bir bölümü Yahudi, bir bölümü adi suçlu, bir bölümü rejim muhalifi, bir bölümü çingenedir. Pek hatırlatılmaz ama Kızılhaç savaş boyunca Almanya'da varlığını sürdürmüştür. Nüremberg'deki itiraflar işkence ile alınmıştır. Youtube'da One Third Of The Holocaust filmini izleyin. Karşılaştırmak gerekirse, Kongo iç savaşında, Bangladeş iç savaşında, Çerkez soykırımında ve ABD'nin Vietnam'da yaptığı katliamlarda rakam 450 binin çok, çok üzerindedir. Yalnızca Irak'ta ABD'nin öldürdüğü sivil sayısı 1~1,5 milyon olarak raporlanıyor. Sözde Yahudi soykırımı en büyük soykırım filan değil çok büyük ve örgütlü bir yalandır. Zamanınız varsa aşağıdaki kitaplar iyi birer başlangıç olabilir.
    Made In Russia: The Holocaust - Carlos Whitlock Porter, 1988
    Hoax or Holocaust: The Arguments - Jürgen Graf, 1997
    The Hoax Of The Twentieth Century - Arthur R. Butz, 2003
    The Six Million Swindle - Prof. Austin J. App, Ph.D., 1973
    Lectures on the Holocaust - Germar Rudolf, 2005
    Daha da zamanınız varsa şöyle devam edebilirsiniz:
    -devamı var-

    YanıtlaSil
  86. II. DÜNYA SAVAŞI ve GERÇEK SOYKIRIM:
    Savaşın Çıkışı Hakkında 100 Belge /100 Dokumente zur Vorgeschichte des Krieges /100 Documents on the Origin of War. Alman hükümetinin resmi "beyaz kitabı", 1939.
    Der erzwungene Krieg Die Ursachen und Urheber des 2. Weltkriegs /The Forced War: When Peaceful Revision Failed - David L. Hoggan, 1989.
    Hitler's War - David Irving (Nazi Partisi'nin savaşını en iyi belgeyen kitap olduğu kabul ediliyor ancak yazar röportajlarında da, makalelerinde de dile getirdiği gibi birinci kaynaklardan yaptığı araştırmada "son çözüm"ün varlığını kanıtlayan hiç bir belgeye rastlamıyor. Hatta bu yüzden kimi naylon tarihçi "Nazi subayları soykırımı Hitler'den gizli yaptı" yalanını uydurmak zorunda kalıyor.)
    Gruesome Harvest: The Costly Attempt to Exterminate the People of Germany - Ralph Franklin Keeling, 1947. (Almanlara yönelik soykırım hakkında)
    Anmerkungen zur Vertreibung der Deutschen aus dem Osten /A Terrible Revenge: The Ethnic Cleansing of the East European Germans 1944-1950 - Alfred Maurice De Zayas, 1986.
    The High Cost Of Vengeance - Freda Utley, 1949.
    Wahrheit für Deutschland – Die Schuldfrage des Zweiten Weltkriegs /Truth for Germany The Guilt Question of the Second World War, Udo Walendy, 1965.
    After The Reich: The Brutal History of Allied Occupation - Giles MacDonough, 2007.
    The Fate of Jews in German Hands - Joel S. A. Hayward, yüksek lisans tezi, 1993.
    The Sudeten-German Tragedy - Prof. Austin J. App, 1979.
    Crimes and Mercies: The Fate of German Civilians Under Allied Occupation 1944-1950 - James Bacque, 1997.
    Hellstorm - Thomas Goodrich
    Eisenhower's Rhine Meadows Death Camps (belgesel film, internette bulunabilir)

    SAHTE SOYKIRIM:
    Debunking The Genocide Myth - Paul Rassinier, an "Introduction" to Debunking the Genocide Myth, a Study of the Nazi Concentration Camps and the Alleged Extermination of European Jewry, by Paul RASSINIER, 1978. (Rassinier resmi soykırım anlatısını ilk sorgulayan bilim adamı olarak biliniyor)
    Giant with Feet of Clay: Raoul Hilberg and his "Standard Work" on the Holocaust - Jürgen Graf.
    Der Auschwitz-Mythos: Legende oder Wirklichkeit? Eine kritische Bestandsaufnahme /Auschwitz: A Judge Looks at the Evidence - Wilhelm Staeglich, 1979
    Auschwitz: Crematorium I and the Alleged Homicidal Gassings - Carlo Mattogno, 2005 (Mattogno çok teknik çalışıyor ve toplu katliam, fırında yakma, gaz odası, toplu mezar gibi söylentileri belgelere dayanarak çürütüyor. Çok ayrıntılı yazıyor, bütün kitaplarını ben de okumadım.)
    Auschwitz Lies: Legends, Lies and Prejudices on the Holocaust - Germar Rudolf, Carlo Mattogno, 2005.
    Auschwitz: Open Air Incinerations - Carlo Mattogno, 2005.
    Auschwitz: The Case for Sanity - Carlo Mattogno, 2010.
    Auschwitz The Final Count - Michael Collins Piper
    Auschwitz: The Underground Guided Tour (What the Tour Guides Don't Tell You at Auschwitz-Birkenau) - Carolyn Yeager, 2010.
    The Lüftl Report: An Austrian Engineer's Report on the "Gas Chambers" of Auschwitz and Mauthausen, 1992.
    Belzec: In Propaganda, Testimonies, Archeological Research and History - Carlo Mattogno, 2004.
    The Bunkers of Auschwitz: Black Propaganda versus History - Carlo Mattogno, 2004.
    Treblinka: Transit Camp or Extermination Camp? - Carlo Mattogno, Jürgen Graf, 2005.
    Elusive Holes of Death - Carlo Mattogno
    The Leuchter Reports Critical Edition - Fred A. Leuchter, Robert Faurisson, Germar Rudolf, 2005.
    Concentration Camp Majdanek: A Historical and Technical Study - Jürgen Graf, Carlo Mattogno, 2003.
    Concentration Camp Stutthof and its Function in National Socialist Jewish Policy - Jürgen Graf, Carlo Mattogno, 2003.
    Sobibor: Holocaust Propaganda and Reality - Carlo Mattogno, 2010.
    One Third Of The Holocauset (belgesel film, internette bulunabilir)

    YanıtlaSil
  87. The Myth of the Six Million - David Hoggan, 1969.
    Did Six Million Really Die? Report of the Evidence in the Canadian "False News" Trial of Ernst Zündel - Barbara Kulaszka, 1992.
    Not Guilty at Nuremberg - Carlos Whitlock Porter
    Unconditional Hatred: German War Guilt And The Future Of Europe - Russel Grenfell
    Anne Frank's Diary: A Hoax - Ditlieb Felderer, 1978.
    Jewish Emigration from the Third Reich - Ingrid Weckert, 2004.
    Konu hakkında bildiğim tek Türkçe kaynak Harun Yahya'nın Yahudi Soykırımı Yalanı kitabıdır. İsim nedeniyle ciddiye almak istemeyebilirsiniz ancak kitapları kendisinin yazmadığını ve bu kitabın son derece sağlam kanıtlara dayanarak yazıldığını belirtmeliyim. Kendisi bildiğim kadarıyla bu kitabı artık basmıyor. Bir yerlerden talimat almış ve oyunu kuralına göre oynuyor olmalı.

    Karşılaştırmanız için karşıt görüşü en iyi temsil eden kitaplardan ikisini de anayım:
    Holocaust Denial - Kenneth S. Stern, 1993.
    The Crematoria of Auschwitz: The Mass Murder's Machinery - Jean-Claude Pressac, 1993.

    Konudan söz edip Norman Finkelstein'dan söz etmemek olmaz. Türkiye'de de yayınlanan Holocaust Industry kitabında yazar sözde soykırımın sömürülmesini ve ticarete dönüştürülmesini eleştirir. Hatta bu yüzden kendisinden nefret eder görünen bir sürü Siyonist vardır. Finkelstein aslında bunu yaparken soykırım iddialarını doğrulamakta ve kamuoyunu bilmedikleri yerden vurmaktadır. Kendisi resmi soykırım anlatısını sorgulayanların Anti-bilmemne ırkçılar oldukları ezberini bozmaz, yani aynı oyunu farklı stratejiyle oynar. Tıpkı Hazleton'un Muhammed'i "överek" mesajını inkar etmesi gibi. Söylediklerimi öfkeyle inkar etmeden önce "iyi polis, kötü polis" oyununu hatırlayın. Hani size bir şey yaptırmak veya bir şeye razı etmek isteyen insanlardan bir öbeği, öbürsüne karşıtmış ve öbürsünden farklı bir çıkar öbeğiymiş gibi davranır. Böylece siz birine yabancılaşırken öbürsünü kendinize yakın bulursunuz. Soğukkanlılığınızı yitirdiğinizde ve temiz düşünemediğinizde bu tuzağa düşersiniz. Bakın, yukarıda Banu Avar'ın kitabında bu "bilerek sorun çıkarma -> çözüm önerme -> çözüme razı etme" taktiğinden söz edilmiştir (konuya meraklı olanlara Nesta Webster'ın Secret Societies kitabını öneririm). İyi polis kötü polis oyunu da bu düzenin parçası olarak büyük ölçekte oynanmaktadır. Kısacası Finkelstein iyi polistir. Bu adamların neden böyle davrandıklarını merak ediyorsanız da size aralarında Kuran'ın da olduğu bir mini kitap listesi daha vermek zorundayım. İlgilenenler bir eposta atsın.

    -devamı var-

    YanıtlaSil
  88. Konuya neden "kafayı taktığımı" soracak olanlara... Bugün politikada neyin neden, nasıl olduğunu anlamak istiyorsak bu soykırım hikayesini iyi bilmek zorundayız. Ahmedinejat'a deli, zart, zurt diyen politikacıların hepsi de soykırım olmadığını ya biliyorlar ya da bilseler bile bilmezden gelecek omurgasızlıkta adamlar. Önümüzde benzer bir örnek var. Sikkofield'ı ve önerdiklerini okuyorsanız herhalde 11 Eylül'ün bir tiyatro olduğunu biliyorsunuzdur. Peki, bunun bir tiyatro olduğunu itiraf eden ve halkını bu konuda aydınlatan kaç politikacı biliyorsunuz dünyada? İran, Malezya, K.Kore... başka yok. Hepsi de oyunu kuralına göre oynuyor. İşte, gözünüzün önünde, gözünüzün içine baka baka yalan söylüyorlar oy verdiğiniz (veya vermediğiniz) adamlar. Oysa neyin ne olduğunu bilen nitelikli bir azınlık -çoğunluğa gerek yok- olsa memlekette, bu soytarıların hiç biri barınamaz buralarda. Bakın tam da bugünlerde Türkiye'de bu soykırım olayı ısıtılıyor. 2012-2013 gibi Avrupalı bir Yahudi lobisi Eğitim Bakanı'yla görüşüp ders kitaplarına konmasını istemişti. Kitap sitelerine gidin, son bir kaç yılda Türkiye'nin II. Dünya Savaşı'nda Yahudi mültecilere aslında öyle "pek de yardımcı olmadığından" söz eden kitaplar yayınlanmaya başladı. Konuyla ilgili arşivimi kaybettim, şimdi isimlerini sıralayamıyorum, biraz arama yapmanız gerekecek. 2013 Haziran olaylarında Yahudi iş adamlarından biri Türkiye'de "anti-semitizm hortladı" diye röportajlar verdi! Struma'yla ilgili Türkiye'ye çamur atan kitaplar 2000'den sonra yoğunluk kazandı. Geçtiğimiz aylarda hükümet ve CHP (başkan yardımcısı Bilderberg'e katılan parti) sözde soykırımı daha yüksek sesle andılar. Sikkofield da farkında, hükümetle İsrail arasındaki gerilim bir tiyatro. Can ciğer bu adamlar. Yarın meclise "Yahudi Soykırımı'nın inkarının suç olmasıyla" ilgili bir taslak gelirse hiç şaşırmayın. Şu anda bunun temelini atıyorlar. Halk bu konuda cahil kalırsa bu yasa çıkar da. İşte bunun için soykırım nedir, ne değildir, ülkesini ve Allahını sever her okur-yazarın bilmesi gerekiyor. Yıllar önce olup bittiği öne sürülen bir olay değil, bugün içinde yaşadığımız ve gittikçe de içine battığımız bir masal bu.

    Tasavvuf yazılarından çok yararlandım. Bu şekilde Sikkofield'a borcumu ödeyeyim dedim. Yazdıklarına bakarak Sikkofield'ın parlak ve sağduyusu güçlü biri olduğunu kestirmek güç değil. Bu eksiğini giderirse çok daha bütüncül ve sağlam bir görüşe kavuşacaktır. Kendisi gibi gerçeği arayan ve bilmek isteyenler de aynı şekilde... Her türlü tartışmaya açığım.

    Selim Çalışkan

    YanıtlaSil
  89. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  90. Cemre ben şimdi özel ilgi isteyen biri gibi görünmek falan istemem ama buraya yazamayacağım şeyler yazdım senin Facebook'ta paylaştığın "dondusabri" Mail'ine gmail ile. Herhalde çok mail falan geldiği için görmemişsindir benim mesajımı. Kahlmardock@gmail.com adlı Mail ile mesaj attım sana. Lütfen yazımı oku ve cevap ver.

    YanıtlaSil
  91. Stefanos Yerasimos'un Azgelişmişlik Sürecinde Türkiye kitabı hakkında bir bilgin var mı?

    YanıtlaSil
  92. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  93. Hakkı Yılmaz'ın Tebyin'ül Kur'an isimli eserini öneririm hatta internette sitesi var google amcaya "iştekuran" yazdığınızda çıkar oradan da okuyabilirsiniz, ayrıca kendisinin youtube'da kanalı da vardır.Tavsiye ederim özellikle videolarını izleyin oradan daha rahat anlaşılmaktadır...

    YanıtlaSil
  94. İşbirlikçiler sadece o siyasetçiler miydi ? Gücün emeklilere mi yetiyor senin ? Bugünkilerden niye bahsetmiyosun ? İçeri atarlar, sicilim bozulur diye mi korkuyosun ? Kaçak güreşiyosun.

    YanıtlaSil
  95. Ha bi de şu var..sen bu kitapları yazanların doğruyu yazdığını nereden biliyorsun ? Test ettin mi her satırı ? Bukadar güçlü ekipler varsa bu dünyada bu kitapların basım evlerini, finansörlerini araştırdın mı ay yüzlüm ?

    YanıtlaSil
  96. turgut gürsanı görünce sevindim, tüm kitaplarını okudum, baba adamsın;

    http://www.goodreads.com/review/list/34866343-k-ksal-k-k?shelf=turgut-g%C3%BCrsan-kitaplar%C4%B1

    YanıtlaSil
  97. Her şeyi bilmek acaba insanı mutsuz mu yapıyor sorusunu soruyorum seni okudukça. Cahillik mutluluk mudur aslında? 2011 yılında ilk seni okuduğumda, işten atılmış ve kendimi eve kapatmış biriydim. Neden soruları kafamda dolanırken bu blogta birçok soruya cevap buldum. Ulan peki bu kadar boka batmışken şimdi ne yapıcam ben diye düşünürken Allah bir ışık yaktı ve o gün bu gündür Edip yüksel, Caner Taslaman, Dücane Cündüoğlu okuyorum. Önce dinden çıktım sonra tekrar dine girdim. Şimdi yıllar sonra tekrar aynı bloğa girdiğimde depresyonda olmana hiç şaşırmadım. Çok şey biliyorsun be Sikko.. yaşıtların barlarda sakso yaparken sen burda neredeyse devrim yapıyorsun. Kafandaki milyonlarca soru beynine sığmıyor.. Ama ancak senin gibi birisi bir devrim yaratabilir. Ancak bu kadar dibe vurmuş biri ayaklarını yere vurup aldığı ivmeyle suyun yüzüne çıkabilir. Sen bunu yapacaksın. Ben bundan eminim. Bu kitapları yazan kişilerden çok daha önde olduğunu düşünüyorum çünkü yaşın çok genç ve ancak senin kafanda biri genç nesle örnek olabilir.. Edip Yüksel'le olan videoda bir film yapacağından bahsetmişsin. Bir an evvel bu depresyon illetinden kendini sıyırmalı ve bu işe odaklanmalısın. Şimdi yıllar sonra tekrar bu bloğa girdiğimde gerçek İslam'ı dünyaya gösterecek ve devrim yapacak kişi olarak gördüm seni. Çünkü Allah'ın sana verdiği bu aklı insanlığın hayrına kullanmalısın. Yapacaklarını dört gözle bekliyorum..

    YanıtlaSil
  98. Hayirli Ramazanlar,
    Öncelikle paylasimlariniz icin cok tskler Allah razi olsun. Benim söyle bir problemim var,size danismak istedim;babam Kuran konusunda cok bilgili ve kendi tefsirini yapabilecek düzeydedir,yillarca hep onun yorumlari ile daha iyi idrak ettim Kuran`i. Daha sonra evlendim,esim de Pakistanli ve babam gibi ayni sekilde Kuran`i cok iyi yorumluyor. Ama nedense ben `Sizin icin O nu kolaylastirdik`denmesine ragmen. Okuduklarimdan onlar gibi yorumlar cikaramiyor ve cok uzuluyorum.Yani egitim düzeyim de fena degildir, yabanci dil ögrenme konusunda kabiliyetliyimdir.Ama Kuran konusunda sinifta kalmis hissediyorum. Mesala onlar bir ayeti okuyup,`Hmm bak falanca yerdeki ayete ya da sureye burda gönderme var`dediklerinde acip bakiyor anliyorum ama ben ayni baglantiyi tek basima yapamam. Bir kac kez Allah im ilmimi artir diye dua da ettim. Simdi kücük bi bebegim var, o büyüdükce telasim artiyor,ona bir seyler verebilmek adina. Size sorum su; siz hep bu düzeyde mi anladiniz Kuran i yoksa siz de mi ilk zamanlar anlam bulmaya calistiniz? Ve bu konuda ne tavsiye edersiniz? (Bu arada esimin oturumundan yazdim yorumumu,isim esime ait,ismim Kiymet tir)

    YanıtlaSil
  99. YAZDIM, SILDIN, TEKRAR YAZIYORUM.

    Belliki herseyi cozmussun ama kendini cozememissin, Misyoner okulunda okuyorsun, turkce bitti fransizcasi kaldi.

    Pasam tez hazirlamis, tamamiyle ic mesele, Turkiye Israil iliskileri, masallah herseyi arastirmis birde istihbahrat raporunu Fransizca yazmis teslim etmis.. Ne yaptiginin farkinda misin? Geri suc sende degil bu dil, egitim politikalarini yuruten yoneticilerde.

    Fransizca tez yazmanin mantigi nedir? Hoca Turk, Okul turkiye’de, ogrenci turk, tez fransizca (:

    Farkinda olmadan ajanlik yapiyorsuz, fransizlara arastirma yapip rapor veriyorsun..

    Bu isler taa 19.yüzyılın doğru uzanir. O zamanlar Paris budalası bazı Osmanlı
    "monser"leri aralarında Fransızca konusur olmuslardı. Bunu gören bir Japon görevlisi
    hükümetine bir bildirge yazıp, "Aralarında Fransızca konusmağa baslamıslar. Demek ki Osmanlı
    Devleti dağılacak" demiĢ. Öyle de oldu. Az kalsın Türkiye'nin kalanı da Cezayir gibi olacaktı
    ama, Ġngiliz Fransız rekabetinde önce Ġngiliz, sonra da onun uzantısı Amerikan kazandı. Afrika
    Fransızca'sı konuĢan bir ulus yerine "Tarzan Ġngilizceli" bir ulus olmaya (daha doğrusu ona
    dönüĢtürülmeğe) baĢladık. Son sürat gidiyoruz!

    YanıtlaSil
  100. Baya "Sevi" ci bir liste olmus.. Ama bas kahramani unutmussun.. Are you one of them yoksa?

    Ilgaz Zorlu - Even Ben Selanikliyim

    YanıtlaSil
  101. Emre Dorman ve Caner Taslaman gerçekten okunması gereken adamlar liste hakkat bomba olmuş.Buraya bir tebriks bir de teşekkür koyuyorum hemencecik.Ayrıca Erhan Altunay'ın Paganizm kitabı hakkındaki düşüncelerini merak ediyorum ?

    YanıtlaSil
  102. http://e-kitapindirmeyeri.blogspot.com/2016/01/ayn-rand-hayatn-kaynag-pdf-veya-epub.html

    YanıtlaSil
  103. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  104. Niçe okumayak mı hayin bağnaz :D

    Şaka bi yana hanefiyim diyen herkes Ebu Hanife'nin kitaplarını okumalı.

    -El-Fıkhu'l-Ekber
    -El-Fıkhül-Ebsât
    -El-Âlim ve’l-müteallim
    -Er-Risâle
    -El-Vasıyye

    YanıtlaSil
  105. "Türkiye ve İsrail Arasındaki Ekonomik İlişkiler" adlı tezinde Kıbrıs için İran hariç tüm Araplar aleyhimize oy kullandı demişssin.Oysaki ben İran'ı fars sanıyordum.

    Cahilliğime ver Sikkofield aydınlattığın için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  106. Eskiden illuminati uyesi oldugu icin siradan bir insandan fazla bilen, bu yuzden de ortadan kaldirildigi iddia edilen John Todd itiraflarında (http://www.kt70.com/~jamesjpn/articles/john_todd_and_the_illuminati.htm) Ayn Rand'ın Rotchilds'in sevgilisi olduğunu ve Atlas Shrugged adlı kitabı onun siparişiyle yazdığını söylüyor. Kitapta dünyayı nasıl fethedeceklerini anlatıyormuş:Petrol fiyatlarını nasıl önce arttırıp sonra petrol yataklarını yok edeceklerini, petrol tankerlerini patlatıp kömür ocaklarını kapatacaklarını,tahılları yok edececeklerini,velhasılı kelam: kendilerine ait şirketleri dünyanın ağzına sıçmak için nasıl batırıp yine de finansları sayesinde hiç bir zarar görmeyip insanları kendilerine muhtaç edeceklerini anlattığını söylüyor bu eleman. Bu kitabı aslında kendi adamları için yazmış. Kitabı okuyan ve yorum yapacak olan var mı?

    YanıtlaSil
  107. taksit taksit alıp okurum derken liste yarılandı la sikko. ellerin dert görmesin
    kaynataya selam

    YanıtlaSil
  108. Ahiret varsa hayatin bir anlamı vardır, cümlesini ben söyleseydim hayatın anlamsız olduğunu düşündüğüm için söylerdim, sonra iyi hissetmek için de kendimi kandırmazdım

    YanıtlaSil
  109. Ahiret varsa hayatin bir anlamı vardır, cümlesini ben söyleseydim hayatın anlamsız olduğunu düşündüğüm için söylerdim, sonra iyi hissetmek için de kendimi kandırmazdım

    YanıtlaSil
  110. Herşey güzelde şu yazılarının sonuna geldiğimizde artık çeşitli desenler görüyoruz baktığımız heryerde değiştir şu siteyi daha okunur hale getir

    YanıtlaSil
  111. Kudüs-Yusuf El-Karadavi

    YanıtlaSil
  112. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  113. imam gazalidende olaydı keske

    YanıtlaSil
  114. Küfürbaz Haydo da sizin eseriniz mi?

    YanıtlaSil
  115. Küfürbaz Haydo da sizin eseriniz mi?

    YanıtlaSil
  116. Ben Bunları Okursam Profesör olurum :)
    Tavsiye için teşekkürler

    YanıtlaSil
  117. kaynatasını sevdiğim Sikko. ilk etapta 8-10 tanesini okumuştum yazdığın kitapların. Anlayışla karşılarsın ki hepsini okuma gibi bir niyetim yok zaten ama 4-5 ay oldu elime kitap almıyorum ota bağladım hepten çoluk çocuk derdiyle uğraşırken. Ama kitap okuyan bir baba harbiden olumlu yönde etkiliyor 4 yaşındaki kızımı. şimdi ikinci turu sipariş edeceğim. yine heralde 8-10 tane kitap alır 5-6 ay okurum ara ara. Bu amme hizmetin için teşekkür ediyorum tekrar. Allah işini rast getire. Selametle

    YanıtlaSil
  118. Mustafa DOLU20 Ocak 2017 12:16
    Peki tatlı yazan tatlıcan:)) din diyon da. Neden Din ?.. "Neden”ler sorusuna cevap bulamadığım için yaptığın bir kolaycılık mı acep ?

    Samimiyetin mükemmel.

    Çıkarımın hatalı ama . Sen de zaten biliyorsun tatlıcı. Eminim ki biliyorsun içi dışı bal kaymak...:)

    Neden böyle diyom diye sorarsan canımın içi, cevabım şu olacak :)

    HERKES BİR SONUÇ ... BİR CEVAP...BİR MELHEM...BİR İLAÇ ARIYOR. KENDİSİNE KAYITSIZ OLAN BU VAROLUŞA ANLAM KATMAYA ÇALIŞIYOR HERKES. AFEDERSİN AMA, SİKİNDE DEGİLİZ VAROLUŞUN (Evren..Evren yasaları...Dünya...Doğaaa).

    DOGANIN,VAROLUŞUN KAYITSIZLIĞINA MARUZ KALAN İNSAN, SAVUNMA MEKAMİZMASI OLARAK inanç SİSTEMİ DİYE BİRŞEY GELİŞTİRMİŞ ( En aptalından en akıllısına kadar...Düşünme yetisi olsun olmasın herkesin görece olarak çarpık yada mantıklı görünen bir inanç sistemi vardır).

    Tatlıcan burayı çok iyi dinle şimdi ( Anlasa Anlasa bi sen anlarsın beni valla !!!) (BAYA BAYA SEVDİM SENİ YAZDIKLARINDAN DOLAYI KERETA:)

    Gadasını yediğimin şeker şerbet bal petek çiçek böcek kıl tüy Sikkosum, var olan orijinal bir dini ilahi kitap göster, taşşağını melemen yapıp yiyim.

    Çok ciddiyim varsa söyle delikanlı gibi.

    Sen tabiki delikanlısın, bir tanesin, biriciksin. Senin bir taneliğin, senin biricikliğin gibi TEK BİR TANE, BİRİCİK BİR ORİJİNAL KAYNAK GÖSTER, ORİJİNAL KİTAP GÖSTER.

    Diğer yazılarında bahsettiğin ve Muhammed niye böyle bir kumar oynasın ki dediğin tarihsel olaylar, Kuran kitaplaştırıldıktan önce mi gerçekleşmiş yoksa sonra mı ?

    Samimimiyim. Muhalefet yapmıyorum. Belki atlıyorsundur bu konuyu. Sana da pek yakışmaz ama :P

    Muhammed Allah'ın bildirdiklerini kuldan saklıyor da Ebubekir, Ömer ve Osman’a mı kalıyor topluma yaymak. Postacılık görevi de mi yapamaz bir peygamber ? İlahi bir ironiklik yok mu sence bu açıdan tatlılar tatlısım. Yaşanan gerçekler, tarihin gerçekleri neden hep inançlarımızı sorgulamamızı gerektiriyo?

    Muhammed neden kendine verileni, toplumla birinci elden paylaşmadı. Bilakis ortadan kaldırdı.

    Başka bir ironik nokta da şu :
    Okuma yazma bilmeyen bir peygamberin sözlerini yazıya dökenler nasıl döktü acaba. Kontrol mekanizması hiç yok.

    Oku denilen ilk ayet ile Muhammed okumayı öğrendi mi yoksa Allah'ın kudretiyle ?

    Beni ciddiye almanızı dilerim
    Birlikte çay ve sigara içilesice :)

    Mustafa Dolu 0546 210 38 32

    YanıtlaSil

Bu blog'a yapılan her yorum, o yorumun sahibini bağlar. Ayrıca makaram sarı bağlar.

3. şahsa hakaret olmadığı müddetçe asla yorum silmem. "Bu yorum yazar tarafından silindi" ibaresi, eğer o yorumu yazan kişi kendi yorumunu sildiyse çıkar.