Okunması şart makaleler:


Bir Başka Din: Tasavvuf kitabı çıktı; internet'ten sipariş etmek için kitapyurdu link'i.

29 Aralık 2011 Perşembe

Dayatma

İş kazası bir ip cambazı için ölüm demektir, bankada çalışan gudubet suratlı Neriman Hanım için evrakların üzerine çay dökülmesidir.

Kar yağması bir çocuk için okulların tatil olmasıdır, bir yetişkin için trafiğin içine sıçılmasıdır.

"Başın sağolsun" lafı söyleyen için bir görevini yapma, bir vicdanını rahatlatmadır. Duyan için dünyanın en ağır lafıdır.

Cahile laf geçirememek, Galilei için engizisyon mahkemesine dünyanın döndüğünü anlatmaktır. Bir çocuk için Atari'nin televizyonu bozmadığını babaanneye anlatmaktır.

Kuran, inanmayan için saçmalık, öylesine inanan için evin bir köşesinde durması gereken Arapça kitap, gönülden inanan için lütuftur.

Terörist, bir Amerikalı için Müslüman, bir Türk için PKK'lı, bir Filistinli için İsrail devletidir.

Plüton, 5 sene önce lise giriş sınavlarına hazırlanan bir çocuk için gezegendir, bugün hazırlanan çocuk için değildir.

Savaş, aşırı zenginler için fırsat, generaller için onur, masumlar için ölümdür.

Korsan, yazarlar için hırsızlık, tezgâhtarlar için ekmek kapısıdır.

Huzur, bencil için sürekli cebini doldurup kendini garantiye almaktır. Kalender için tanımadığı üstü başı dağınık bir adama yemek ısmarladıktan sonra cebinde kalan son parayla dolmuşa binmektir.

Mütevazilik, kibirli insan için "mütevaziyim" demektir. Mütevazi adam için "ben de kibir sahibiyim" demektir.

Veli toplantısı, notları iyi olan öğrenci için pek bir şey ifade etmez, notları kötü olan öğrenci için kara kara düşünme zamanıdır.

Bayramlar ailesi olanlar için güzeldir, ailesi olmayan adam için sıradan bir gündür.

Tsunami bir Haitili için korkudur, Yozgatlı için "o ne amağa goyum"dur.

Kurnazlık, bir çocuk için bakkala çaktırmadan içinde taso var mı diye cipsleri kurcalamaktır. Bir bakkal için "kaşarım kötü abi, beyaz peynir keseyim sana" deyip elinde kalan beyaz peyniri kakalamaktır.

Vatanseverlik cahil için ölmektir, kafayı kullanan adam için hayattayken bir şeyler yapabilmektir.

İnternet, ufku dar adam için Facebook'ta okey oynamaktır, ufku geniş insan için bütün dünyaya ulaşabilmektir.

Akıllı çocuk, cahil anneye göre yerinde mal mal oturan çocuktur. Elinde kamerayla "komik bi şey yapsa da internet'e koysam" diye düşünüp bütün gün evladını çeken hödük anne için şımarık çocuktur.

Saygı, cahil müslüman için başka insanların içkisine sigarasına laf atmaktır, akıl sahibi müslüman için müzik dinlerken "ezan mı okunuyor" tereddüttüne düştüğü an müziğin sesini bir an kısıp dışarıyı dinlemektir.

Eğitim toplumun gözünde kolejdir, üniversitedir, diplomadır. Toplumun yanıldığını farkedenler için her türlü yeni bilgi ve fikirdir.

İnsan içgüdüyle doğuştan gelen çok az şey haricinde kendi gözlemleyip yaşadıklarıyla öğreniyor dünyayı. Her insan farklı hayatlar yaşıyor, farklı olaylar gözlemliyor, farklı kişilerle ilişki kuruyor, ve ne gariptir ki her şeyi bu kadar "görelilik" üzerine olan insanın doğruları, doğru kabul ediliyor. Halbuki Plüton 5 sene önce de aynı Plüton'du, şu an da aynı Plüton. Plüton kendini bozmadı, Plüton değişmedi, o her zamanki gibi öyle dolanıp durdu yörüngesinde, değişen sadece insanın doğruları oldu. Bir şeyin "doğru" olması, insanların veya toplumun onu doğru bellemesiyle alakalı değildir. Fakat yine de doğası gereği kusurlu olmaya mahkum insanın doğruları doğru kabul ediliyor bu hayatta. İdamlar, karalamalar, eğitim, adalet hep bu insanın doğrularına göre şekillendiriliyor bu dünyada. Medya, insanların sevmeleri gereken kişileri nefret ettirebiliyor, nefret etmeleri gereken kişileri sevdirebiliyor. Korkmaları gereken şeye alıştırabiliyor, alışmaları gereken şeyden korkutabiliyor. Zira insanlardan oluşan bir dünyanın doğrularını belirlemenin yolu, bu insanlara doğumlarından itibaren bir şeyleri "doğru" diye dayatmaktan geçiyor. İnsan onu doğru kabul ederse, o şey doğru oluyor.

Öyleyse bir soru soracağım.

Ya insanlar yanılıyorsa?

12 yorum:

  1. Artık yorum yok biliyorsunuz, bi süre daha kafa iznindeyim, sonra bomba gibi gelecem inşallah. Karagümrük çocuğuyum sözüm senettir. Herkese iyi yıllar, kaynataya selamlar.

    YanıtlaSil
  2. Dilin ve düşünce tarzın baya okuyucuyu yazıya ve sana ittiriyor. kaktırıyor. kısaca; sen de rahatça benim gibi senin yazını ilk defa okuyan adamda ikinci bir tanesini daha okuma isteği hisseden insanlara ulaşma amacına varmışsın. Yazının konusu konusunda fikir zincirlerimden sonra fikrim de zikrim olsun istedim: "Ya insanlar yanılıyorsa"'nın cevabına müteaakip sen "Ya yazar değilsin ya da insan?" . Sence ?

    YanıtlaSil
  3. Michael hocam çok etkili bir anlatımın var, tebrik ederim. İçten ve sade. Tespitlerin benim düşüncelerimle örtüşüyor, yalnız olmamak güzel. Bu arada, Ibrahimgok hocam cümlelerinde anlam kayması var, düşünerek yazarsan -acele etmeden- daha anlaşılır olacak sanırım. Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  4. @ibrahimgök absinte içmeden yaz.

    YanıtlaSil
  5. garip olan şudur ki o paylaşılan sohbet videondan sonra okumadığım yazın kalmış mı diye bir bakayım dedim ve buna takıldım . ertesi günde sen bunu tekrar okunması adına paylaşmısın , güzel hissettim . sende kendimi buluyorum , haklısın yaşayan biliyor .

    YanıtlaSil
  6. tevfik fikret ne demiş '' vatan için ölmek de var ama borcun yaşamaktır ''.

    YanıtlaSil
  7. ya sikko abi vallahi billahi seni seviyorum amina koyim

    YanıtlaSil
  8. ya sikko abi vallahi billahi seni seviyorum amina koyim

    YanıtlaSil
  9. Güzel bir söz: "İnsanları kandırmak, kandırılmış olduklarına ikna etmekten kolaydır." - Mark Twain

    YanıtlaSil
  10. çetin altan'ın bir yazısı vardı, oradan kopyalanmış...

    YanıtlaSil

Bu blog'a yapılan her yorum, o yorumun sahibini bağlar. Ayrıca makaram sarı bağlar.

3. şahsa hakaret olmadığı müddetçe asla yorum silmem. "Bu yorum yazar tarafından silindi" ibaresi, eğer o yorumu yazan kişi kendi yorumunu sildiyse çıkar.