Okunması şart makaleler:

Tasavvuf ve Tarikatlardan Yeni Dünya Dinine: Bölüm 1 ve Bölüm 2
Komünizm, Kızıl Devrim, Sovyetler Birliği ve Şirketler
İnsan, Din ve Kuran
Bu da amme hizmeti: Okunması Gereken Kitaplar Listesi

Bir Başka Din: Tasavvuf kitabı çıktı; internet'ten sipariş etmek için kitapyurdu link'i.

YENİ: Youtube'daki hodor hodor konuşmalarım için buradan alalım.
yeni dünya düzeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni dünya düzeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2011 Pazartesi

Tesla, HAARP ve Illuminati


Selam taşağını yediklerim. 
  
Oldukça uzun fakat yine deşifre edilen gerçeklerle dolu bir yazı oldu. Karagümrük çocuğuyum, sözüm senettir diyorum. Boşa geçen bir dakikanız bile olursa cümle alem siksin beni burada. O yüzden üşenmeyin, zaman ayırıp okuyun. Tek seferde bitirmesi zor olabilir, o yüzden isterseniz ara vererek okuyun, çentik felan atın. Haftaya sözlü var soracam bunları, okuyun s.ktirtmeyin kaynatanızı.

Şimdi biraz Tesla'dan bahsedecem ama "Nikola Tesla şu tarihte doğmuştur, hobi olarak mandolin çalar, babası bir diplomat ve tam 17 kardeşler" gibi kıytırık biyografik Ertem Şener bilgileri vermeyecem, sıkıcı şeyler olum onlar, banane nerde doğduysa doğdu. Çok merak ediyosanız hayatını okuyabileceğiniz 5000 tane kaynak vardır zaten bunları anlatan, ben bizi alakadar eden kısımlarını anlatmaya çalışacam ama Tesla lan bu, yemin ederim evladım olsa heralde bu kadar üzülürüm, insanlık tarihinin en büyük orospu çocukluklarına maruz kalmış kişisi belki de. E dolayısıyla ister istemez hayatını anlatacaz tabi, konuyu direkt derin devlete, Illuminati'ye bağlamak olmaz. Anlatacaz bu Sırp cengaverinin birkaç icraatini ki bu anlatacaklarım sadece gün yüzüne çıkmış olanlarından ibaret olacak. Tesla'nın hikâyesini, olayların arkasında bir bit yeniği aramadan, sadece aklımda kaldığı gibi anlatacam ve bunu biraz uzun tutacam. Dünyanın belki de son asırda gelmiş (yetişmiş demeyecem, çünkü yetişmedi, adam deha doğdu) en büyük beyninin nasıl harcandığını, nasıl kudretinin bilindiği halde gizli tutulmaya çalışıldığını ve kendisi size unutturulurken, tüm bunları yapanların, bir yandan onun çalışmalarından nasıl da faydalandıklarını göstermeye çalışacam.

Taşağını yediklerim, size daha önce insan beyninin sol lobunun ezbere dayalı somut verileri depoladığını, sağ lobunun ise yaratıcılık ve sanat zekâsı taşıdığını söylemiştim.

Eğer Edison ve Tesla arasında bir karşılaştırma yapacak olursak, Tesla beyninizin sağ lobudur, Edison ise ancak götümün sol lobudur. Tesla ezildiği, hakkı yendiği ve Edison kadar ünlü olmadığı için mazlumun yanında yer alma içgüdüsü ile fakir edebiyatı yapmıyorum, bu adam insanlık tarihindeki ilk yapay depremi ve en güçlü yapay şimşeği oluşturmuştur. Florasan lambadır, şu an evlerimizde kullandığımız alternatif akımdır, bunun gibi birçok şeyi de bulmuştur fakat geç onları, onlar ne ki. Kendisinin uğradığı şerefsizlikler ve imkânsızlıklar yüzünden tamamlayamadığı ve şu an dahi uçukça gelebilecek onlarca su yüzüne çıkmamış teorisi, deneyi var. Radyo, internet, röntgen vs gibi şu an kullandığımız ve gelecekte kullanabileceğimiz birçok buluşun temelini Tesla atmıştır, hatta ve hatta bu saydıklarımı bir yerde Tesla bulmuştur demek de yanlış olmaz. Ondan sonra gelen fizikçiler, onun bulduklarının üzerine bir şeyler eklemiştir. Olum bu herif küçükken bile acayipmiş, işte garip garip hareketleri, yok efendim tikleri falan varmış çocukluğunda, ananı sikeyim her ne kadar beynim onunkinin çeyreği etmese de benim de tiklerim vardı ufakken, anlıyorum seni Tesla ehehe. Neyse işte, bir yandan 6 dil konuşabilen, kısacası deha olarak doğmuş bir herifti Tesla, onun gibisi 1000 yılda bir gelir heralde. Einstein'ın bile eline verir la bu kapıştırsak, o derece, tüm paramı basarım bu herife mına koyim abartmıyorum.

Gizlenen Philadelphia deneyi dahi Tesla'nın çalışmalarının bir ürünüdür. Kesin olmayan bilgilere göre Philadelphia'da yapılan bu deney sonucunda aynı gemi dakikada 600-700 km yol almış, 5 dakika içinde dünyanın çok başka köşelerindeki limanlarda aynı anda görülmüş. Gözlemcilerin raporlarına göre mürettebat geminin duvarları içerisinden geçebiliyor, hatta birçoğu gemi ile bütünleşmiş bir vaziyette duruyorlarmış. Gemi ise ondan sonra bulunamıyor, belki şu an bu boyut ile başka bir boyut arasında sıkışmış bir haldedir. Hatta bazı teorisyenler günümüzde görülen ışıklı gök cisimlerinin, UFO değil de bu deneyin bir sonucu olduğunu iddia ederler. (ki UFO yok zaten bunu biliyoruz artık dimi ehehe)

Olum bu adam klonlanmayı, zamanda yolculuğu, yerçekimine karşı koymayı, maddelerin içinden geçebilmeyi... ee..öö.. yani şimdi bulmuştur diyemem ama bu olayları zorlamış olduğu ve üzerlerinde deneyleri olduğu da bilinen bir gerçek. Belki bu saydığım ütopik şeyleri yada yine en az onlar kadar uçuk sayılabilecek bazı bokları keşfetmiş olması da mümkün..

Şimdi Tesla, Edison'un yanında çalıştı bir süre, ondan sonra birçok şirket ile de çalıştı. Tesla için en değerli şey, buluşlarının insanlığın yararına kullanılması olmuştur. Buna bağlı olarak insanlık için tehlikeli gördüğü bazı buluşlarını yakıp yok ettiği söylenir. Şimdi "yok ebenin amı polyanna'cılık oynama laa" diyeceksin ama kafasına sıçtığım, bu adam senin beyninin belki de 16 ile çarpılmış hali, senin gibi sikimsonik dünyevi ve maddi objelere değer vermiyor olması da son derece normal olurdu haliyle dimi? Bu adam şunları bulmuş, bunları bulmuş diye atıp tutmuyorum ciğerler. Belki de insanlık tarihinin en büyük dehasından bahsediyoruz burada. İlle de "küsüratlı sallayayım ki salladığım belli olmasın" prensibinde çalışıyorsa algınız, size isim vererek konuşayım, he ama sallamadım, sallamayacam, onu da bilin ehehe.

Westinghouse firması, telifi Tesla'ya ait olan alternatif akım santralleri kullanıyordu. Gittikçe alternatif akımın aslında Edison'un kullandığı "doğru akım"dan ne kadar üstün olduğu farkedilir ve dünyanın dört bir yanında alternatif akım kullanılmaya başlanır. Edison abimizin işleri tabi ki müthiş şekilde baltalanır ki o konuya sonra değinecem. Bu sırada Tesla ile sözleşmesi bulunan Westinghouse firmasına, birtakım (????) yatırımcılar Tesla ile olan sözleşmesini değiştirmesi yönünde baskı uygular. Evet bu yönde, şirket sahibi George Westinghouse'ı sıkıştırıyor bazı söz ve güç sahibi abiler fakat işin mantığını, amacını çözemedim ben. Tamam görünürde illa ki maddi çıkarlar söz konusudur ona eyvallah, fakat bu telkinleri veren abilerin nazarında bu maddi çıkarlar, ancak 1. Dünya Savaşı'nın başlama sebebinin Avusturya-Macaristan veliahtının öldürülmüş olması kadar önemlidir derim ben. Her neyse, yorum katmadan anlatacam demiştim sözümde durayım.

Şirket sahibi George Westinghouse, Tesla'ya durumu izah eder, eğer kontrat yenilenmezse şirketinin yakın bir tarihte kepenkleri indireceğini söyler. Tesla ise zaten yıllardır Edison denen şerefsizden uzakta, insanlığa katkı yapma uğraşındayken, Westinghouse'un kendisine yardım eli uzatmış olması ve kendisine yakın bir dost olarak görmesi gerekçeleriyle Westinghouse ile hali hazırda bulunan milyon dolarlık kontratı yırtıp, 126.000$'lık bir anlaşma yapar. Yemişim o almayı reddettiği milyon dolarlık kontatı, şu an dünyada alternatif akımın, yani bildiğin elektriğin ne kadar kullanıldığını bir düşünün ve alternatif akımın her kullanıldığı üründen, tesisten Tesla'nın telif ücreti aldığını bir hayal edin. Adam milyoneri geç, milyarder olurdu, o zamanın parası ve koşullarında bile... Hayal edilmesi dahi güç bir serveti elinin tersiyle iten Tesla'nın hayatı zaten bu şekilde fedakarlık yapmakla geçiyor ki dediğim gibi bunların kendisi için pul kadar bile bir değeri olmamakta. O sadece kendisine çalışmaları için imkan sağlanmasını ve yaptıklarından insanların faydalanmasını istiyor.

Radyoyu bulan Marconi değil, Tesla'dır. Tesla'yı bürokratik işlemler ile bu telif hakkına sahip olmaktan mahrum ederler ve kendisinden 10 yıl sonra Marconi'nin radyosu hesapta icat edilir.

Dünyanın muazzam bir enerjiye sahip olduğunun farkında olan Tesla, bu enerjiyi insanlara ücretsiz ulaştırmak için iyonosferden yararlanabileceğini keşfeder. Bu projesi için gerekli finansmanı kendisine sağlayan, yahudi bir bankerdir. Tesla, bütün dünyaya tek bir noktadan ulaşılabileceğini, yayın verilebileceğini, kısacası şu an günümüzdeki haberleşme ağını (belki daha da gelişmişini) kurabileceğini iddia eder. Projesi yarı yolda feshedilir. Sebebi yahudi bankerimizdir. Yahudi bankerin ismi mi? J.P. Morgan... Federal Rezerv'i kuran, o meşhur Wall Street bankerlerinden biri, daha önceki yazılarımda isminin geçmiş olması muhtemel. Kendisi anglikan kilisesine üyeliği ile biliniyor olsa da, Illuminati'nin söz sahibi bankerlerinden birisidir. Neden desteğini çekti peki? Bu proje sonunda Tesla dünyaya bedava enerji sağlayacaktı, bedava! Bir banker ise babasının hayrına böyle bir projeyi zaten desteklemeyeceği gibi, bir de bunun sonucunda kendi kâr marjı zarar görecekse desteği bırak, bu projeyi baltalamaktan bile kaçınmaz. Bu proje için Morgan'ın inşa ettiği kuleyi Nikola Tesla zaten maddi desteği kalmadığı gibi bir de borç batağına düştüğü için hurda fiyatıa satmak zorunda kalır. Yıllar sonra Tesla'nın bu projesi "Edison Onur Ödülü" ile ödüllendirilir. Küfür gibi dimi?

Tesla'nın birçok projesi o zaman anlaşılamamış, dönemin bilim adamı geçinen dalyarakları tarafından dahi alay konusu edilmiştir. Tabi ki medya şakşakçılarının desteği de etkili olmuştur Tesla'nın böyle gülünç bir duruma düşmesinde, tıpkı bugün gerçekleri dile getiren kişiler nasıl "siktir lan saçmalama, mayıştan haber ver mayıştan ehehe" tavrı ile maruz kalıyorlarsa... Tesla, Mars ve Venüs'ten sinyaller aldığını söyler, doğrudur da, fakat gel de bunu amına kodumun evlatlarına anlat...Bu iddiası sebebiyle Tesla'ya bir kez daha şaklaban derler.

İlk uzaktan (kablosuz) kumandayı icat eden yine Tesla'dır yine Tesla'dır. Ananızı sikeyim yine Tesla'dır.

Tesla, mucizevi bir şekilde adeta insanlığın yararı için varolan iyonosferi kullanma girişimlerine devam eder. İyonosfer dediğim şey de atmosferin bir tabakası işte, hatırlayın lise coğrafya bilgilerinizi kaynatasını siktiklerim. İyonosfer vasıtası ile bugünki kablosuz iletişim teknolojisini sağlamak şöyle dursun, onu bi geç, fay hatlarını faaliyete geçirmenin hatta dünyayı ortadan ikiye dahi bölebilmenin mümkün olduğunu söyler Tesla... Bunun üzerine (tabi ki test amaçlı ve sınırlı) bir deney yapar, projesini uygulamaya koyduğunda Manhattan'da camları kırılmadık tek bina kalmaz, tüm şehir sallanır. Bu ise yıllar sonra birkaç şerefsiz luciferian ailenin kontrolündeki çalışmalar ile bir ölüm silahına dönüşecektir, ve yine yıllar sonra bunu iddia eden salaklar ise komplocu olmakla itham edilip, "hmm bakın enteresan bir komplo teorisi var heh heh" tavırlarıyla karşılaşacaklardır.

HAARP projesi işte Tesla'nın bu çalışmalarından yola çıkılarak oluşturulmuştur ki bu konuya gelecem, komplo teorisi diyen orospu evlatlarına inatla, 2+2'yi yazacam fakat 4 olduğunu söylemeyecem. Öküz oğlu öküz olmayan ve azıcık beyni olan o 2+2'nin zaten 4 olduğunu farkedecek, fakat orospu çocuğu karakterli sığırlar "ne 4'ü yeeeaaa, 2+2 yazıyo orda" tavrı ile tepeden bakmaya devam edecekler. Tıyniyetinizi sikeyim, neyse devam ediyorum.

Bu gibi benim daha bilmediğim, duymadığım ve onlara ilaveten gizli kalmış, nice yaptırımlara maruz kaldı muhtemelen Nikola Tesla.

Ve yıllar sonra kendisi New York'ta bir otel odasında, beş parasız bir şekilde ölü bulundu.

84 yaşında öldü, fakat maddi sıkıntılar ve geçirdiği ruhsal depresyon nedeniyle yaşadığı son 30 yılda sadece birkaç patent alabildi. Ulan e be orospu çocuğu, sen değil miydin 15 yaşındayken "öğretmenim herkes konuşuyo siz bana kızıyosunuz ama yeeeaaa" diye diklenen isyankâr? Şu adamın başına gelenler ola ki senin başına gelseydi, sinirden kendi götüne kendi bacağını sokardın dalyarak.

Edison denen itin Tesla ile ilişkisinden çok bahsetmedim, kısaca ona da değineyim. Tesla'yı ilk keşfedenlerden biri Edison oluyor ve Tesla'yı yanında işe alıyor. Ya Edison kim biliyor musunuz, ölçek olarak 500 ile küçültün Edison'u ve Türk vatandaşı yapın, karşınıza Gani Müjde çıkar. Hani kendi yetenekleri sınırlı, fakat yetenekli insanları kullanmadaki başarısıyla biryerlere gelmiş kurnaz bi şahıs. (Rahmetli babam da hiç sevmezdi bu herifi, hep Oğuz Aral'a yalakalık falan yaparmış, okeyde bile taş çalarmış, bak ya sinirlendim şimdi)

The Prestige filmini seyredenler Tesla-Edison rekabeti hakkında ufak da olsa bir fikir sahibi olmuşlardır, Tesla, Edison'un adamlarından kaçıyordu çalışmalarını sürdürebilmek için falan hani. Gerçekte ise işin rengi daha da koyu. Edison, Tesla'dan gayet iyi faydalanıyor, deyim yerinde onu kullanıyor ve birçok kez ona vaadettiği ücreti ödemiyor ki bunlar en basitleri. Tesla'nın alternatif akımı, artık Edison'un savunduğu doğru akımın pabucunu dama atmaya başlayınca, Edison sokak köpeklerini toplatır ve seminerlerde köpeklere alternatif akım vererek insanların gözü önünde öldürür. "Evinizde eşinize bu çılgın şey ile mi yemek yaptıracaksınız?" diye çığırtkanlık yapar, hatta ve hatta şerefsizlikte master yapmış olan Edison abimiz, idam mahkumlarının ilk defa elektrikli sandalye ile infaz edilmesi fikrini sunan kişidir. 1890'da ilk defa bir insan elektrikli sandalye ile infaz edilir. Şu an evlerimizde hatta her yerde kullandığımız alternatif akımın ölümcül ve vahşi bir şey olduğunu göstermek için yapmadığı çığırtkanlık kalmaz. Edison bir mason mu? Muhtemelen. Birçok mason kaynağında ismi geçer ve öyle de bilinir. Tabii bir kişinin %100 mason olduğunu ispatlamak, kendi açıklamadığı sürece imkansızdır. Ayrıca ek bilgi olarak Edison bir teozofisttir.

Her neyse, siktir edin Edison'u şimdi. Ciğerler buraya kadarki yazdıklarımı, bilmeyenlere Tesla'yı tanıtmak adına anlattım. Kendisini susturanlar, icatlarının daha fazla insan ile buluşmasını engelleyenler, bugün onun yaptıklarından faydalanmaktalar.

"Sahip oldukları güçten başkalarının haberdar olmasını istememek" durumu eğer bu blogu başından beri takip ediyorsanız size aşina gelecektir. (Kabala  & Tapınak Şovalyeleri)

Tesla'nın bıraktıklarının üzerine konan ABD hükümeti 1941'de Manhattan Projesi'ni başlatır. Projenin sonucunda Hiroshima ve Nagasaki'ye atom bombası atılır, projenin başarıya ulaştığı tescillenir. Hatta New Mexico'da deneme amaçlı patlattıkları ilk bomba ile ilgili, patlama anında kasıtlı şekilde radyasyona maruz bırakılan bir fetüs ritüeli hikâyesi vardır ki o başka bir yazının konusu olacaktır.

Tesla'nın iyonosfer teknolojisi üzerinde çalışmalar İkinci Dünya Savaşı'ndan itibaren titizlikle sürdürülür. Sonunda 1993 yılında Alaska Üniversitesi tarafından HAARP projesi resmen yürürlüğe konulur. HAARP'ın görünürdeki amacı iyonosferin faaliyetlerini ve özelliklerini araştırmaktır... mı acaba?

Tesla'nın iyonosferi kullanarak Manhattan'ı sarstığından söz etmiştim dimi? Bu adam evde kendi imkânlarıyla hobi olarak deprem yapabiliyorsa, HAARP'ta onlarca yıldır geliştirilen ve üzerine onlarca şey eklenen bir teknoloji ile neler yapılabileceğini bir düşünün...

HAARP, atmosfere inanılmaz sayıda radyo sinyali gönderir. Bu sinyaller ile iklim olaylarının ve hatta insanların ruhsal durumlarının dahi kontrol altına alınabildiği ileri sürülüyor. Nitekim soğuk savaş döneminde ABD, Rusya'ya aşırı miktarda sinyal göndermiştir. Hatta geçtiğimiz yıllarda bile Ruslar, Avrupa'da hava sıcaklıkları 15-20 derece arasında seyrederken Rusya'da 40 dereceye varan sıcaklıkların HAARP sebebiyle oluştuğunu iddia ediyorlardı.

1995'te piyasaya sürülen Illuminati - New World Order oyun kartlarından birisi: deprem projektörü

İklimleri kontrol altına almak, deprem ve kasırga oluşturmak... Mümkün olabilir mi?

Ben fizikçi falan değilim, hatta fizikten böğğğk geldiği için lise sonda bölüm değiştirip eşit ağırlığa kaçtım amına koyim ehehe. O yüzden işin teknik kısmıyla ilgili sizi aydınlatamam. Fakat HAARP'ın doğa olaylarını kontrol altına alabildiği pek çok bilim adamı tarafından doğrulanmakta.

Ki zaten yapay bir deprem oluşturmaktan ziyade, var olan fay hatlarını tetiklemekten bahsediyoruz. Böyle bir teknolojinin olması, yani mevcut fay hatlarını tetikleyebilmek, bana gayet de mümkün gözüküyor. Ama tabi pek bir sikim bilmiyorum fizik hakkında, o yüzden sikim sikim yargılarda bulunamam bu konu ile ilgili.

Neyse canını yediklerim, bilgilendirme kısmı sona erdi. Şimdi bırakın kalem kağıdı, arkanıza yaslanın. Evladım arka sıra, önemli burası kulak ver sikmiyim ananı.

Buraya tıklayarak HAARP'ın resmi web sayfasından indüksiyon manyetometresinin data bilgilerine ulaşabiliyorsunuz. Size verdiğim link bulunduğunuz günün tarihine götürecek sizi. Şimdi bugüne ve rastgele birkaç tarihe ait ölçümleri sunayım size. Verdiğim link üzerinden tarih girerek bu bilgilerin aynılarına siz de ulaşabilirsiniz.
7-9 Mayıs 2011

Random bi tarih, 6 Mart 2008


Yine salladım bi tarih, 24 Aralık 2003

"Ne lan bu" dediğinizi biliyorum ama şimdi bir fikir edinmişsinizdir az da olsa.

Hakkında en çok spekülasyon üretilen depremler son Japonya depremi, geçen seneki Haiti depremi ve tabi ki Gölcük merkezli 17 Ağustos depremi. Benim aklıma bunlar geldi, şimdi gelin bir bakalım bu alet deprem tarihlerine yakın günlerde ve deprem günlerinde nasıl etkileşim göstermiş, ne yoğunlukta kullanılmış.

9.0 büyüklüğündeki Japonya depremi 11 martta olmuştu dimi? 9 martta ise 7.2 büyüklüğündeki öncü deprem gerçekleşmişti. Eh, haydin o halde 9 Mart'ın bikaç gün öncesinden başlayalım bakalım.
 

İlk depremden 3 gün önce, 6 Mart 2011, sıradan bir ölçüm, asayiş berkemal.

İlk depremden 2 gün önce, 7 Mart 2011, bir yamuk yok yine, sector clear.




İlk depremden 1 gün önce, 8 Mart 2011, roger that (yalnız sonlardaki hareketliliğe dikkat, birazdan anlayacaksınız).

Öncü depremin gerçekleştiği gün 9 Mart 2011. N'oluyo lan?


Ana depremden 1 gün önce, 10 Mart 2011, hayda?

Deprem günü 11 Mart 2011. Sabah 10'dan ve akşam 10'dan sonra birer çizgiyle ayrılmış gibi dinginleşmeye başlıyor.



Depremden sonra, 12 Mart 2011. Her şey normale döndü ya la?
İsterseniz 13 Mart'a, 14 Mart'a falan da bakın, onlar da son görüntüdeki gibi normal grafikler. Normale dönüyor olaylar gittikçe.

"Ne demek istiyorsun arkadaşım, neyi ima etmeye çalışıyorsun?"

Hiiç, sadece olan şeyleri gösterdim, en ufak bir yorumda bulundum mu şimdiye kadar? İndir o eli arkadaşım, kırmıyım ağzını. Hadi gelin Haiti depremine de bakalım.


3 gün önce, 9 Ocak 2010, sorun yok.

2 gün önce, 10 Ocak 2010. Saat 4'ten sonra hareketlenmeler başlıyor.

1 gün önce, 11 Ocak 2010. Gurbette yorgun düştüm be ceylan hey.

Deprem günü, 12 Ocak 2010. Japonya depremindeki gibi deprem günü seyir normale dönmeye başlıyor.

Depremden sonra, 13 Ocak 2010. Yine her şey normale döndü.

Vay amına koyim, biz bu filmi görmüştük ya la?

Sen de benim düşündüğümü düşünüyorsun biliyorum yarram.

Bu aletin yaydığı sinyaller sanki bir şeylere yol açıyor gibi?

17 Ağustos 1999 depremi sırasında Marmara Denizi'nde İsrail bandrollü denizaltları... Denizaltları ne ya, hay amına koyim "denizaltı" nasıl çoğul yapılıyodu lan, Hakkı Devrim'in cebini bilen var mı bişe soracam. Neyse işte İsrail'e ait birkaç denizaltı bulunduğu söyleniyor deprem günü Marmara'da. Eh spekülasyon olabilir bu, ironi yapmıyorum gerçekten bir söylentiden ibaret de olabilir. Ama bir yandan şöyle bir ihtimal de var, doğruysa?

Bazı iddialara göre 1995 Kobe depremi, bazı iddialara göre ise 17 Ağustos 1999 depremi, bazı iddialara göre ise her ikisi de HAARP'ın gücünün sınandığı ilk depremlerdi.

İçinizden "tamam sadede gel piç" diyorsunuz biliyorum ehehe. 1995 eski bir tarih olduğundan Kobe depreminin bilgilerine ulaşamıyoruz. O yüzden bizi can evimizden vuran, bu satırları okuyan ve taşağı 5 kilo eden kimi aslan parçalarının yüreğini dağlayan 17 Ağustos 1999 depremine göz atacaz. Şimdiye kadar hep 3 gün önceden başladık, yine öyle yapalım, depremin 3 gün öncesinden başlayalım incelemeye taşağını yediklerim. 

3 gün önce, 14 Ağustos 1999.

2 gün önce, 15 Ağustos 1999. Ufak kıpırdamalar, yavaştan oynaşmalar, heyecanlı dokunuşlar, minik sürprizler başlıyor.

1 gün önce, 16 Ağustos 1999. Sabah saatlerinde yoğunluk artıyor. Fakat akşam 8'den sonra bir karanlık var, o da ne ki? Bence senin yüreğin kabarmış hacım, bak şurda at var bir tane, 3 vakte kadar sana kısmet çıkacak.

17 Ağustos 1999 No Data Available???

17 Ağustos 1999'un verileri yok.

Nöbetçi öğrenci o gün sınıf defterini getirmeyi unutmuştur olum, hemen aklınıza kötü şeyler gelmesin.

Vay amına kodumun dünyası, neyse oynatalım Uğurcum.
Depremden 1 gün sonra, 18 Ağustos 1999. Öğlene kadar yine karanlık, elimizde veri yok, ondan sonra ise gayet yoğun halde olan grafik bir süre daha o seyirde devam edip saat 6 civarında normale dönüyor.

16 Ağustos'un son saatleri,

17 Ağustos'un tamamı,

18 Ağustos'un ilk yarısı

DATA'DA YOK. BİZLE PAYLAŞILMIYOR.

Neden bu tarihler özellikle?

Ulan...

Ya bir şeyler yanlış değil mi Allah aşkına? Bu nedir biri izah etsin ya, bu amına kodumun görüntüleri nedir Allah kitap aşkına bi deyiverin ya.

Taşaksızlar, benim sinir katsayım yükseliyor. Ama sinirim bugüne kadar milyonlarca insanın ölümünden sorumlu olan bu luciferian, hasta ruhlu ailelerden daha çok, bütün bu şeyleri tesadüfe yoran sığırlara.

Allah belanızı versin hala bunlara tesadüf diyorsanız. Bunu Ekşi'de yazıyor olsaydım şimdi, kendini hayatı yalayıp yutmuş, her şeyi çözmüş olgun adam olarak pazarlama uğraşında olan, bir sikimin farkında olmamasına ve bokum kadar donanıma sahip olmamasına rağmen o sikindirik egosuyla, samimi bir şekilde derdini anlatmaya çalışanlara tepeden bakan kıçımın özenti entelleri gelip "tamam sakin ol şampiyon swh :):):)))" falan yazacaklardı.

Lan bana bak egolu sığır. Sikerim seni de şampiyonunu da.

Ey sik beyinliler, siz adam akıllı bilgi sahibi olmadan, edindiği yüzeysel bilgiler ile oturduğu yerden popstar yarışmasının jüri üyesiymişcesine insanları eleştiren sik suratlılar, siz var ya siz, bu firavun soyundan beri dünyaya hakim olan orospu çocuklarından daha fazla orospu çocuğusunuz. Anneniz orospu değil ama siz orospu çocuğusunuz. Çünkü siz en büyük engelsiniz elini taşın altına sokmak isteyen insanlara. İşte tam da bu yüzden orospu çocuğusunuz.

Neyse, bu amın evlatlarına sabaha kadar sövsem sinirim geçmez benim. Taşağını yediklerim ben Katrina Kasırgası'na da baktım bu şekilde, yine kasırgaya yakın tarihte coşuyor ölçümler ve kasırga gününden sonraki günlerin dataları bulunmuyor sitede. Stephen Hawking olmadığım için size bilimsel izahını da edemem bu grafiklerin, ama bazı şeylerin haddinden fazla "rast geldiği" aşikâr. Zaten başından beri diyorum, benim ne İlber Ortaylı kadar tarih, ne de Cahit Arf kadar engin matematik bilgim var. Sadece azıcık çaba sarfedip farkettiklerimi ve gördüklerimi sizinle paylaşıyorum, olay bu.

Hala bu HAARP konusunu, senin benim gibi bir avuç komplocu paranoyağın kuruntusu olarak görüyorsan, o halde o paranoyakların arasına zamanın Türkiye Cumhuriyeti başbakanı Bülent Ecevit'i de eklemek gerekiyor. Al ulan tıkla da gör. Al bunu da al. Al al bunu da al. 


Bülent Ecevit... Türkiye Cumhuriyeti'nin piyon olmayan son başbakanı. Ruhu şad olsun. Ülkücüye bağlamak istemiyorum fakat, bazı hırbolara haddini bildirdiği o meşhur Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan sonra ABD'yi karşısına alarak, ülkesinin menfaati için, Kuzey Kıbrıs'ta haşhaş tarımını legalleştirip devlet kontrolü altına almıştır Bülent Ecevit. Anan baban o şeker, yağ kuyruklarında neden bekledi sanıyorsun sen? Sırf o harp yüzünden mi?


21 Nisan 2011 Perşembe

Michael Jackson ve MTV yıldızları

Selam kaynatasızlar.

Illuminati'nin satanist bir elit topluluk olduğu konusunda hala şüpheleri olanlar var. Sizle beraber benim de kendime sıklıkla sorduğum bazı sorulara cevap arıyorsunuz. Birazdan bazı örneklerini vereceğim kliplerde, filmlerde, şirket logolarında neden sembollerini kullanıyorlar? Neden kendilerini deşifre ediyorlar? Michael Jackson neden ve nasıl öldü? Ölümün illuminati ile bir bağlantısı var mı? Madem bunlar bu kadar güçlü bir örgüt, nasıl oluyor da bunlar hakkında konuşan bazı insanları yada şarkıcıları susturmuyorlar?

Öncelikle, şunu bir aklınıza kazıyın. Michael Jackson, Bob Dylan, Eminem, Kanye West, Katy Perry ve daha onlarca belki de yüzlerce toplumun gözü önünde bulunan MTV yıldızı, illuminati tarafından yönlendiriliyor. Bu kişiler toplumu zihin kontrolü atlında tutmadaki en etkili silahlarından biri. Eğer Youtube'da "x sold his soul to the devil" diye aratma yaparsanız bu insanların ruhlarını Şeytan'a sattıklarını, hipnoz halinde olduklarını ve yaptıkları sebebiyle müthiş bir vicdan azabı ile karışık pişmanlık hissettiklerini dile getirdiği röportajlar yada ağızlarından kaçırdığı videolar görebilirsiniz. Buyrun ben yine de birkaç tanesini vereyim size, favorilere falan ekleyin seyredin vaktiniz olunca.

17 Nisan 2011 Pazar

Yeni Dünya Dini: New Age

Selam taşaksızlar.

Yazının uzunluğu sizi korkutmasın sadece 15 dakikanızı ayıracaksınız. Bazı linklere tıklamanız gerekecek, video`lardan ziyade site linklerine üşenmeden bakın, yoksa anlattıklarım bi sike yaramaz. En uzun yazım olacak muhtemelen, yazmam 2 gün sürdü amına koyim. Fakat pişman olmayacaksınız ibneler, deşifre ekibi tadında gerçekler su yüzüne çıktı, biliyosunuz Karagümrük çocuğuyum sözüm senet ehehe

Şu illüminati oyun kartlarını biliyor musunuz? Hani 1995 yılında piyasaya sürülmesine rağmen, 11 eylül saldırılarından japonya depremine kadar birçok olayı gösteriyor. Oyunun ismi zaten "illuminati - new world order". Taşak geçmiyorum gerçek, tüm kartları indirdim psikopat gibi yüzlercesine baktım, her biri ayrı dellendirdi beni. O yüzden siz bulaşmayın bu işlere sinir harbi yaşarsınız. Ben yine de örnek teşkil etmesi açısından birkaç fotoğraf koyayım konuya fransızlar için.


Ve çok daha fazlası da var, earthquake projector yani deprem yapabilmeyi öngöreninden tut, geçen seneki şu faaliyete geçen yanardağın külleri yüzünden uluslararası uçuşların aksayacağını öngörenine kadar vay amına koyim dedirtecek onlarca kart var. Ayrıca sahte mesih projelerini de yansıtmışlar kartlara pek güzel bir şekilde, bildiğin "messiah" diye kart var lan. Neyse youtube`da sürüyle videosu var zaten, illuminati cards yazın görün.

Şimdi bu kartları Steve Jackson adında bir abimiz yapıyor. Buyrun sitesine bir göz atalım, tıklayın bi bakın: www.sjgames.com

Oha mı dediniz piramidi ve gözü görünce? İnsanlar herhangi bir sembolmüş gibi bakıyorlar ona, garipseyen tek kişi sensin, salak salak triplere girme evladım, azınlıksın sen. Adam bağıra bağıra ben illuminati üyesiyim hem de gayet yetkili bir abiye benziyorum diyor ve bir kişi bile çıkıp hüşşş birader sen ne ayaksın demiyor. Diyenler senin benim gibi tek tük salak herifler zaten. Neyse efendim bu abinin sitesinde şöyle bir yer dikkatimi çekti, bu arkadaşlar her hafta bir site seçip paylaşıyorlar. Site de "illuminated site of the week" yani haftanın aydınlanmış sitesi seçiliyor. 1997 yılından beri bu siteleri paylaşıyorlar. Buyrun www.sjgames.com

bir sitenin burada paylaşılabilmesi için gerekli olan kriterler "ilginç" ve "eğlenceli" olmasıymışmış, şunun gibi mesela: tinyurl.com yada bunun gibi: tinyurl.com

İlk siteyi görünce biraz tırstınız mı? Baphomet, illüminati, Türk bayrağı hepsi bir arada. Ehehe durun daha. Şimdi bunlar ben masonik siteyim diye bağıran siteler, bunlardan zarar gelmez. Esas tehlikeli olan, bu listede, Zeitgeist`ta öğrenebileceğiniz türden siyasi gerçekleri su yüzüne çıkaran sitelerin linklerini de paylaşıyorlar. 11 eylül`ün kurmaca olduğunu, illuminati`nin amacının dünyayı ele geçirmek olduğunu, işte satanist olduğunu falan ortaya döken siteleri de paylaşıyorlar.

Asıl tehlike işte bu siteler (flash tv olduk iyice mına koyim, bakın işte o siteler)*: tinyurl.com , tinyurl.com , tinyurl.com

Tamamen rastgele 3 site seçtim farklı tarihlerde paylaşılmış. Ben size özet geçecem siteleri, teker teker gezmenize gerek yok ama isterseniz yine de bi bakın. Örnek teşkil etsin diye koydum ben. Bu sitelerin ilk ikisi bizim hep kandırıldığımızı, illuminati`nin dünyayı yönettiğini söylüyor. Zaten isimleri de içerikleri gibi "bugüne kadar aldatıldık!!11" tadında. Son site ise Spiritüalizm ile ilgili bir site. Şimdi diyeceksin ki ne alaka? Hadi spritüalizm ile ilgili olanı neyse de (ki neyse değil açıklayacam) o illüminati`yi deşifre eden siteleri neden paylaşıyorlar? İndir o eli arkadaşım, bi dinle. Şşş hareket yapma hareketin allahını görürsün.

Şimdi bu sitelerin üçü de "haftanın aydınlanmış sitesi" ünvanını almış siteler. Ve bu 3 site de kendi aralarında bağlantılı siteler, yazı aralarında falan birbirlerinin linklerini veriyorlar. Aa çok şaşırdım olacak şey değil vallaha, ölümü gör de, bak and içtim. Ehehe. Şimdi sizlere bu sitelerin ortak paydalarını anlatacam. 3 tanesini değil, birçoğunu gezdim ben, konu mankeni olarak bu 3 siteyi seçtim sadece. Birazdan yazacaklarımı oradaki tüm siteler için genelleyebilirsiniz (aslında ilk link`ini verdiğim almanca site de bu gruba girecek türden bi site)

1- Hepsi birbirleriyle bağlantılı siteler.
2- Hepsi "haftanın aydınlanmış sitesi" seçilmiş siteler.
3- Hepsi illüminati`yi deşifre edici bilgiler veriyor. Bugüne kadar hep kandırıldığımızı söylüyor, 11 Eylül, illuminati`nin satanist oluşu, 2012`nin medya tarafından bu kadar abartıldığı ve medyayı da illüminati`nin kontrol ettiği vs konulu yazılar var.
4- Birçoğunda uzaylılar yazı ve resim olarak yer alıyor.
5- Hiçbiri ilahi dinler için olumlu şeyler söylemiyor.
6- Tanrı inkarı asla yok, tanrı`nın kutsallığı ve yüceliği övülüyor.
7- "sevgi", "dostluk", "iyilik" kavramları müthiş ön planda tutuluyor.
8- Laf dönüp dolaşıp "sen de aslında tanrısın"a getiriliyor.

Bu saydığım bütün maddeler tek bir maddeye hizmet ediyor,
o da son madde. Din içerikli yazılarda bunu görürsünüz. Tamamen pozitif mesajlar veriyorlar şu şekilde: "iyilik ve doğruluk ne güzel. Şeytani şeylere karşıyız. Heeey tanrı yüce ve kutsal. Haydi onun ışığında aydınlanalım yaşasın sevgi heeeeey."

Ney amına soktuğum ney?

Al bak mesela, tinyurl.com kendilerine beyaz loca diyen ve siyah locaya karşı olduğunu iddia eden sitemizin sloganı şu: “in the light of god we are god” he amına koyayım he oldu, tanrı`yız biz he haklısın tamam.

Bu illüminati`yi deşifre eden ve mason biraderler tarafından paylaşılan sitelerin amacını hala anlamadıysanız daha da açayım konuyu. Şimdi ben burada götümü yırtıyorum, onu geç internet inliyor illüminati diye, kitapları peşpeşe çıkıyor her gün. Peki ne değişiyor? Hiçbir şey. Çünkü zaten bu verdiğim bilgileri internet kullanan insanların %10`u hatta daha da azı biliyor. Hadi biz millet olarak severiz böyle "arkasında hep amarika var amağagoyim" muhabbetlerini, belki bizde biraz daha fazla olabilir bu oran, ama emin olun o amerika`daki 360 kişiden 1`i ilgileniyor bu konularla. (360`ı götümden salladım, şair burda amerikan halkının embesilliğine sesleniyor)

Bu lafı çok kullandım şimdiye kadar fakat durumu en iyi böyle özetleyebilirim, sizi 1 yanlışa inandırmak için 99 doğru anlatmaktan kaçınmıyorlar. Yapıyorlar bunu. O tüm siyasi gerçekleri deşifre çabaları, okuyucunun ilgisini çekebilmek adına. Yem atıyorlar insanlara yem. Bu doğru ve güvenilir (?) bilgileri yazan şahıslar konu dine geldiğinde "ıslam is also a form of ıdolatry such as judaism and christianity" (islam da yahudilik ve hristiyanlık gibi putperestliğin başka bir formudur) diyor. Fakat bunu yazan adam tanrı`yı inkâr ediyor mu? %99 hayır. Amaç şu, spiritüalizm ve bilimin ışığı adı altında, dejenere edilmiş bir tanrı incanına dayalı uyduruk bir din: new age.

Şimdi bakın tüm bu siteleri kuranlar illüminati`nin elemanlarıdır demiyorum, he bazılarının öyle olduğu aşikâr fakat o "aydınlanmış site" listesine girip masonlukla bile alakası olmayanları da olabilir pek tabi. Fakat dayatma ve yönlendirmelerin nereye olduğu dikkatinizi çekti mi? O siteler boşu boşuna "illuminated site" seçilmedi saygıdeğer biraderler tarafından.

1- Size gerçek bilgiler veriyorlar. İllüminati`yi deşifre ediyorlar. Güveninizi kazanıyorlar. Ve bunu spritüalizm içerikli sitelerde bile yapıyorlar, ne alakaysa spritüalizm ve siyasi meseleler?
2- Asla tanrı`yı reddetmiyorlar, sizi korkutur bu, daha yumuşak bir ifade takınıyorlar.
3- 3 ilahi dine giydirip, "aslolan sevgidir"e geliyor konu.


Yavrular, müthiş bir tezgah. Müthiş. Okumadığım bela kalmadı fakat elden fazlası gelmiyor, en fazla sözlük köşelerinde memleket kurtarıyoruz işte böyle, neyse 1 kişiye bile derdimi anlatabilsem o benim kârımdır.

Ve bu yüzdendir "okuduğunuz her şeye körü körüne inanmayın, doğruları olabileceği gibi yanlışları da olabilir" diye yırtınmam. İşte tam da bu yüzden. Zira siyasi açıdan zaten deşifre oldu bu herifler, hatta satanizm ile ilişkileri bile illüminati`yi az çok tanıyanlar tarafından biliniyor.

Fakat bu adamlar için siyaset ve para sadece araç. Amaçları şeytan`ın tüm dünyaya hükmetmesi. Amaç bu. Bu yüzden ilahi dinler hızla dejenere edilmeye çalışılıyor. İslam için "isa hindistan`a kaçmıştır deniliyor islam`da, islam yalan bir din işte yeeaa" gibi sikimsonik senaryolar uydurup insanların ilahi dinlere güvenini kırıyorlar. Onlarcasını okudum bu ve buna benzer yazıların inanın.

Yazımın devamında "Tanrı inancı ve sevginin gücü ehehe" görüşü hakim olan, spiritüalizm adı altında doğru ve uyduruk bilgileri harmanlayarak pazarlamaya çalıştıkları fikir ve akımları, bu akımların uyduruk mesihlerini de anlatacam, please wait loading.

Bir başka ilginç anektod, 4 haziran 2010 tarihinde "aydınlanmış site" seçilen siteyi ve orada paylaşılan sayfayı vereyim sizlere (okumayın saatler sürer): tinyurl.com

yabancı bir filmde türkiye kelimesi geçince hissettiğin ufak çaplı heyecanlanma hissini mi yaşadın yine? Ehehe keranacı. Evet, bu siteyi daha önce de duymuştum. Çetin bal diye biri, zamanda yolculuk konusunu ve nazilerin ufo`ları gibi böyle enteresan olayları anlatıyor. Mantıklı da anlatıyor aslında, biraz okuyunca kapılıyorsunuz. Değişik fikirleri olan bir abi. Fakat sizce ben ehehe iyiymiş deyip kapattım mı bu sayfayı? Psikopatım diyorum, deşifre ekibiyim diyorum.

Biraz dolaştım sitede, niye "illuminated site" ünvanı almış bu site diye. Biraderlerden birisi neden bu siteyi tavsiye etmiş diye. Arayan bulur tabii ki, buyrun: tinyurl.com

Haydaaa!! Ne güzel paşa paşa zamanda yolculuk ediyoduk, ufo`ya falan biniyoduk, nereden çıktı yeni dünya düzeni? Spritüalist bir dünya devleti fikri? Neler oluyo lan? Ben buraya nasıl geldim?

Ee, çetin bal`ın kara kaşına kara gözüne "aydınlanmış site" seçilmemiş bu site belli ki. Birilerinin ağzına bi parmak bal çalınmış.

Sonra kimmiş bu çetin bal diye bi bakınayım dedim, profesör falandır heralde yada en azından doçenttir diye bekliyodum. Ama yok abicim, hiçbiri değil, kendisinin akademik bir kariyeri yok.. "üstad" diye hitap ettiği, bir dernek başkanı ile röportajı dolaşıyor internette, birçok sitede bulabilirsiniz bu röportajı ve tabi kendi sitesinde de.. Belgelerle konuşurum ben arkadaşım buyur (okumayın yıllar sürer), tinyurl.com

Kimdir kimin nesidir diye bu üstad ve dernek hakkında da bilgi edineyim dedim. Şahsi twitter hesabında bile kendisine "üstad" diyor tinyurl.com

Muzaffer dayı, allah aşkına söyle bana, neyin üstadısın sen? Seramik üstadı mısın? Çinicilik erbabı mısın? Keman virtüözü müsün? Üstad nedir abicim? Niye üstadsın sen? Üstad benim bildiğim 2 kişiye denir. Bir işin ehli olana yada masonlukta belirli bir dereceye gelmiş/loca başkanı olmuş kişilye... Antin kuntin zamanda yolculuk hikayeleri anlatmakta ehilsin diye üstad olduğunu sanmıyorum pek. Neyse, kendisinin derneğinin facebook adresi de şu: tinyurl.com böyle de resimleri var www.facebook.com

"Üstad"ımızın ilgi alanlarından en büyüğü, başka bir boyutta olduğu iddia edilen kayıp agartha uygarlığı`ymış. İşte bu agarthalılar bizden çok üst boyutlardalarmış, uzay gemileriyle zamanda geçmişe ve geleceğe yolculuk ediyorlarmış, evrimlerinin çok üst seviyelerindeymiş, bizi kurtaracaklarmış, kılmış, tüymüş falan. Agartha ucu thule`ye kadar dayanan antin kuntin bir terane, kitapları da var şöyle ki kapakları size tanıdık gelecektir:

 Aslında işin aslı Babil`den geliyor. Şimdi babil ve mısır medeniyetlerinin bazı konulara haddinden fazla hakim olduğunu biliyoruz, şüphesiz bunların arasında gizli tutulanları da vardır. Birtakım sihir ve büyüleri, daha önceden o coğrafyalarda bulunmuş peygamberlerden yada temas kurdukları cinlerden edinmiş olabilirler. Fakat şu agarta denilen, bizden üst boyutta yaşayıp bize de evrimimizi tamamlamamız için yardım edecek uygarlık hikayesi için tek bir şey söyleyebilirim.

Soytarılık.

Şimdi neden bu kadar fazla durdum bu mesele üstünde. Öncelikle şunu söyleyeyim, hiç kimseyi hiçbir şeyle itham etmiyorum. Asla art niyet de aramıyorum.

Fakat bu dayatılan "başka boyutlardaki evrimini tamamlamış üstün varlıklar" safsatalarına dayanan o kadar çok fikir ve bunlara kapılan o kadar çok insan var ki...

Bunlardan bir tanesi de "spritüalizm" adı altında kakalanmaya çalışılan Ashtar kumandası diye sikimsonik bir uygarlık. Lideri ashtar sheran`dır, çetin bal`ın sitesinde de yine "üstad" olarak tanıtılır ve hakkında yazılar vardır. Ashtar diye bir galaksi varmış da, liderleri ashtar sheran`mış da, evrimini tamamlamış da, bize yardım etmek istiyomuş da, uzay gemileri ile yoldaymış da, bizi kurtaracakmış da, bizim de evrimimizin bir üst seviyesine geçmemiz lazımmış da, öyle diyor kendileri. Bu ashtar hikâyesini daha önce de okumuştum ben, 1970`lerde vril örgütü tarafından ortaya atılıyor ve çok bomba bir faaliyetleri oluyor ki youtube video`su bile var: tinyurl.com

1970`li yıllarda ingiltere`de bir televizyon kanalına, hesapta ashtar kumandasından bağlanıyorlar. Evet normal yayın akışında bu ses giriyor yayına ve televizyon kanalı bu sesi kaldıramıyor. Bir süre boyunca kendisi sevgi ve barış dolu mesajlar iletiyor dünyamıza. Bu olay fake değil muhtemelen, gerçek olabilir o video. İsterseniz dinlersiniz de, cizzzuuutt sevgiyle yaşayın ciizzzztt size yardım ettik hep, ilerde de edecez ciizzzzuuuzzzztt diye konuşuyor ashtarlı delikanlı kardeşimiz.

He amına koyim he, oldu. Hem o kadar evrimini tamamlamış üstün biri ol, hem uzay gemilerin teknolojin felan olsun, hem de cızır cuzur parazitli sesle sikindirik bir televizyon kanalından sesini duyurmaya çalış. Ulan ben ashtar olsam gökyüzüne resmimi çıkarırım projeksiyon makinasından, amına korum dünyanın bu ne lan cazır cuzur? Tünelden geçiyosun da telefon mu çekmiyo amına koyayım?

Meselenin aslı şu, insanlar uzaydan bize mesaj geldiğine inanadursun, "vril örgütü" denilen örgütün bir tezgâhı bu. Zaten uzaylı kardeşimiz kendini "vrillon" diye tanıtıyor amına koyayım.

Sizlere kurtarıcımız (?) Ashtar sheran`ı tanıtayım mı? Google`a yazdığınızda da çıkıyo zaten hemen.

Ashtar Sheran


Sağda Siyonist yıldızı, solda 7 köşeli yıldız (heptagram).

Bizi kurtaracak olan mesihimiz siyonist çıktı iyi mi? Peki 7 köşeli yıldız neyi temsil eder? Deminki üstadımızın (?) Derneğinin ambleminde de 7 köşeli yıldız vardı dikkat ettiyseniz. Açıklayacam birazdan.

Fakat hala emin olamadıysanız, 1000 kişilik arkadaş listesi olan facebook`taki ashtar sheran sayfasını göstereyim size: tinyurl.com ve profil fotoğrafları arasındaki şu resme ve yoruma kesinlikle bakın: tinyurl.com

Üşenmeyin diğer profil fotoğraflarına da bakın isterseniz, sevgi sembolleri, kalpler, türk bayrağı, her şey çok güzel havası ve piramitin üzerinde illüminati`nin her şeyi gören gözü... Spiritüalizm adı altında neler yaptıklarını anlatıyorum değil mi burada iki saattir? Peki allah kitap aşkına, adriana lima aşkına, neye inanıyosanız onun aşkına bir söyleyin, hangi dediğim yanlış çıktı? Ama bunların hepsi komplo biz uyduruyoruz tabi. O piramitli resmin altına da sevgili bir arkadaşımız "thanks ashtar (kalp)" yazmış. Hımmmmmmmmppppfffsss... Tamam sakinim. Şimdi o thanks ashtar diyen arkadaşa derdinizi anlatmaya çalışsanız, bunların hepsinin insanları yozlaştırmak ve zihin kontrolü altında tutmak için uydurulmuş teraneler olduğunu, müthiş bir tezgah olduğunu söyleseniz, size vereceği tepki şu olur "ya senin anlamanı zaten beklemiyorum tamam mııaa. İsteyen inanır isteyen inanmaz her görüşe saygılıyım ayrıca elit ve entelim yoga yapıyoruuaamm tamam mııaa".

Kara çarşaflı yobazlardan ne farkı var bu kişilerin? Onlar da yobaz, bunlar da. Aralarındaki tek fark biri ben yobazım diye bağırıyor dış görünüşü itibariyle, teki ise kendini insanlara "elit" ve "entelektüel" olarak kabul ettirmeye çalışıyor. Kara çarşaflı ninja turtles`lar kadar cahil ve yobazsınız sevgili entelektüel görünümlü tırt arkadaşlarım. Çağımızın modern yobazlarısınız. Zaten hep aynı şeyleri anlatıyorum konunun başından beri.

Neyse biraz geriye dönüp şu ashtar abimizin elindeki 7 köşeli yıldızın yani heptagramın olayını anlatacam size. Bu 7 köşeli yıldız Aleister Crowley tarafından kullanılmıştır. Aleister crowley belki de insanlık tarihinin en koyu luciferian`ıdır, az üstünde durdum bu başlıkta fakat kendisi inanılmaz uçuk bir abimiz. Yine başka bir uyduruk görüş olan hermetisizmde de (scientology denen zırvalığın, daha da dejenere edilmiş şekli, siz düşünün) kullanılır. Aslında bu heptagramın kaynağı kabalistik öğreti ve pagan dinleridir. Kısacası büyüyü temsil eder.

Bir diğer uyduruk mesihimiz de sananda`dır. Sananda bazı görüşlerde hz isa`nın öz benliğidir. Sananda`nın dünyadaki bedeninin hz isa olduğuna inanırlar. Şekilden şekle soktular zaten hz isa`yı, ne istiyolarsa adamdan. Neyse. Artık sıkıldım bunların saçma salak dejenere kahramanlarından, anlatmıyorum, fakat meraklıları için birkaç link vereyim. Yine "aydınlatılmış site"lerimizden birinde sananda ile ilgili birçok yazı var *, tinyurl.com aşağılarda "mohammed speaks" diye bir yazı var ki tam soytarılık, hz muhammed ile röportaj yapıyorlar. Hz muhammed, şu karikatür muhabbetinde çıkan olaylar için "heey ben size böyle öğretmedim, bunlar yanlış, heey barış ve sevgi heeey" falan diyor. Surelerin ise kendisine, beynine yerleştirilmiş bir radyo çipi vasıtasıyla geldiğini ileri sürüyor. Ayrıca meraklısına çağımızın diğer kötülüğe karşı (!?) Mücadele veren mesihleri (???) Şurada yer alıyor: tinyurl.com

Yani bunların ne kadar saçma, yozlaşmış, ne bilimsel ne ruhani hiçbir mantığa oturtulamayacak sikindirik fikirler olduğu 1200 km`den belli dimi? Hatta bunların üzerinde konuşulmasını bile gereksiz bulmuştur belki bazılarınız, evet ben de öyle buluyorum çünkü. Fakat acı bir şey söyleyeyim mi, insanlar bunlara inanıyor. Hem de tahmin ettiğinizden çoook daha fazla insan yutuyor bu teraneleri.

Tanrı`yı inkar etmiyorlar genelde, insanları ürkütüp kaçırmamak için. Sizlere mesih olarak ileri sürdükleri, evriminin en üst seviyesindeki bu arkadaşlar olarak kamufle ettikleri şey ise haliyle lucifer. Bir forumda bu sananda saçmalığına zamanında inanmış, aralarına katılmış fakat sonra tövbe edip tüm ilişkisini kesmiş bir eleman bütün bunların saçmalık ve özünde satanizm dayalı fikirler olduğunu söylüyordu.

Bakın rahmetli babam 10 yıl önce spiritüalizm ile çok ilgilendi. Spiritüalizm özünde tasavvuf ile çok ortak payda taşıyan bir fikir(di). Farkındalık diye bir şey var ki, konuyla ilgili olanlar bilir, dünyada yapması en zor şeylerden biridir belki de. Babamın hala kitapları durur içeride spiritüalizm ve farkındalık konularını içeren. Fakat bu insanın evrimini tamamlaması, başka boyut yada galaksilerdeki uygarlıklar, gelip bizi kurtaracak olan mesihleri... Bunlar nedir allah aşkına ya? Ah rahmetli yaşasaydı da size şöyle dünyanın en yaratıcı küfürlerinden bir demet sunsaydı keşke, hiç öyle bir adam değildi ama deli damarı tutunca da kimse zaptedemezdi ehehe.

Yavrular şimdi yeniden bu geleceği gösteren oyun kartı zırvalığına dönecem. Bu insanın evrimini tamamlaması, bir üst boyuta geçmesi gerektiği, bunun da dışarıdan gelecek bir kurtarıcıyla olacağı düşüncesinin aslında ne ile aynı paydada buluştuğunu gösterecem. Aslında forumlarda, videolarda, sadece bu 12 eylül, 3. Dünya savaşı, nükleer reaktördeki sızıntı konulu kartların üzerinde duruluyor. Halbuki o yüzlerce kartın birçoğu bazı işaretler taşıyor.


Şimdi şuna bir bakalım
 

comet hail-bopp dedikleri şey aslında comet hale-bopp`tur, hale-bopp kuyruklu yıldızı yani. Altında neler yazıyor? "cennetten gelen bir işarettir ve kıyametin yaklaştığını söylüyor..." ve "... Bu grup yeni buldukları inançlarında biraz fazla ileriye gittiler ve artık aramızda değiller. Ama olsun amacımıza bir engel teşkil etmiyor."

Ne manaya mı geliyor bunlar?

Bir haberden alıntı yapıyorum şimdi: "hale bopp kuyruklu yıldızının kendilerini `evrimsel` basamağın bir üst safhasına taşıyacağına inanan heaven`s gate üyeleri, 1997 yılında toplu olarak intihar ettiler. Yaşları 26 ile 72 arasında değişen 40 kişi, o dönemde dünyanın yakınından geçmekte olan hale-bopp kuyruklu yıldızının kendilerini evrimin bir üst safhasına taşıyacağı inancı ile intihar etmişlerdi. Tarikatın internet sitesinde bu inançları şu şekilde aktarılmaktaydı: evrimsel basamakta insanın üzerinde yer alan en yaşlı üyemiz, hale-bopp`un yıllardır beklediğimiz işaret olduğunu bize bildirdi... Bu dünyadaki 22 yıllık eğitim sürecimiz en sonununda tamamlanmak üzere, buradan mezun olarak insanın evrimi sürecinde bir üst basamağa çıkıyoruz. "

Ufo, satanizm ve spritüalizm inançlarının harmanlanmasından oluşan bu yeni çağ dini olan heaven`s gate`in amblemini merak ediyor musunuz? Buyrun






Canını yediklerim.

Yapmayın.

Sizi yozlaştırmalarına izin vermeyin.

Yeni dünya dinimiz New Age olacak. Özellikle abd ve avrupa`da bu yolu seçen o kadar kandırılmış insan var ki... Bizde bile var, hem de hiç az değil.

Doğru ile yanlışların harmanlanmasından oluşan bu fikirlerin sizi aldatmasına asla izin vermeyin. Ve bununla yetinmeyin, çevrenizden başlayın insanları uyandırmaya.

Ah keşke beni bi tanısanız, omzuma kadar saçlar, kulakta küpe, yırtık pantolon felan, mahallenin delikanlı abileri beni görünce sessizlik oluşuyor dayak yemem an meselesi ehehe, her gün alkol, 2 paket sigara falan, hippiler gibi yaşıyorum. Bu sözlükte dinlerin üzerinden mizah yapan birçok başlığım var, zaten dindar bir insan değilim. Bunları neden anlattım biliyo musunuz, çok da sikime beni tanıyıp tanımamanız, fakat işaret ettiğim nokta şu, ben bile durumun farkındaysam ve bazı şeylerden kıllanıyor, rahatsızlık duyuyorsam, sen çok daha rahat bir şekilde görebilirsin bunları. Yarak gibi bir herif olmam durumun farkında olmadığım anlamına gelmez, kişisel sorumluluklarımı yerine getirmemiş olmam sadece beni bağlar, zira allah ve benim aramda olan bir meseledir. Sen kimsin yarram da bize vaaz veriyorsun diye fırlayacak dalyaraklar için diyorum bunu, deseler bile çok da sikime zaten, dediğim gibi 1 kişiye bile ulaşabilsem o benim mutluluğumdur.

Lütfen ya, bazılarınızın abisi, bazılarınızın kardeşi olarak rica ediyorum sizden, lütfen sizi yozlaştırmalarına izin vermeyin ve kendinizi kurtarmakla yetinmeyin, bir şeyler yapın. Yapacağınız şey ise çok basit: konuşmak. Konuşun insanlarla. Onlar çoğunluk da olsalar, bu onların doğru olduğu anlamına gelmez. Dün seyrettiğim bir videoda, adamın biri bill clinton`a bones and skulls (satanist elit topluluk hani) ile olan bağlantısıyla ilgili bir soru soruyor. Bill clinton adamı tersliyor, hadi naş naş diyor, 2 badigard gelip adamı salondan çıkarıyor, ve salondaki herkes ama herkes kahkahalar eşliğinde clinton`ı alkışlıyor.

İşte böyle hem gerizekalı hem de ego sahibi insanların hakimiyet kurduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu sistem de bu koyun sürüsü sayesinde böyle tıkır tıkır işleyebiliyor zaten. Önce okuyun, sonra kendinize güvenin, son olarak da sevdiklerinizi uyandırın. Bu da kişisel ufak bir ricamdır sizden, sikinize takmayacak da olsanız.

"Tek kişilik bir azınlık da olsan, gerçek hala gerçektir." - Mahatma Gandhi

Sevgiler ve saygılarla, öpüyorum kaynatalarınızı.

Özet: doktorlar da ne bilur ciğerun acisini.

Not: sözlükteki entry'mi kopyala yapıştır yaptığım için özel isimler küçük harfli çıktı, düzeltecem bi ara.

Reptilian Teranesi II

Merhaba götüm ağızlılar. 

Şimdi bu Reptilian ırkı ve David Icke meselesi, kiminize çok kel alaka bir konuymuş gibi gelse de, esasen çok kilit bir konu. Zira konu aslında tam olarak burada başlamakta ve emin olun her geçen gün gittikçe daha fazla popülerleşecek bu konu. Buyrun ispatı, "reptilian" kelimesinin yıllara göre google`da aranma oranları. 

www.google.com 

Gördüğünüz üzere bundan 5 sene önce millet reptilian denen bir sikten haberdar değildi, peki nasıl oluyor da birden çıktı bu söylentiler? Birden çıkmadı aslında, Icke uzun yıllardan beri bu konuda ısrarını sürdürüyordu. İllüminati üyelerinin satanist ritüellerinde başka boyutlarla iletişim kurabildiğini ve bu ritüeller esnasında reptilian denen varlıkları çağırabildiklerini ileri sürdürüyor uzun yıllardır. Ona göre reptilian`lar sadece başka bir gezegenden gelmiş uzaylılar değiller, aynı anda başka bir boyuttan geliyorlar. 

Bu size tanıdık geldi sanki dimi? Reptilian denen şeyin, bu bilgiler ışığında cinler olduklarını anlamak pek de güç değil. Fakat neden Icke gibi zeki bir adam reptilian diye bir ırk olduğu konusunda bu kadar ısrarcı, neden hiç cin (jinn) kelimesini kullanmıyor? Kendisi 3 ilahi dinin de İllüminati tarafından insanları ayırmak amacıyla yaratıldığını ileri sürüyor, fakat işin ilginç tarafı kendisi başka boyutlarla iletişim kurulabileceğini, maddeler dünyasının dışında başka boyutlar olduğunu ve İllüminati`nin satanist olduğunu söylüyor. Çelişkili dimi? Fakat kendisine ateist de demiyor, zira ateistlerin her şeyi bilime bağlamalarını ve hayatın bu maddeler dünyasıyla sınırlı olduğunu ileri sürmelerini saçmalık olarak tanımlıyor. 

Garip adam dimi? Şimdi taşaksızlar, David Icke İncil ve Hristiyanlık üzerinde çok araştırmalar yapmış ve sonunda insanlar tarafından şekillendirilmiş eski Babil geleneklerine dayanan yapay bir din olduğu kanısına varmış ki burada çok haklı. Kilisenin elinde oyuncağa çevrilmiş bir din oldu Hristiyanlık, bilhassa katolik mezhebi. Fakat kendisi buradan yola çıkarak genellemede bulunuyor ve bunu tüm ilahi dinlere mâl ediyor. Yani islam`ı da bu düz mantık ile safdışı bırakıyor. Eğer kuran`ı okumuş olsaydı ne yorumda bulunurdu çok merak ediyorum. 

Neden 2 saattir Icke Icke deyip duruyorsun, bize ne bu adamdan diyen varsa şöyle izah edeyim. 

Icke illuminati hakkında büyük gerçeklikleri ilk ortaya çıkaran insanlardan birisi ve uzun yıllardır piyasada. Kendisini biraz bile takip ederseniz muazzam tespitleri olduğunu farkedersiniz. Reptilian ırkı meselesini de ilk ortaya atan kişi kendisi. Ayrıca icke yıllardır birçok kitap yazmakla beraber, dünyanın dört bir yanında seminerler veriyor ve oldukça da profesyönelce hazırlanmış bir web sitesine sahip. Icke de mi bu işin içinde? Bu konuda ne evet ne hayır diyorum. Icke gerçekten onlar tarafından kullanılan bir "1 yanlışa inandırmak için 99 doğru anlat" adamı olabilir veya telkin edilmiş de olabilir. O insanlara verilmek istenen 1 yanlış ise reptilian hikayesi ve ilahi dinlerin kurmaca olduğu düşüncesidir. Zira kendisi insanlığın kan bağıyla yönetilen çok eski bir ırk olan reptilian`lar tarafından yaratıldığını ileri sürüyor. Tamamen tek tanrılı dinlere aykırı bir görüş. Icke`den şimdi bir alıntı yapacağım, gerçekten iyi bir tespiti var. 

There are three kinds of people. The highest level of the Brotherhood are the "Red Dresses." These are "software people," elsewhere called "reptilian software," or "constructs of mind," without consciousness, without free will. Their human bodies are holographic veils. A second group, the so-called "sheeple"—the vast majority of humanity—have what Icke calls "back seat consciousness." They are conscious, but they do whatever they are told and are the main source of energy for the Brotherhood. They include the "repeaters," the people in positions of influence who simply repeat what other people have told them. Doctors repeat what they are told in medical school and by drug companies, teachers repeat what they learned at teacher training college, and journalists are the greatest repeaters of all. The third group, by far the smallest, are those who see through the illusion; they are people like Neo from the film, The Matrix. They are usually dubbed dangerous or mad. The "Red Dress" genetic lines keep obsessively interbreeding to make sure their bloodlines are not weakened by the second or third levels of consciousness, because consciousness can rewrite the software 

Kendisi insanları 3 tipe ayırıyor. 

1- Bu kardeşliğin en yüksek rütbeli olanları, programlanmış insanlardır yani reptilian`lar tarafından kontrole alınmış insanlardır. Bilinçten ve özgür iradeden yoksunlardır. insan suretleri sadece yanıltıcı bir maskedir. 

Bize reptilian`lar olarak lanse edilen, bana kalırsa iblislerin bedenlerini ele geçirmiş olması muhtemel insanlardan bahsediyor burada. 

2- İkinci grup koyun sürüsü olan insanlar. İnsanlığın tamamına yakınını bu kitle oluşturur. Bilince sahiptirler fakat büyük abiler tarafından pek siklenmezler, çünkü ne söylenirse onu yaparlar. Sorgulamadan koyulan kuralları uygularlar. Dünyaya hakim olduğu ileri sürülen ırkın, en büyük geçim ve sömürü kaynağı bu gruptaki insanlardır.

3- Bu grup ise en önemlisi. Sayıca en az olan grup budur. Çünkü bu insanlar ilüzyonun/yanılsamanın arkasındaki gerçeği görebilirler. Matrix`teki Neo gibi insanlardır ve toplum tarafından "deli" gözüyle bakılırlar.
 

Eğer bu başlığı okuyorsanız 3. gruba girmiş olabilirsiniz. Ve size bir şey söyleyeyim, sizden çok korkuyorlar. Evet evet gerçekten. Çünkü alıntı yaptığım yazının son kısmında, bu reptilian ırkının genlerini (kendi aralarında birleşerek) koruduklarını, aksi takdirde 2. yada 3. gruptaki insanların bilincinin etkisinde kalabilecekleri söyleniyor. Çünkü bilinç, onların hipnoz ettiği/ele geçirdiği bu kişileri ayıltabilir. Başka bir deyişle, sorgulayabilen, dogma ve dayatmaları farkedebilen, özgür bir beyin onların en son istedikleri şeydir. Bu nedenle büyük tehlikesiniz! 

Şimdi bu gruplandırma, eğer şayet reptilian diye bir ırk varsa gayet mantıklı gözüküyor. hatta şöyle diyeyim, reptilian`ları siktir edin. Bu gruplandırmanın, iblis ve cinler tarafından yapıldığını varsayın ve yeniden okuyun. Daha bir mantıklı geldi dimi? 

Peki reptilian meselesi hakkında tüm internet`in "uzaylı ırk", "insanlığı yaratan uzaylı medeniyet", "sürüngenimmsi ırk insanları yönetiyor" haberleri ne ayak? Nereden çıkıyor bunlar? 

En çok korktukları grubun 3. gruptaki insanlar olduğunu söylemiştik dimi? Hani şu bazı gerçeklikleri dile getirmeye çalışınca, toplum tarafından "saçmalama be, manyak mısın, boş işler bunlar" diye susturulan insanlar.. 

Kimdir bu 3. grup? Gerçeği arayan, meraklı kişiler. Esas bu kişileri zihin kontrolü altına alırlar, kendilerini tanıtmak istedikleri şekilde kabul ettirirlerse, işte o zaman her şey çok daha kolay olacaktır. Bu kişilerin dinlerinin en büyük şartı gizliliktir. Gizli kalmak zorundalardır, ki bu konuyu bahsetmiş olmama rağmen başka bir entry`de başka bir kaynak ile yeniden ele alacağım. Gizli kalsınlar ki, Şeytan`ın ve cinlerin varlığı bilinmesin ki, istedikleri gerçekleşmiş olsun. Esas gayeleri gerçekleşmiş olsun. 

Siz de reptilian teranesini yutun ki, siz de o insanlığın tamamına yakınını oluşturduğunu düşündükleri "koyun sürüsü" grubuna dahil olun... 

Eğer bu tezgahı farkedebildiyseniz, heralde size 4. grup demek daha uygun olur ehehe. 

Başka bir ırk, uzaylı ırk, uzaylılar, ufolar, E.T., alien`lar, uzaylı saldırısı, reptilianlar... hepsi iç içe değil mi bunların? Hepsi müthiş bir senaryonun parçaları. Ve inanın ki biz bu konuda uyarıldık, o kadar açık ve net ki. David icke`nin üzerinde dönüp dolaştığı fakat üstüne basamadığı (belki de bilinçli bir şekilde basmadığı) o reptilian meselesinin aslı o kadar net ki... 

Bir diğer şahsi teorim de şu... 

Kurmak istedikleri Yeni ve Tek Dünya Cumhuriyeti`nin uydurma bir dine sahip insanlarla dolu olacağını belirtmiştim hatırlarsanız. Icke nasıl oluyor da bu kişilerin satanist olduklarını, başka boyutlarla iletişime geçtiklerini ve hatta başka boyutların varlığını kabul edip aynı zamanda ilahi dinlerin kurmaca olduğunu ileri sürebiliyor? Ona göre bu eski ve başka boyuttaki medeniyet dünyaya geldi ve Tevrat`ı, İncil`i, Kuran`ı yazabilecek bilgiye dahi sahipti. peki böyle bir şey olduğunu var sayarsak, bu düşünce ateizm ile uyuşuyor mu? 

Başka boyutların olduğu, hayatın bu dünya ile sınırlı olmadığı düşüncesi ateizm ile uyuşur mu? 

Hayır. 

Ateistler bu ruhani olguların varlığını da tanrı ile beraber reddederler. 

Peki bu "başka boyutlar var ve buradaki dinleri oradan gelen üstün ırklar yarattı. Onlar çok güçlüler, çok üstünler" safsatası da ne? Amaçları ne? 

Yeni ve Kurmaca Bir Din. 

Mümkün olmayacağını düşünüyorsanız, internet`teki bu reptilian çılgınlığına bir göz atmanızı rica ederim. En azından youtube`a reptilian yazın ve insanların o video`ları kaçar kez seyredip, kaç kişinin o videoları beğendiğine bir bakın derim. Üşendiyseniz buyrun: tinyurl.com , tinyurl.com , tinyurl.com , 

İnsanlar bu yalanı yutuyor. 

İblislerini tanıtmak istedikleri şekilde tanıtıyorlar. 

Yer yer edindiğim bilgileri paylaştım, yer yer şahsi fikirlerimi beyan ettim. Zira doğru bilgiye ulaşılması çok ama çok zor bir konu. Çok karmaşık bir konu. fakat aslında doğru bilgi o kadar da uzakta değil. 

Saygı ve sevgilerimle kaynatasını siktiklerim. 

Not: Bu yazı hiçbir uyuşturucu madde ve alkol kullanılmadan yazılmıştır. ehehe.